Home BlogMeydan Gazetesine Cevap: Meydan Gazetesi Yalan Ve Çarpıtma Haber Yapıyor

Meydan Gazetesine Cevap: Meydan Gazetesi Yalan Ve Çarpıtma Haber Yapıyor

by halkinkutuphanesi
0 comments
HASAN FERİT GEDİK UYUŞTURUCU İLE SAVAŞ VE KURTULUŞ MERKEZİ HALKINDIR!
HALKIN ÇOCUKLARI DEVRİMCİLERİ YALAN VE DEMOGOJİLERİNİZLE KARALAYAMAZSINIZ!
15 Mayıs 2015 tarihli Meydan gazetesinde kurumumuz HASAN FERİT GEDİK UYUŞTURUCU İLE SAVAŞ VE KURTULUŞ MERKEZİ ile yapılan bir röportajın ardından “Devlet Uyuşturucu İle Mücadeleyi DHKP-C’ye Bıraktı” başlıklı bir yazı yayınlandı. Gerçeklerin tamamen çarpıtıldığı, bu röportaj elbette belli bir amaca yönelik yayınlanmıştır. AKP ile it dalaşına tutuşan Cemaat’e ait bir gazete olan Meydan Gazetesi it dalaşlarına kurumumuzu da alet etmeye kalkışmaktadır.

Bunu yaparken bir yandan da kurumumuzu AKP iktidarına hedef olarak göstermekte, kurumumuza yönelik saldırılara çanak tutmaya çalışmaktadır söz konusu röportaj.

