Home BlogŞadi Özpolat’tan Mektup Var!

Şadi Özpolat’tan Mektup Var!

by halkinkutuphanesi
0 comments
10.05.2015
Merhaba,
Öncelikle selam ve sevgilerimi iletiyor, özlemle kucaklıyorum. 15.04.2015 tarihli mektubunuzu aldım.
Açlık grevi direnişini 21 Nisan tarihinde, 44. günde bitirdim. 44. günde, direnişin bitirilmesi amacıyla, görüşme talebi hapishane yönetiminden geldi. Görüşmede avukatım da bulundu. Hapishane yönetimi benden önce avukatımla bir görüşme yapmış ve direnişi bitirmek istediklerini söylemişler. Avukatım avukat görüş yerinde bu durumu bana anlattı. “Açlık grevini bitirmek istiyorlar, bunun için önerileri var, fakat bundan önce senin ağzından ‘şiddet konusunda’ düşüncelerini öğrenmek istiyorlar. Ben de kendilerine bu konuda görüşmemelerini tavsiye ettim, ama anlaşılan bu konuyu konuşmak istiyorlar…” dedi.

Ne ilgisi var? Değil mi? Benim açlık grevi ile istediklerim, legal kitap, DVD, dergi vb… bunlar DHKP-C yayınları değil, illegal yayınlar değil, bunlar benim şiddet konusundaki düşüncelerimin ne ilgisi olabilir?
İşte, ikisi arasındaki kurdukları bağlantı, bu açlık grevinin nedeni olan yasakları da açıklıyor, benim bu yasaklara açlık grevi ile cevap vermemin nedenini de… Yani diyorlar ki, “Devrimci şiddet”, daha özel olarak ifade edersek “DHKP-C’nin silahlı mücadele yöntemini mahkum edersen, biz de kitapları veririz…” Yani diyorlar ki, “bizim bu yasaklarla amacımız, senin DHKP-C’nin silahlı mücadele çizgisini mahkum etmeni sağlamak, bunun için baskı yapmaktır… ”
Bu kadar mı? Değil: “bunun o kadar da kötü bir şey olmadığını” da avukatıma usulünce anlatmışlar. Demişler ki: “Biz Özpolat’ın dosyasına baktık, kendisi doğrudan şiddete bulaşmamış, kendisi doğrudan şiddet çağrısı yapmamış… Olabilir, DHKP-C’nin çizgisini genel olarak benimsiyor olabilir, ama belki şiddet uygulamasını doğru bulmuyor olabilir…”
Bakar mısınız? Ne parlak fikir değil mi?
DHKP-C’nin 45 yıllık tarihinde, ölümle sonuçlanan eylemlerinin sayısı, sanıyorum ancak bir kaç yüzlü rakamlarla ifade edilebilir. Tek bir eylemlerinde, onların yüzlerin binlerin katledilmesinin sorumlusu emperyalistlerin derdinin, DHKP-C’nin eylemlerinde ölen yüzlü rakamlarda ki kişiler olmadığı açık, katillerin, insanlara zulmedenlerin, ölümlerde üzüntü ya da rahatsızlık duymadıkları açık. Dertleri, Parti- Cephenin devrim çizgisinin reddedilmesi, mahkum edilmesi… Ki, emperyalizmin Marksist-Leninist bir hareketin silahlı mücadele, devrim çizgisinden korkusunun büyüklüğünü Amerikan ‘akıl satıcılardan’ onların yazıları ve açıklamalarından biliyoruz. Amerika bu politikasını, müttefiki diğer emperyalist ülkelerin, Avrupa ülkelerinin topraklarında da hayata geçirmek istiyor olmalılar. Hapishanelerde uyguladıkları politikalar da bunun sonucu olmalı.
Elbette şiddet tartışması yapılabilir. Fakat şiddet tartışması DHKP-C’nin silahlı mücadele çizgisiyle, DHKP-C’nin eylemleriyle tartışılamaz. Dünya tarihinde ve dünümüzde milyonların katledilmesini DHKP-C ve diğer devrimci hareketlerin silahlı mücadele çizgisi ile açıklayamazlar. Biz, şiddet tartışmasını emperyalizmin şiddeti üzerinden yapıyoruz. Bunun hoşlarına gitmediğini biliyoruz. Ama ne yapalım? Hoşlarına gitmiyor diye gerçekleri mi çarpıtalım? Hoşlarına gideni söylemek için, katliamların, zulmün sorumluluğunu devrimciler ve halk olarak üstlenip, emperyalistlerden özür dilenenler kervanına mı katılalım? Elbette bunun tartışmasını bile yapmak, ihanet ve alçaklığın kendisidir. Biz, emperyalizmin duymaktan hoşlanmadığı gerçekleri ifade etmeye devam ediyoruz.
Sonuç olarak, bu tartışmayı geçtik ve açlık grevinin taleplerinin çözümünü içeren anlaşmayı yaptık. Tartışmalar sonucunda vardığımız sonuç şöyle oldu;
F Tipi filmi verilecek (verildi)
Adımız İsyan kitabı, Tarihi yazanlar anlatıyor kitabı, Berkin Elvan (kontrol edildikten sonra verilecek…. (Verildiler)
Yürüyüş dergisinin verilmeyen sayısı için mahkeme sonucu beklenecek
Bundan sonraki için de dergi kitap vb… alımı, bu yasaklardan önceki dönemdeki gibi devam edecek…
Bayrampaşa Hapishanesi üzerindeki bir çalışma (kitap çalışması) taslağı gelmişti. Sayfa sayısı fazla kontrol edemeyiz… gerekçesiyle verilmiyordu, bu kontrol edildikten sonra verilecek…(verildi)
Sonuç olarak, söz konusu yasaklarla, DHKP-C’nin çizgisini mahkum etmeye zorlama baskısından geri adım atılmış oldu. Bu direnişimizin ve dışarıda yürütülen mücadelemizin başarısıdır. Özü, halkımızın devrimci mücadelesinin meşruluğunun savunulmasıdır.
Sağlığım da iyi. Yaklaşık 20 gün oldu, açlık grevi biteli ve eski kiloma yaklaştım, yani normal kilomdayım. Başka bir sağlık problemim de yok. Çok usta bir aşçıdan zamanında söylendiği gibi kekiksiz yemeklerden bolca yapıp, iyi besleniyorum.
Hapishane yönetimi, internetten yürüyüş dergisinin yasaklandığı haberini okumuş, bana da okuttular. “Yasak bizden kaynaklı değil, Almanya genelinde yasak” dediler, Yürüyüş Dergisinde son durum böyle. Şimdilik bitiriyor… Tekrar sevgi ve saygılarımı iletiyorum.

ŞADİ ÖZPOLAT

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Yorum Bırakın

Focus Mode