1
AKP FAŞİZMİ OHAL İLE 80 MİLYON HALKI TESLİM ALAMADI ALAMAYACAK!
AKP faşizminin yönettiği Türkiye’de hala demokrasiden ve insan haklarından bahsedebilen birileri kalmış ise sadece şu geçtiğimiz 10 güne bakmalarını öneririz. Faşist AKP iktidarı işleri ve onurları için direnen Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın direnişi karşısında çaresizce çırpınıyor ve her türlü yöntemi deniyor. Hukuksuz ve olanca keyfilikleri ile 22 mayısta tutukladılar Nuriye ve Semih’i ve mahkeme için 14 eylül’e gün verdiler. Şüphesiz açlık direnişlerinin 80 li günlerinde bu kadar uzun bir tarihe duruşma günü belirlerken hesap ettikleri direnişin iradesini kırmaktır. “o zamana kadar nasıl olsa direnemezler” diye düşündüler belli ki.
14 eylüle iki gün kala “eyvah! duruşma günü gelmiş” , “ hala direniş devam ediyor”, “Bir şeyler yapmalı” dediler ve 16 avukatı haydutvari bir şekilde evlerinin, bürolarının kapılarını kırıp işkence ile gözaltına aldılar. Tüm dünyanın takip ettiği davanın arefesinde tüm dava avukatlarını gözaltına alıp mahkemeye katılmalarına engel olmak istediler. Bunun dışında bir çareleri kalmamıştı direniş karşısında çaresiz kalan AKP faşizminin. Ama bir günde binlerce avukatın “BEN SAVUNURUM” diyerek davayı sahiplenmesi ile bu saldırı boşa çıkınca, Faşist AKP’nin SOYSUZ İçişleri bakanının aklına bir başka “hinlik” geldi: Nuriye ve Semih’i mahkemeye getirmemek! Böylece yiyiyorlar diye direnişlerini karaladıkları iki direnişçinin hallerini kimse görmeyecekti. Ve ipe sapa gelmez gerekçeler ile mahkemeye getirmediler Nuriye ile Semih’i. Mahkemeye getirilmeyişlerini de gerekçe ederek, mahkemeyi 28 eylül’e ertelediler. İKİ DEVRİMCİ KAMU EMEKÇİSİNİN direnişini bitirmek için böylesine rezil, böylesine kepaze, böylesine kaba ve alçakça yöntemlere başvuruyor AKP faşizmi ve onun SOYSUZ bakanı.
Yönetemiyorsunuz. Başvurduğunuz baskı ve zulmünüzü halkımızın her kesimine uygularken hesap ettiğiniz sonuçları elde edemediniz, kudurmanız bundan. Çünkü tüm hesaplarınız DEVRİMCİLERE TOSLADI. Kontrol mekanizmanızı yitirmeniz, kendi yasalarınızı dahi tanımadan keyfi, hukuksuz gözaltılarınız, tutuklamalarınız… yaratmak istediğiniz korku ortamını yaratamamanızdandır, bunu biliyoruz. Aksine kendi korkularınızın büyümesi size kar kaldı, buna da kahroluyorsunuz. OHAL ile yaratmak istediğiniz korkuyu yaratmanıza “ OHAL 80 MİLYON HALKI TESLİM ALAMAZ” diyerek “OHAL’İ TANIMIYORUZ” diyen HALK CEPHESİ engel olmuş, her alandaki direniş çizgisi ile FAŞİZM İLE HALK ARASINDA BARİKAT OLMUŞTUR. İki tane Kamu Emekçisinin direnişi kalelerinizi sarstı. Ördüğünüz korku duvarlarının içinde kendiniz hapsoldunuz. Korkudan kendi askerinizin polisinizin önüne, silahlarını boşaltmadan çıkamaz hale geldiniz.
DAHA DA KAHROLACAKSINIZ. KORKUNUZ BÜYÜYECEK.
Devr-i safahatınızın sonunun yaklaştığını gördükçe kuduruyorsunuz. Kırmızı görmüş boğa misali haktan haklıdan yana ne varsa saldırıyorsunuz.
Tüm dünya çaresizce başvurduğunuz tüm baskı politikalarının aslında zulmünüzün sonunu getireceğine şahitlik edecek. SÖZ VERİYORUZ!
Avukatlara işkence yapıyorsunuz. Kanunsuz ve hukuksuz bir şekilde gözaltında tutuyorsunuz hala. AVUKATLAR AÇLIK GREVİNDELER. VE NORMAL GÖZALTI SÜRELERİNİ AŞMALARINA RAĞMEN SAVCILIĞA SEVKETMEDİĞİNİZDEN DOLAYI SU VE ŞEKER DE ALMAYI KESMİŞLER. Açlık grevindeki Nuriye ve Semih’e işkence yapıyorsunuz. NURİYE’YE SU VE ŞEKER VERMEMİŞSİNİZ. Hesabını hiçbir şekilde veremeyeceğiniz zulüm uyguluyorsunuz. Zulmünüz ancak sonunuzu hızlandırır. Aşağılık yöntemler ile Nuriye ve Semih’in kararlı direnişini bitiremezsiniz. HERKES NURİYE, HERKES SEMİH olmuşken, başvurduğunuz hiçbir aşağılık yöntem kalmamışken yapabileceğiniz tek şey kalmıştır: DERHAL İŞLERİNİ İADE ETMEK! Tüm OHAL uygulamalarına son verin!
HER YER YÜKSEL HER YER DİRENİŞ!
DEVRİMCİ AVUKATLAR ONURUMUZDUR!
NURİYE VE SEMİH İŞE GERİ ALINSIN!
BELÇİKA HALK CEPHESİ
