Home BlogHatice Yüksel’in Açlık Grevi Günlüğü

Hatice Yüksel’in Açlık Grevi Günlüğü

by halkinkutuphanesi
0 comments
Açığa Alınmamın 74. Günü…
Çadır Direnişimin 25. Günü…
Açlık Grevimin 5. Günü…
Bugün çok güzel bir gün geçirdim. Bedenim açlığa alışmaya başladı sanırım. Baş ağrısı ve halsizliğim geçti. Açlığım da sanki öğlen yemeğini yemişim de akşam yemeğine az vakit kalmış düzeyinde hissettiriyor kendini. Haliyle çok enerjik uyandım sabah.  Adalar’ın sabah tenhalığından da yararlanarak birilerine çarpma riski taşımadan bisiklet sürdüm. İstanbul’dan ziyaretime gelen arkadaşlarım gece nöbetine kalmışlardı. Ayrıca destek açlık grevinde de bulundular yanımda oldukları süre boyunca.

Ziyaretler yine yoğundu bugün. EHP ve Gençlik Muhalefetinden arkadaşlar farklı zamanlarda ziyarete geldiler. Buranın bir ilçesi olan Alpu’nun Eğitim Sen temsilcisi ağabey de ziyaretime geldi, gelirken bir buket kırmızı karanfille gelmiş, çok mutlu etti beni. Afyon’dan arkadaşlar da ziyarete geldiler. Öğleden sonra il dışından gelen arkadaşlarımı uğurladıktan sonra uzunca bir müddet gelen mesajlara cevap verdim. Bir arkadaş hep aynı şeyleri anlatmaktan sıkılmıyor musun diye sordu bana. Aslında her gün aynıymış gibi görünse de birbirinden farklı birçok insanla tanışıyorum. Bu da farklı sohbetler anlamına geliyor. Hepimizin hayatları hikâyelerle dolu, sohbet ettikçe ortaya çıkıyor. O yüzden sıkılmak bir yana, bu güzel insanlarla tanışmaktan dolayı çok güzel ve dolu dolu vakit geçiriyorum diyebilirim. Bir arkadaş İzmir’de yapılan Grup Yorum konserinden arayarak bir şarkı dinletti. Telefondan bile dinlemek, kitlenin eşlik etmesini duymak beni aşırı heyecanlandırdı. Akşam da İstanbul Galatasaray Lisesi önünde açıklama ve destek açlık grevi yapan arkadaşlarım aradılar. Çoğu insan biliyor durumu, destekliyor diyorlar. Bu duruma İstanbul’da da şahit olmak onları çok memnun etmiş, elbette bunları duymak da beni çok sevindirdi. Desteğin bu kadar hızlı büyüyeceğini tahmin edememiştim açıkçası. O anlamda arkadaşlarıma, emeğini ve desteğini esirgemeyen duyarlı insanlara ne kadar teşekkür etsem azdır. Her ne kadar bu benim yürüttüğüm bir direniş gibi gözükse de ben bu işin çok küçük bir parçasıyım aslında. Asıl kahramanlar emeğiyle, kararlılığıyla destek olan, işin ucundan tutarak direnişi büyüten, yakın veya uzakta olup benimle birlikte bu heyecanı taşıyan insanlar. Bu duyarlılığı yaratan onlar aslında. Bu yüzden zaferi kazandığımızda asıl kazanım benim işime dönmem değil, birlikte çok ama çok güçlü olduğumuzu bir kez daha göstermiş olmamız olacak.  

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Yorum Bırakın

Focus Mode