Peki neden kurumumuz böyle hedef haline getirilmek istenmektedir?
Bu sorunun cevabı biz kimiz, ne istiyoruz, neden böyle bir kuruma ihtiyaç duyuldu, bu kurum ne yapıyor, ne yapmak istiyor sorularının cevabıyla anlam kazanacaktır.
Bugün uyuşturucu kullanımı ülkemizin en büyük sorunlarından biridir. BM’nin raporuna göre ülkemizde son 5 yılda 262 kat arttı uyuşturucu kullanımı. AKP’nin 13 yıllık iktidarı döneminde uyuşturucu kullanımının yüzlerce kat artmasından uyuşturucuya başlama yaşının 11 yaşına inmesine, ilkokul önlerinin uyuşturucu satılan tezgahlara çevrilmesinden her uyuşturucu çetesinde mutlaka asker-polis bulunmasına sorunun bu denli boyutlanması tesadüf değildir elbette. Uyuşturucu yozlaştırma politikasının en önemli ayaklarından biridir. Egemenler, oligarşi halkımızı, gençlerimizi uyuşturucu ile uyuşturup sömürü düzenlerinin devam etmesini sağlamaya çalışmaktadır. Kısacası uyuşturucu bir devlet politikasıdır ve bugün bizzat AKP eliyle uygulanan bir politikadır.
Uyuşturucu ile mücadele tüm bu nedenler dolayısıyla bugün halkın kendini, kültürünü, geleceğini koruyabilmesi için olmazsa olmaz bir mücadele alanıdır. Ya uyuşturucu ile mücadele edecek ve geleceğini kurtaracak ya da uyuşturucunun kölesi olacak. Bu tercihle yüzyüze bırakılmıştır halkımız.
Elbette uyuşturucu ile yozlaştırma saldırısı ile mücadele etmeyi, değerlerini, geleneklerini, geleceğini korumayı tercih etmektedir, etmiştir halkımız. Hasan Ferit Gedik uyuşturucu çetelerinin saldırısı sonucu yaşamını yitirmiştir. Gençlerimiz zehirlenmesin, uyuşturucu bağımlısı olup hayatları zehir olmasın diye mücadele ederken uyuşturucu çeteleri katletmiştir Hasan Ferit Gedik’i. Kurumumuz Hasan Ferit Gedik’ten bayrağı devralmış, 15 Temmuz 2014 tarihinde faaliyetine başlamasından bu yana geçen yaklaşık 11 aylık süreçte onlarca bağımlının uyuşturucuyu bırakmasını sağlamıştır.
Faşist Devlet bu süreçte ne yapmıştır?
Halkı yozlaştırmayı bir politika olarak uygulayan devletin uyuşturucuya karşı mücadele etmesini beklemekte hayalden başka bir şey değildir. Halkın başına bilinçli olarak devlet tarafından musallat edilen bu soruna karşı hep birlikte devrimcilerin öncülüğünde mücadele etmektedir. Gazi mahallesinde kurulan kurumumuz bu gerçeğin somutlanmış halidir.
Gece yarıları helikopterlerle uyuşturucu karşı mücadele eden devrimcilerin evlerini basmaktadır. Tutuklayıp F Tipi hücrelere atmakta, torbacıları yakalayıp üzerlerinden çıkan uyuşturucuyu yakan devrimcileri onlarca yıla varan hapis cezalarıyla yargılamaktadır. Uyuşturucu satıp halk çocuklarını zehirleyenlere ise kol kanat germekte, bu çetelere göz yumarak devrimcilere saldırmalarını izlemektedir. Türkiye’de uyuşturucu kullanım yaşı 11’in altına düşmüşken, ilkokullarda dahi uyuşturucu satılırken AKP hiçbir şey yapmadığı gibi bağımlılıktan kurtulma merkezi olan AMETEM gibi kurumların kapısına kilit vurmaktadır. AKP bir devrimcinin peşine polisini, MİT’ini itini takarken torbacılar ve onların ağababaları elini kolunu sallayarak ülkenin dört bir yanında halkı zehirlemektedir. Yozlaştırma AKP’nin iktidara geldiği günden bu yana istikrarlı biçimde sürdürdüğü bir politikadır. Bakın sadece uyuşturucu değil, fuhuş yapan kadın sayısı AKP iktidara geldiğinden bu yana kat be kat artmıştır. 2014 yılında 80 bin kadın fuhuş yapma vesikası almak için devlete müracaat etmiştir. Bu gerçek dahi AKP iktidarının gerçek yüzünü halka göstermeye yeter de artar bile. Hırsızlıkları, yolsuzlukları gün yüzüne çıkan Tayyip Erdoğan ve AKP’si kurdukları yağma ve talan düzeninin bekası için halk çocuklarının bonzai gibi uyuşturuculara alıştırılmasında baş sorumludurlar. Evet, onlar kirletiyor devrimciler temizliyor. Bu uğurda Birol Karasu, Hasan Ferit Gedik gibi şehitler vererek halk çocuklarının zehirlenmesine izin vermiyor devrimciler.
“DHKP-C, başta İstanbul olmak üzere Türkiye’nin pek çok yerinde, uyuşturucuya karşı eylemler düzenliyor, semtlerde torbacıları cezalandırıyor.
Örgütün mahalle milisleri tarafından dövülen torbacılar, DHKP-C’nin mahallelerde büyük bir sempati kazanmasını sağlıyor. Örgüt, bir süre önce Gazi Mahallesi’nde uyuşturucu sattıkları gerekçesi ile iki kişiyi öldürdü” diyor Meydan gazetesi.
