16 Temmuz’daki konserimiz için hazırlıklara günler önceden başladık. Antakya ve Samandağ’ın birçok mahallesini afişlerimizle donattık. Çıkardığımız 4000 afişimizi Tomruksuyu, Yaylıca, Samandağ merkez, Tekebaşı, Çöğürlü, Sutaşı, Değirmenbaşı, Aknehir, Yeşilyazı, Mağaracık, Kurtderesi, Deniz Alanı, Antakya merkez, Değirmenyolu, Harbiye, Gümüşgöze, Samankaya, Yeşilpınar, Armutlu, Sümerler, Aşağıokçular, Yukarıokçular, Samandağ yolu, Ekinci, Kuzeytepe, Dikmece, Serinyol, Çekmece bölgelerinde duvarlarımıza astık. Astığımız afişler polisler tarafından geceleri korkakça ve gizli gizli yırtıldıkça biz de yerine daha fazlasını asıyorduk. Adalet istiyoruz şiarıyla bastırdığımız 5000 bildirinin dağıtımını yaptık. Yerel gazetelere (Sovtna, Atayurt, Ayna, Samandağ Gazeteleri) konsere çağrı için röportajlar verdik. Sosyal medyada çeşitli sitelerde çalışmalarımızı paylaştık. Melodi Radyo’ya misafir olarak bir yayın gerçekleştirdik ve bu yayında Grup Yorum’un uğradığı baskı ve yasakları anlattık.
Hatay’da Evvel Temmuz Grup Yorum Konser Günlükleri
6
Evvel Temmuz’un 1. Günü Günlüğü Ve Gözaltı
11 Temmuz Perşembe günü alana stantlarımızı kurmak için geçtik. Ve kolektif bir şekilde Grup Yorum fularlarının, Özgür Tutsak ürünlerinin, kitaplarımızın olduğu masalarımızı hazırladık. Grup Yorum önlüklerimizi giydik ve üzerinde ‘’ Halkız, Haklıyız, Kazanacağız, Grup Yorum Halktır, Susturulamaz ‘’ yazılı pankartlarımızı stantlarımızın arka tarafına astık. Konser yasağını protesto etmek için bir arkadaşımız açlık grevine başlamıştı. Bu yüzden bir adet de ‘’ Grup Yorum Konser Yasağının Kaldırılması İçin Açlık Grevindeyim’’ ozaliti astık bulunduğumuz yere. Açlık grevindeki arkadaşımız Grup Yorum önlüğü giyerek konser yasağının kaldırılması için hazırladığımız imza föylerini masasına yerleştirdi. Kısa bir süre sonra stantlarımıza çok kalabalık bir şekilde Çevik Kuvvet, Siyasi şube ve Güvenlik şube polisleri yığıldı. Açlık grevini sonlandırarak üzerimizdeki önlüğü çıkarmamızı istediler. Çıkarmayacağımızı söyledik ve buradan derhal uzaklaşmalarını, terör estirmelerine müsaade etmeyeceğimizi, baskılarla-yasaklarla bizi yıldıramayacaklarını açıkladık. Tartışmalar üzerine açlık grevi masamıza el koymak istediler. Vermeyince de yüzlerce polis üzerimize çullandı, işkencelerle bizi gözaltına almak istediler. Diğer sol gruplardan Devrimci Parti-Partizan-SYKP’den dostlarımız da bizleri sahiplendiği için gözaltına alındılar ve 8 kişi emniyete götürüldük. Devrim Deniz Karataş, Furkan Ersöz, Sever Işık’ın alındığı gözaltı da arkadaşlarımızın pek çok yerinde işkence izleri ve morluklar görüldü. 5 saatlik gözaltının ardından hastaneden serbest bırakıldık.
