11
* 1 Mayıs’ta 479 Gözaltı, 20 Tutuklama…
* Faşist Terörünüz Sökmedi, Halkı Teslim Alamadınız!
* 1 Mayıs Bizimdir! Taksim Bizimdir!
* Faşizmi Yeneceğiz! Biz Kazanacağız!
* 1 Mayıs Direniştir! 1 Mayıs Cephe’dir!
* Taksim’e Çıkan Her Sokakta CEPHE Her Sokakta DİRENİŞ Var!
Yürüyüş Dergisi, AKP’nin Yalanlarına Karşı Gerçekleri Yazıyor
Okuyalım okutalım, gerçeğin sesini herkese ulaştıralım!
Burjuva Basının, AKP’nin Yalanlarına Karşı Gerçekleri Yürüyüş Dergisinde Okuyalım!
(Derginin PDF’sine ulaşmak için: http://yuruyus.info/pdf/pdf/468.pdf)
Yürüyüş Dergisine ve kitaplarımıza ulaşmak için Ozan Yayıncılıkla iletişim kurabilirsiniz.
Ozan Yayıncılık Telefonu: (0-212) 536 93 44
Umudun Sesini Büyütmek, Katillerden Hesap Sormak İçin; Yürüyüş Dergisi
Yürüyüş Dergisi’ni halka ulaştırmak halkın sorunlarına sahip çıkıp, çözüm üretmenin bir parçasıdır. Çünkü Yürüyüş Dergisi yıllardır bu sorunları, çözümlerini ve çözüme giden yolda harcanan emeği, paylaşımı, örgütlenme biçimlerini sonuçlarını halka en gerçek haliyle sunuyor. Yürüyüş Dergisi halktan besleniyor ve aynı özveriyle halka ulaşıyor… Emeğimize sahip çıkalım ve her gün Yürüyüş Dergisini yeni yerlere, yeni okurlara ulaştıralım… Gücümüze güç katalım…
Haftalık Dergi / Sayı: 468
10 Mayıs 2015
Fiyatı: 1 TL (KDV dahil)
www.yuruyus.com
İÇİNDEKİLER:
* İstiyoruz Yapacağız: Yönetici yetiştiren yöneticiler olmalıyız -1
HER YÖNETİCİ POLİTİKA ÜRETMELİDİR!
Politika üretmek çözüm üretmektir.
Politika; ihtiyacımız temelinde eldeki olanaklarla sorunu alma, çelişkiyi lehimize çözme sanatıdır.
Politika yapmak; sorunu çözmek için eldekileri sevk ve idare etmektir.
Politika üretirken ilkemiz; ihtiyaçlarımızı, elimizdeki olanaklar ve araçlarla, içinde bulunduğumuz koşullarda en iyi şekilde karşılamaktır.
Politikamızın doğruluk ölçüsü halkın, devrimin, Cephe’nin çıkarlarına hizmet etmesidir.
* 1 Mayıs’ta 479 gözaltı, 20 tutuklama… İç güvenlik paketleri, faşist baskı ve yasaklar Taksim’e çıkmamızı engelleyemedi!
Yüzbinlerin, milyonların sokaklara dökülmemesi, Taksim’e yüzbinlerle çıkılamaması belirleyici değildir. Taksim’e yüzbinlerle çıkılan koşullar ısrarlı, kararlı, militan mücadelelerden geçilerek yaratılmıştır.
* 1 Mayıs direniştir! 1 Mayıs Cephe’dir!
Hiçbir Ordunuz Taksim’e Çıkmamızı Engelleyemeyecek!
Yoksul Mahallelerden Gelip Meydanları Yine Zapt Edeceğiz!
* 1 Mayıs Taksim; oligarşi için korku, reformizm için mücadeleden kaçış, devrimciler için mücadelenin önünü açmanın ifadesidir
2015 yılı 1 Mayısı’na Taksim hedefli 1 Mayıs gösterileri damgasını vurdu. Yine yasaktı Taksim Meydanı. Taksim için günler öncesinden önlemler aldı AKP iktidarı. Ancak on binlerin meydanlara, Taksim’e yönelmesini engelleyemediler.
Yıllarca 1 Mayıs’ı Taksim’de kutlama ısrarı basit bir “inatlaşma” olarak görüldü, gösterilmeye çalışıldı.