Elbette halkın kendini savunmasından daha meşru bir şey de olamaz. Devrimcilerin görevi de halkı korumaktır. Torbacıların gençlerimizi zehirlemesine izin vermemektir. Türkiye’de bugün uyuşturucuya karşı gerçek mücadeleyi Cephelilerin yapıyor olması da, o mahallelerde Cephe Milislerinin torbacıları cezalandırması da devrimcilerin halk için mücadele etmelerinin ve bu uğurda hiçbir bedeli ödemekten sakınmamalarının nedeni de halk sevgisidir. “Sempati” toplamak için gibi ucuz karalamalar bu gerçeği değiştirmez. Çünkü ortada iki sınıfın ideolojisi vardır. Ülkemizde oligarşi halkı uyuşturucu vb. şeylerle yozlaştırmaya çalıştıkça devrimciler pislikten arındırırlar. Meydan gazetesinin hazımsızlığı da halkın bu gerçeği görüp safını ona göre seçmesidir.
Röportajda tam da AKP’nin, faşizmin yozlaştırma saldırısında basını en etkili silahlarından biri olarak kullanmasının bir örneği sergilenerek gerçekler çarpıtılmıştır. Sahibinin sesi burjuva medya TV.’leriyle, gazeteleriyle, dizileriyle yoz eğlence anlayışını yaymakta, adeta yozlaşmanın, çürümenin motoru görevini üstlenmektedir. Oligarşinin, AKP’nin yönetememe krizi derinleştikçe buna paralel olarak yozlaştırma saldırıları da artmaktadır.
Bir yanda çürüten, yozlaştıran, insanı insan olmaktan çıkaran, insanı kendine yabancılaştıran kapitalist sistem, diğer yanda halkın değerleri, gelenekleri, halkın değerlerini, geleneklerini yaşatmak, geliştirmek için mücadele eden sosyalizm ve onun savunucuları devrimciler bulunmaktadır. Düzen çürütürken devrim temizlemektedir. “Devlet, uyuşturucu ile mücadelede sınıfta kaldı. Sol örgütler de devletin bu açığından faydalanmaya başladı!” Meydan Gazetesi demiş yazılarında. Evet devlet uyuşturucu ile mücadelede sınıfta kaldı çünkü böyle bir derdi ve amacı yoktur, olamaz da. Yoksulluğu büyütürken, buna karşı halkın birliğini, dayanışmasını, örgütlenmesini engellemek için evet yozlaşmayı büyütmek zorunda. Ancak devrimciler faydalanmaz. Devrimciler halkın çıkarını savunur. Yozlaşmış olan devletin ta kendisidir. Nerde bir çete varsa içinde polis, asker, savcı ve hakim de vardır. Çetelerle devlet görevlerinin iç içe bulunması birkaç memurun ahlaksızlığı değil devletin rutin işleyişinin bir parçasıdır. Bu nedenle uyuşturucu çeteleri polis tarafından korunup kollanmaktadır. Kurumumuzun adını taşıyan Hasan Ferit Gedik bu nedenle Gülsuyu’nda uyuşturucu çeteleri tarafından katledilmiştir. Yapılına telefon dinlemelerinde bu çetenin polis tarafından aylarca takip edildiği, çete başlarının polislerle bizzat görüştüğü ortaya çıktığı halde etkisiz hale getirilmek bir yana önü açılmış, Gülsuyu’nda halka karşı terör estirmelerine izin verilmiştir. Yine bu çetenin üyeleri yargılandıkları davadan tahliye edilmektedirler. Oysa suç ve suçlular ortadadır. Sadece bu dava bile devletin uyuşturucu çeteleri ile olan yakın ilişkisini gözler önüne sermektedir.
Ortada ne devletin bir açığı vardır, ne de sol örgütlerin devletin bu açığından faydalanması durumu vardır. Eskiyle yeninin, çürüyenle filizlenenin mücadelesidir söz konusu olan. AKP’nin yağma, talan, soygun düzeni sürsün, daha fazla ayakkabı kutusunu dolarlarla doldursunlar, çocuklarına daha fazla gemicikler alsınlar diye çocuklarımız, gençlerimiz uyuşturucu ile zehirlenmekte, hayatları karartılmaktadır. Fakat bu halkın çocukları yalnız değildir. Kurumumuz bunun bir göstergesidir. Yalnızca devrimciler uyuşturucuya, yozlaşmaya karşı gerçek anlamda mücadele edebilir. Yalnızca sosyalizmde uyuşturucu sorunu tamamen halledilebilir. Halk çocuklarını bataklıktan kurtarmakla kalmayacak bataklığı kurutmak için elimizden gelenin fazlasını yaparak mücadele edeceğiz. Hiçbir insanımızı bile düzenin batağına bırakmayacağız. Tek bir insanımızı bile onların iğrenç sistemine kurban etmeyeceğiz. Gerekirse can gerekirse tecrit bedelini ödeyeceğiz. Bonzaisinden tutalım da her çeşit uyuşturucusuyla, araçlarıyla halkı yozlaştırmalarına, gençlerimizi kendi toprağına, halkına, sorunlarına yabancılaşmasına karşı direneceğiz.

HASAN FERİT GEDİK UYUŞTURUCU İLE SAVAŞ VE KURTULUŞ MERKEZİ

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Yorum Bırakın

Focus Mode