10
HDP GENEL BAŞKANLARI VE MİLLETVEKİLLERİ TUTUKLANDI!
FAŞİZM KÜRT HALKINI TESLİM ALMAYA ÇALIŞIYOR!
FAŞİZMİN SALDIRILARINI DURDURMANIN TEK YOLU DİRENİŞTİR!
Dün gece Saat 01:30 sıralarında HDP milletvekilleri ve genel başkanları “Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ile milletvekilleri Ferhat Encü, Leyla Birlik, Selma Irmak, Abdullah Zeydan, İdris Baluken, Sırrı Süreyya Önder, Ziya Pir, Nursel Aydoğan, Gülser Yıldırım, İmam Taşçıer” gözaltına alındı. İdris Baluken, Figen Yüksekdağ, Selahattin Demirtaş, Gülser Yıldırım, Nursel Aydoğan ve Leyla Birlik çıkarıldıkları sorgu hâkimliği tarafından tutuklandılar. Yine DBP Eşbaşkanı Sebahat Tuncel’de Diyarbakır adliyesinin önünden işkenceyle gözaltına alındı.
Faşizm azgınlaşıyor, saldırılarını arttırıyor. Buna şaşırmıyoruz, halkların mücadelesi büyüdükçe ve iktidarın yönetememe krizi derinleştikçe bu saldırıların artması da gayet doğaldır. Önemli olan bizlerin ne yaptığı ve ne yapacağıdır?
HDP Milletvekilleri gece 02:00 saatlerinde, evlerinin kapıları kırılarak gözaltına alınmasının ardından AKP gözaltılar ile ilgili bir açıklamalar yaptı. Bu açıklamalarda “HDP milletvekillerinin savcılıklarda soruşturma dosyalarının olduğu ve ifadeye çağrılmış olmalarına rağmen ifade vermekten kaçtıkları, kaçmaları sebebiyle de savcılıklar tarafından yakalama kararı çıkarıldığı, bunun hukuki bir işlem olduğu” söylendi. Bu açıklamalarla halkın “ifade için gözaltına alınmışlar, ifadeleri alındıktan sonra serbest kalırlar, savcılığın kararını bekleyelim” düşüncesi oluşturmaya çalıştılar. Oysa ki iktidar hukuka aykırı işlemlerini gizlemek için bu yapay tartışmaları açmaktadır. İfade almak için yakalama kararı çıktığı bir yalandır. Ve bu tartışmanın bir önemi de yoktur.
Birincisi, savcılıklar milletvekilleri hakkında gerçekten ifade almak için yakalama çıkartmış olsa dahi (ki böyle olmadığı anlaşılmıştır), yakalama işlemi gece 02:00’da kapılar kırılarak gerçekleştirilemez. TBMM’ de çalışan, sürekli polisle muhatap olan milletvekilleri hakkında gündüz yakalama işlemi tebliğ edilmemiş, gece baskını tercih edilmiştir. Bu uygulamanın açıkça politik bir anlamı ve mesajı vardır.
İkincisi, operasyonun gerekçeleri sadece siyasidir. Selahattin Demirtaş hakkında 7-8 saatte tutuklama kararı verilmesi de bunun göstergesidir. AKP, HDP milletvekillerini uzun süre gözaltında tutmayarak, tepkinin artmasını engellemek istemiştir. Operasyonun başlangıcından itibaren internet kullanımı durdurulmuş ve yavaşlatılmıştır. Görülüyor ki iktidar tutuklamaları hukuksuz olduğunu zaten biliyor ve bu kadar zulmettiği için tepki göreceğini biliyor hatta tepkinin büyümesinden de olağanüstü korkuyor.
Operasyon açıkça Kürt halkının iradesini yok saymaktadır. Geleneksel inkâr ve imha politikası AKP eliyle devam ettirilmektedir. AKP iç ve dış politikada önünde engel olarak gördüğü HDP’yi tasfiye etmek istemektedir. Açıktır ki saldırı daha da büyüyüp genişleyecektir. AKP tüm toplumsal muhalefeti yok etmek ve halkın direnme dinamiklerini tamamen ortadan kaldırmak istemektedir. Artık bundan kimsenin kuşkusunun kalmaması gerekir.
Saldırıları durduracak ve faşizmi geriletecek olan tek yol direnmenin yoludur. Hiçbir güç halkın taleplerini susturamaz, halkın düşüncelerini teslim alamaz! HDP’ ye yönelik operasyonlara karşı vekillerin direnmeleri meşrudur, halka umuttur ve iktidarın politikasını boşa çıkarak tek şeydir.
05.11.2016
HALKIN HUKUK BÜROSU
Gürsel Mah. Kumlu Sk. No:13/10 Kağıthane/ İstanbul
Tel/Faks: 0212 296 31 59