“Taksim’de yapmak kanundışıdır, belirlenen yerlerde yapın” diyor oligarşinin sözcüleri.
Önemli olan 1 Mayıs’ı “en kitlesel şekilde kutlamaktır” diyor reformizm.
… Taksim, faşizmin baskı ve yasaklarına karşı meydan okumanın adıdır. Taksim hak alma bilincinin ifadesi, iç güvenlik paketleriyle yasallaştırılmaya çalışılan faşizme karşı taleplerimize, haklarımıza, bizim olana sahip çıkmanın adıdır.
* Çocuk katili Tayyip ve iktidarı AKP’yi geldiği yere, Somozaların yanına göndereceğiz!
Rahat uyuyun Haziran Ayaklanmasında katledilen çocuklarımız, rahat uyuyun 241 çocuğumuz.
Bu ülkede Cephe, bu ülkede Halk Kurtuluş Savaşçıları var! Biz varız!
Hitler’i, Mussolini’yi, Somoza’yı nasıl tarihin çöplüğüne gömdüysek katillerinizi, Tayyip başta olmak üzere onun iktidarını da geldikleri yere gömeceğiz!
Rahat ve huzur için de uyuyun!
* Tarihimizden Öğreniyoruz: Sibel’den Hasan Ferit’e, şehit cenazelerini almak boynumuzun borcudur!
Sibel’den Hasan Ferit’e direniş ve zafer geleneğimiz sürüyor. Nasıl ki Sibel’in ve Hasan Ferit’in cenaze törenlerini düşmanın tüm engelleme ve yasaklama çabalarına karşın kendi kültürümüzle ve geleneklerimizle slogan ve marşlarımızla kızıl bayraklarımızla son yolculuklarına uğurluyorsak aynı şekilde onların hayalleri ve idealleri olan demokratik, özgür, bağımsız ve sosyalist Türkiye’yi de kuracağız.
Düşmanın oyunları, saldırıları hiçbir zaman bitmeyecektir. Savaşın boyutlanmasıyla saldırılar daha da artacak. Şehitlerimize, cenazelerimize alçakça saldırılar olacak… Tüm bunları boşa çıkartmak da savaşımızın bir parçasıdır. Şehitlerimizin cenazelerine sahip çıkmak boynumuzun borcudur. Bunun nasıl olacağı, biçimi değişebilir. Sahiplenmenin tek bir biçimi yoktur. Ancak temeli direnmektir.
* TAYAD’lı Aileler: Cenazelere katılmak meşrudur!
Tutsak ve şehit ailelerimiz, cenazeleri sahiplenmenin ve meşruluğunu yaymanın öncüsüdür!
Şehitlerimiz halkımızın gelecek umududur. Onlar yaşadıkları gibi ölürler… Şehitlerimizin ölümleri de yaşamları gibi umut doludur; halka ve vatana duydukları sevgiyi kanları canları pahasına göstermişlerdir. Bu sevginin en somut halidir şehitlerimiz…
Halkımızın ekmeğe ve adalete olan özlemleri için savaşmış ve şehit düşmüşlerdir. Kurtuluşla, umutla özdeşleşen bu ölümler halkımızın nezdinde artık “soğuk” değildir.
Yaşamın ta kendisidir… Yaşayan birer güçtür hepsi… Onlar yaşamlarıyla ve ölümleriyle yol gösterirler. Onlar sözlerinin, inançlarının hayattaki karşılığını en açık haliyle göstermişlerdir.
* Şehitlerimizi sahiplenmek; düşüncelerini, devrimi sahiplenmektir!
Bizler Mahir’in, Sabo’nun, Şafak’ın, Bahtiyar’ın, Elif’in yoldaşlarıyız. Cenazelerimizi düşmanın insafına bırakmayız. Şehitlerimizi sahiplenmek için gerekirse şehit olacağız, tutsak düşeceğiz ama sahipsiz bırakmayacağız.
Biz Cephelileriz, ne düşmanın üzerimize çevirdiği namluları, ne gözaltı-tutsaklıklar yoldaşlarımızı savunma meşruluğumuzu engelleyemez. Meşruluğumuzu halkımıza da göstereceğiz. Duymayan kulakları açmak için çok yüksek bağırmak gerekir, bizler de yaratıcı ve cüretli olacağız, her yerde olacağız.