Evvel Temmuz’un 2. Günü Günlüğü Ve Gözaltı
12 Temmuz Cuma günü stantlarımızı kurmak üzere festival alanına geçtik. Hazırlıklarımızı tamamlayıp masalarımızı kurduk. Pankartlarımızı asıp önlüklerimizi giydik. Biz masalarımızı açmadan evvel yüzlerce polis TOMA’lar ve gözaltı araçlarıyla tam teçhizat bekliyorlardı. O gün dün ki saldırıyı protesto etmek için diğer sol gruplar bizim için ortak bir basın açıklaması yapacaklardı. Basın metni okunurken polis eyleme izin vermeyeceklerini, aksi takdirde saldıracaklarını duyurdu. Fakat her şeye rağmen eyleme devam edildi, bunun üzerine alçak polis tüm gücüyle saldırdı. Sloganlarımızla direnişe geçtik. ‘’ FAŞİZME KARŞI OMUZ OMUZA, GRUP YORUM HALKTIR, SUSTURULAMAZ, YAŞASIN DEVRİMCİ DAYANIŞMA, TÜRKÜLER SUSMAZ HALAYLAR SÜRER! ‘’ sloganlarını atarken 3 arkadaşımız coplarla ve işkencelerle gözaltına alındı. Devrim Deniz Karataş, Elvan Altınarı, Furkan Ersöz’ün alındığı gözaltında arkadaşlarımızın pek çok yerinde morluklar ve yaralar görüldü. Bir arkadaşımızın elinde eziklikten kaynaklı kolu sargıya alındı. 6 saatlik gözaltının ardından arkadaşlarımız serbest bırakıldı. Diğer sol gruplardan ise 5 arkadaşımız gözaltına alındı.
Evvel Temmuz’un 3 Ve 4. Gün Günlükleri
13 ve 14 Temmuz günlerinde festival alanına giderek masalarımızı açtık. Pankartlarımızı astık. Polis yine stantların olduğu çevreyi ablukaya almış, TOMA’lar ve kalkanlarıyla halka gözdağı vermek için orada bulunuyordu. O gün bütün gün polisin önünde Grup Yorum konserinin çağrısını yapmak için yüzlerce bildiri dağıttık. Ajitasyonlar çektik. Polis tacizlerde bulunsa da halkın sahiplenmesi sonucu gözaltına yeltenemedi. Bütün gün satış yapıp, halaylar çekerek coşkuyla mevziimizi korumanın savaşını verdik. Festivalin son günü ise konsere gelen Pınar Aydınlar sahneden ‘’Grup Yorum konser yasağını kınadığını, Grup Yorum’un halkın sanatçısı olduğunu ve baskılarla-yıldırma politikalarıyla susmayacaklarını’’ söyledi. Ardından ise Dağlara Gel-Gündoğdu-Le Hanım şarkılarını seslendirerek Grup Yorum’a destekte bulundu. Şarkılar seslendirilmeye başlandığından itibaren coşkuyla halaylar çekildi ve ‘’GRUP YORUM HALKTIR, SUSTURULAMAZ’’ sloganları atıldı. Bunun üzerine hızla alana polisler yığıldı. Biber gazları-kalkan ve coplarını saldırı için hazırlamaya başladılar. Fakat halkın stantlarımızı yoğun bir şekilde sahiplenmesinden kaynaklı saldırmaya cesaret edemediler. Festivalin son günü dost kurumlar çocuklara yapılan cinsel istismara karşı bir yürüyüş gerçekleştirdiler. Bizler de bu yürüyüşe katılarak dayanışma gösterdik. Bir ara polisler kitap standımıza gelerek tacizde bulunmak istediler. Kendilerine bu kitapların onlara satılık olmadığını, halk düşmanlarının bunlara elini bile süremeyeceğini, buraya gelerek huzursuzluk ve olay çıkarmak gayesinde olduklarını, derhal buradan uzaklaşmalarını aksi takdirde teşhir etmek için bağıracağımızı söyledik. Bunun üzerine polis daha fazla tartışmadan alandan uzaklaştı. Festivalin son günü Grup Yorum üyeleri Radyo Melodi’ye çıkarak röportaj verdiler ve dinletide bulundular.
previous post



