Halk Meclisleri halkın kendi sorunlarını dayanışma ile çözdüğü halkın iktidarını kurmak için örgütlendiği ve mücadele ettiği kurumlardır.
Halk Meclisleri, Yoksul emekçi halkın sömürü düzenine karşı ‘duygu ve düşünce’ birliği içinde birbirini kolladığı öz örgütlülüklerdir. Örgütlü olduğu mahallelerde temel ihityaç maddelerini karşılamakta zorluk çeken aileler için halkın dayanışmasını örgütler. Yoksulluğun ancak yoksullar tarafından bitirebileceği gerçeği ile hareket eder. Bu minval üzerinde yoksulların iktidarı demek olan demokratik halk iktidarını hedefler ve mücadele eder. Uyuşturucu başta olmak üzere fuhuşa, kumara ve her türlü yozlaştırma saldırısına karşı kesintisiz mücadeleyi savunur, örgütler ve savaşır.
Emperyalizm, yeni sömürgesi olan ülkelerde halkın devrimci hareketliliğini dinamizmini yok etmek ya da minimum düzeye indirmek için çeşitli yozlaştırma saldırılarına başvurur. Bunu da işbirlikçisi iktidarlar yoluyla programlar ve hayata geçirmeye çalışır. Buradan bakıldığına yozlaşmaya karşı mücadele etmek aynı zamanda emperyalizme ve oligarşiye karşı mücadele etmek demektir.
Halk Meclisleri,
Birlik ve beraberlik dayanışma vb. gibi Anadolu halkının ileri değerlerini günümüze taşıyan ‘komşuluk’ ilişkilerinin yok edilmesi amacıyla mahallerimizde hayata geçirilmek istenen ‘kentsel dönüşüm’ planlarına karşı ‘yerinde dönüşüm’ü savunur.
Kentsel dönüşüm planları ile hayata geçirilen yapılar insanların birbiri ile yabancılaşmasına güven olgusunun zayıflamasına bununla birlikte bencilliğin büyütüldüğü sonuç itibarıyla ise insanlar arası birlik ve beraberlik duygusunun köreltilemesine hizmet eder, etmektedir.
Halk Meclisleri, sivil toplumcu anlayışı tümüyle reddeder. İhtiyaçları bakımından tümüyle halka dayanır. Hiçbir emperyalist kurumdan, sömürü düzenine hizmet eden vakıf dernek vb. gibi yerlerden fon talep etmez. Bilir ki, ihtiyaçlarını tümüyle halktan karşılayan bir anlayış ülkesinin gerçek anlamda kurtuluşuna hizmet edebilir.
Halk Meclisleri, ”Radikal Halk Hareketi” düşüncesinin kurumsallaştığı örgütlenmelerdir. Bu bakımdan atılan, atılacak her adım sömürü düzeninin aksayan taraflarına pansumanlama, iyileştirme vb. sivil toplumcu düşünceye değil bir alt-üst oluşa yani anti-emperyalist, anti-oligarşik devrime hizmet etmelidir. Anti-Emperyalist, Anti-Oligarşik devrim hedefine ancak radikal bir halk hareketi oluşturulabilirse ulaşılabilir.
Halk Meclisleri halkın söz, yetki, karar hakkını doğrudan kullandığı örgütlenmelerdir. Eline halkın kanına bulaşmamış ülkemizin emperyalizme olan bağımlılığı süreçlerinde yer almamış, ‘halk düşmanları ve vatan hainleri’ dışındaki herkes söz yetki karar süreçlerinde yer alabilir.