Halkımız ne kadar yozlaştırılmaya çalışılsa da geleneklerine bağlıdır. Halkımızı örgütleyeceğiz, binlerce Mahir yürekli çıkaracağız halkın içinden. O zaman yıkılacak adaletsiz Ak Saraylar, konaklar, rezidanslar başlarına.
* DHKC: Biz de sizi seviyoruz Cephe’nin adalet savaşçıları…
Cephe gözlü Şafak, Cephe gülüşlü Bahtiyar, Cephe’nin alev saçlı Elif’i…
Sevmek; halkını vatanını sevmektir. Sevmek; halk için, vatan için, adalet için savaşmaktır! Neden yaptı bu eylemleri Elif, Şafak, Bahtiyar? Çocuklarımız öldürülmesin diye… Öldürülen çocuklarımızın ahı yerde kalmasın diye… Ülkemiz katledilen çocuklar… korunan katiller ülkesi olmasın diye… Katil devleti aklayan yargı tiyatrosuna son vermek için yaptık! Emri verenler ellerini kollarını sallayarak gezemeyecek demek için yaptık!
Düşmanlarımız çocuklarımızın katillerini koruyor. Biz de halkımızın çocuklarını koruyacağız diyoruz. Biz de o katilleri cezalandıracağız diyoruz. İşte bunu diyor; Şafak, Elif, Bahtiyar eylemleri ile… Siz katilleri, biz çocuklarımızı koruyacağız.
* Katilleri koruyan faşizmin adliye sarayından halkın adaleti geçti
1- YALAN-DEMAGOJİ: Savcı Mehmet Selim Kiraz, Berkin Elvan’ın dosyasını ilerleten savcıydı… Savcı tam araştırmayı derinleştirmişti neden yapıldı bu eylem deniliyor…
CEVAP/ GERÇEK: MEHMET SELİM KİRAZ ve DİĞER SAVCILAR BERKİN’İN KATİLLERİNİ BÖYLE KORUDULAR!
* Seçimler, parlamenter mücadele, HDP ve devrimci tavır…
Seçim çare değil, çare devrim! -2
Parlamenterizm bizim gibi yeni sömürge ülkelerde faşizmin uygulanış biçimidir. Faşizm parlamento aracılığıyla gizlenir. Mahir Çayan bunu “gizli faşizm” olarak adlandırmıştır. Parlamento seçimleri ise beş yıllık icra sürecinde faşizmin açığa çıkan yüzünün yeniden makyajlanarak gizlenmesini sağlar.
AKP’nin yönetememe krizi makyaj ile kapatılamayacak kadar derinleşmiştir. Seçimlere bir ay kala vaatlerde bile bulunamayıp, terör estirmesinin nedeni bundandır.
AKP iktidarının makyaj tutmayan yüzü şimdi HDP ve onun yedeğindeki reformist, oportünist sol tarafından kapatılmaya çalışılıyor.
* HDP Seçim Bildirgesi: “Yeni Yaşam”ı Bununla Mı Kuracaksınız?
Demokratikleşmenin bağımsızlıktan, emperyalizme karşı mücadeleden geçtiği gibi, yoksulluğun, sosyal politikaların halkın lehine düzenlenmesinin yani sömürüyü ortadan kaldırmanın yolu da ülkemizin demokratik, bağımsız ve sosyalist bir ülke olmasından geçmektedir.
CHP’nin böyle bir iddiası, hedefi yoktur. Çünkü o bir düzen partisidir. Ve bütün düzen partileri gibi halkı aldatmaya, oyalamaya, kısacası düzenin devamını sağlamaya çalışır.
HDP açından da durum budur. Niyet ne olursa olsun ortaya konulan program, hedefler ve bunların nasıl gerçekleştirileceği sorunu bizim düzenden yana mı devrimden yana mı? Halktan yana mı emperyalizm ve oligarşiden yana mı olduğumuzun açık ifadesidir.
* 10 Soruda: Soru sormak
Soru Sormak Nedir?
“Soru”nun karşılığı TDK sözlüğünde: Bir şey öğrenmek için birine yöneltilen ve karşılık gerektiren söz veya yazılı soru sormak. Bir konu hakkında bilgilenmek üzere soru yöneltmek, sormak denilmektedir.
Bizce soru sormak ise toplumda, ülkemizde ve dünyada yaşanan, yaşanmış, bir durum hakkında bilgi edinmek ve öğrenmek için yapılan fiildir.
