Her yıl olduğu gibi bundan tam 28 yıl önce yani 2 Temmuz 1993’te Pir Sultan’ı anma ve
anlama etkinliği düzenlenecekti. Başta Alevi halkı olmak üzere devrimci-demokrat-ilerici-
aydın tüm kesim Sivas’ta yani “Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan” diyen Pir Sultan
Abdal’ın memleketine çağrılır. Ancak faşist-gerici tarafların halkı kışkırtması ve tehdit çağrıları
ile etkinlik yaptırılmamaya çalışılır. Aziz Nesin’in çeviri kitabı “Şeytan Ayetleri” üzerine
“dinsizlik” propagandası yapılır.
Etkinliğin başlamasıyla birlikte camide toplanan gerici-faşist grup halka yalan-yanlış
haberler vererek, olayları çarpıtarak “din düşmanlığı, ateistlik, dinsizlik” gibi sözlerle halkı
provoke etmeye çalışır ve büyük bir kitle tekbirler eşliğinde elinde taş, sopa, benzin ile
etkinliğin yapıldığı Madımak Oteli önünde toplanır. Defalarca tekbir getirerek “yakın”
çağrıları yapılır ve dakikalar içinde Madımak Oteli tekbirlerle ateşe verilir. Katliamdan
kurtulmak isteyenlere izin verilmez ve içinde 2 otel çalışanının da olduğu 35 ozan-aydın
35 canın katledildiği sırada devlet bu duruma sadece seyirci kalmıştır. Olay yerinde asker,
jandarma olduğu halde saldıran kitleye müdahale edilmemiştir. Dönemin Başbakanı Tansu
Çiller “ Çok şükür, otel dışındaki halkımız bir zarar görmemiştir” sözleriyle katliama ortaklık
etmiştir. Aradan geçen 28 yıla rağmen katliamı gerçekleştirenlere ceza değil ödül verilmiştir.
Katliamdan yargılananlar ‘iyi halden’ ceza alırken avukatları ise bugün AKP’den ya milletvekili
olmuş ya da teşkilat içerisinde yöneticilik yapmıştır. Katliam davası defalarca kez bozulmuş ve
sonunda zaman aşımına uğramıştır. Bunun üzerine açıklama yapan dönemin Başbakanı
Recep Tayyip Erdoğan “Hayırlı olsun” demiştir. Sivas Katliamına dair yaşanan son gelişme ise
bir katliamcıya af çıkarılması olmuştur. Sivas Katliamcılarından birisi olan hükümlü Ahmet
Turan Kılıç sağlık durumu bahane gösterilerek af yoluyla AKP tarafından tahliyesi
Madımak Katliamı ilk değildi ve son da olmadı. 93’ten sonra bu ülkede hapishaneler
katliamı yaşandı. 19-22 Aralık 2000 de devlet adına “Hayata Dönüş Operasyonu” dediği bir
katliam gerçekleştirdi ve 6 devrimci kadını diri diri yakarak katletti. Katliamcıları tahliye eden
devlet hasta tutsaklara tecrit uyguluyor, işkence yapıyor. Katliamcıların adını “katledilenler”
listesine alarak gerçeği çarpıtıyor.
Sivas Katliamında 33 yazar-ozan-aydın ve 2 otel çalışanı katledilmiştir. Ahmet Alan ve
Hakan Türkgil isimli 2 katliamcı ise dışarıda katliamcıların arasında oteli ateşe verirken
Katledilen 35 canımızı unutmadığımız gibi katliamcıları da unutmadık,
unutmayacağız çünkü katliamcılardan hala sorulacak hesabımız vardır.
Bugün Sivas Katliamının hesabını sormak faşizme karşı mücadele etmektir, asla
uzlaşmamaktır. Pir Sultan’ın yolunda gitmek, zalime boyun eğmemektir.
Boyun eğmeyeceğiz, direneceğiz!
Direnişler Meclisi
