Ulusal Onurumuzun Ayaklar Altına Alınış Silsilesine Karşı Durma Gerekliliği Mücadele Sebebimizdir
Vatana ihanet fitilini ilk ateşleyenlerinden ‘Küçük Amerika’ sevdalısı Adnan Menderes’ten emperyalizmin sadık dostları Süleyman Demirel ve Turgut Özal’a… Anti-Emperyalist, Anti-Siyonist sloganlar eşliğinde iktidara gelen ancak hükümeti kurduktan sonra ilk işi yabancı askerlerin ülkemizde elini kolunu sallayarak dolaşması anlamına gelen ‘çekiç güç’ün süresini uzatmak ve İsrail’le yeni anlaşmalara imza atmak olan Necmettin Erbakan’dan, sol gibi gözüken fakat İMF’den gelecek yardım karşığında bu ülkenin bağımsızlık neferleri devrimcilerin katledilmesi emrini veren Bülent Ecevit’e… Kaldı ki, gelmiş geçmiş hükümetlerin en işbirlikçisi olma etiketini hali hazırda başarıyla korumaya devam eden faşist AKP iktidarına.
Dünden bugüne emperyalizmin yerli işbirlikçileri yoluyla ulusal onurumuza verdiği o derin tahribatın karşısında durmak ve devrimci halk iktidarıyla birlikte kurulacak olan tam bağımsız demokratik Türkiye şiarı mücadele sebebimizdir.
Bakınız,
Ulusal onurumuzun, itibarımızın getirildiği son noktaya.
Açıktır ki, son günlerde çok tartışılan konulardan biri olmuştur, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir süre önce sürekli olarak katil olarak itham ettiği Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman’ı resmi törenle kabulü. Sırf iktidarını bir dönem daha uzatmak adına; en güçlü olduğu zamanlarda katil Amerikan askerlerine dua eden bu anlayışın halk desteğinin önemli ölçüde azaldığı şu günlerde neler yapabileceği ve daha hangi adımları atabileceği konusu geçtiğimiz sene vücut bulmaya başlamıştı bile. 30 Ekim 2021 tarihinde İtalya’nın başkenti Roma’da gerçekleşen G20 zirvesinde ABD başkanı ile bir araya gelen AKP şefinin bırakınız görüşme süresinin 20 dakika değilde 1 saat 10 dakika sürmesiyle övünmesini Biden’in görüşme sırasında kendi bürokratlarına yönelik kaş-göz hareketlerinden dahi çürüyen iktidarına bir olumlama çıkarabiliyor. Ve bunu da sağda solda bir övünç kaynağına dönüştürebiliyor. İşbirlikçi hükümetler tarihinde ulusal onurumuzun ayaklar altına serilişinde, el peçe duranından tutun bir çok şeye şahit olmuştuk ancak böylesi bir örneğe ilk defa şahit oluyorduk. Üstelik bir de övünülmüş bir örnek bu.
Emperyalistler tarafından sömürülmediği ve aşağılanmadığı bir ülkede yaşamak istiyoruz!
Türk, Kürt, Laz, Çerkes, Arap ve her milliyetten halkımıza çağrımızdır;
Halk ve vatan sevgimizin en önemli yapı taşı olan ulusal onurumuza yönelik içeriden ve dışarıdan gelen tüm saldırılara karşı bir adım öne çıkmak bir görev haline gelmiştir.
Emperyalizmin böl-parçala-yönet taktiğinin işlemediği, ulusal hakların tartışma götürmediği, onurlu bir ülkede kardeşçe yaşamak için Halk Meclisleri’nde örgütlenelim, mücadele edelim, kazanalım.
Halk Meclisleri Gücümüzdür!
Okmeydanı Halk Meclisi



