13
Siyasi literatürde “çürüme”, değerlerinden soyunma, emperyalist-kapitalist düzenin ideolojik, politik, kültürel ve ahlaki yörüngesine girmeyle açıklanıyor. Fakat DİSK’teki çürümeyi bu tanım dahi karşılamıyor. Çünkü az çok var olan devrimci değerlerinden de çoktan uzaklaşmış olan DİSK, artık kapısına haksızlığa uğradığı için gelen direnişçi bir işçiye, Sabancıların, Koçların bile yapmaya cesaret edemeyeceği bir düşmanlıkla saldırıyor ve direnen Oya Baydak’ı ve Devrimci İşçi Hareketi üyelerini, avukatlarını linç ettiriyor.
Patron sendikacılığı yapıyor DİSK. Hem de bildiğimiz patronlardan daha patronca. İşçi düşmanlığında Koçlara, Sabancılara, Halit Narinlere nal toplatırcasına. Diyarbakır ve İzmir’den otobüsler dolusu linç güruhu getirtip direnişçi Oya Baydak’ın ve DİH üyeleri ve avukatlarına saldırtan bir zihniyet, bırakın işçilerin hakkını savunmayı, faşizmle açık işbirliği yapıyor demektir. DİH’İ ve savunduğu anlayışı 12 Eylül’ün faşist generallerinin anlayışıyla bir tutmanın, linç güruhuna “Faşizme Karşı Omuz Omuza!” sloganını attırmanın, bir “suçunu bastırma” olduğu, demagojiyle haklı çıkmaya çalışma olduğunu herkes biliyor.
DİSK’İ tanıyoruz. İçine çöreklenen işçi düşmanı, patron sendikacılığını çok iyi biliyor ve onlara karşı sonuna kadar direneceğini belirten DİH’in yanında olduğumuzu haykırıyoruz. Kim ne derse desin doğru tektir! Bir çelişkide her iki tarafın da haklı olmasına olanak yoktur. Çelişki mutlaka çözülecek ve doğru ortaya çıkacaktır! Burada direnen ve hakkını arayan Oya Baydak ve ona destek sunmakla kalmayıp direnişini direnişi bilen DİH doğrudur, haklıdır ve mutlaka kazanacaktır! Bundan şüphemiz asla yoktur!
DİSK’teki sendika ağaları, direnenlerin haklılığı karşısında yenilmeye mahkumdur! Linç güruhundan medet umanların; emperyalizme, faşizme, işçi düşmanı patronlara tek laf etmeyen ama direnen bir kadın işçi söz konusu olduğunda efelenmeyi, demir levyelerle saldırmayı meşru görenlerin yeri çöplüktür. Çürüyen her şeyin gideceği yerdir yani.
Kani Beko’nun işçilere ve devrimcilere düşmanlığı yeni değildir. DİSK’in başına devrimcilere iftira atarak, ihbar ederek geçmiştir. Bu ihbarları mahkeme dosyalarında belgelidir. Kani Beko, Arzu Çerkezoğlu ve Remzi Çalışkan! Bugün dökülen işçi kanının sorumluları! Ellerine işçilerin, devrimcilerin kanını bulaştırdılar.
Oya Baydak Yalnız Değildir! Kahrolsun Patron Sendikacılığı!
Yaşasın Direniş Yaşasın Zafer!
İdil Kültür Merkezi
Grup Yorum
Kültür Sanat Yaşamında Tavır
İdil Halk Tiyatrosu
FOSEM
15 Temmuz 2015