* Sol’un Köşe Taşları: MLKP şehit hırsızlığı yapıyor! Şehit hırsızlığıyla tarih yazılmaz!
Geçtiğimiz mart ayının sonunda Rojava’da şehit düşen Suphi Nejat Ağırnaslı (Paramaz Kızılbaş)’nın ailesi bir açıklama yaptı.
Açıklamada; evlatlarının mücadelesini sahiplenirken, tüm çabalarına rağmen kendilerini dinlemeyen, dikkate almayan MLKP’yi eleştirdi.
Evlatlarının ismini ve şehitliğini MLKP’nin kullandığını söyledi ve bundan vazgeçmelerini istedi.
Türkiye devrimci hareketi açısından, bir ailenin yaptığı bu açıklama içeriğinin doğruluğu-yanlışlığı bir tarafa, çarpıcı ve bir o kadar da utandırıcıdır.
* Devrimci İşçi Hareketi: Erkan Munar’a destek olalım!
Nefa Tekstil işçisi Erkan Munar 2 aydır direniyor… Karşısında sadece patronu yok. Neredeyse düzenin belli başlı tüm kurumlarına karşı direniyor…
Belediyesiyle, polisiyle, savcısıyla, hakimiyle hepsi… Erkan’ın direnişini boğmaya çalışıyorlar.
Erkan’ın direnişine destek vermek; onunla birlikte direnmek kendi haklarımız, ekmeğimiz için de direnmektir.
Bugün her alanda teslimiyetin dayatıldığı bir süreçte büyük-küçük her direniş işçi sınıfı için bir kazanımdır. Direnişleri zafere döndürmek ise bizlerin direnişleri kendi direnişimiz olarak görüp vereceğimiz desteğe bağlıdır.
Biz de ekmeğimize ve onurumuza sahip çıkalım. Çadıra gidemiyorsak telefon edelim, destek verelim…
İletişim: 0537 474 85 79
* Kamu Emekçileri Cephesi: Hak ve özgürlüklerimiz karşısında en temel görevimiz örgütlenmedir!
Hak ve Özgürlüklerimiz İçin Memur Meclislerini Kuralım! Memur Meclislerinde Örgütlenelim!
Biz kimiz?
Öncelikle bu cevabı vermeliyiz. Kim olduğumuz, ne yapacağımızın da anahtarı olacaktır.
Biz memuruz, biz kamu emekçileriyiz. Yani sözlük anlamıyla kamu emekçisi; “halk hizmeti gören, devlet organlarının birinde geçimini yaptığı bu işlerle sağlayan kimsedir.”
Yani bizim görevimiz halka hizmet etmektir. Geçimimizi ancak bu hizmet karşılığında sağlayabiliriz.
Yani geldiğimiz sınıf itibariyle de hizmet edilen değil, hizmet eden, geçimini emeğiyle sağlayan kimseleriz…
* Özgür Tutsaklardan: Devrimci irade teslim alınamaz!
Bizler Özgür Tutsaklar olarak, tel örgüleri yırtıp geçeriz. O ilk sıkılı yumruğun ne anlama geldiğini çok iyi biliyoruz. Faşizme karşı sıkılan işte o ilk yumruk gibiyiz. Aynı biçimde şimdi Şadi Özpolat’ın direnişinin de yanındayız. Yedi gün boyunca Şadi Özpolat’a açlık grevi direnişimizle eşlik ettik. Direnişi direnişimizdir. Şadi Özpolat Bayrampaşa’dan, Bochum’a direniş bayrağını taşıyandır. Bayrağı beraber dalgalandırıyoruz.
Direnişimizin zaferinden hiçbir kuşkumuz yoktur. Alman emperyalistleri de devrimci irade karşısında diz çökecek. Biz kazanacağız. Direniş kazanacak.
* Ülkemizde Gençlik: Katilleri yargılamayan AKP, “çocuk kurtarma” bahanesinin ardına sığınamaz!
Daha kaç kez geleceksiniz, daha kaç kez parçalayacaksınız duvarlarımızı, kapılarımızı… O kapıların ardında daha nice Elif, Şafak, Bahtiyar var, bitiremezsiniz! O kapılar halkımızın yüreğine açılır ancak, Şafaklarla taht kuruyoruz halkımızın yüreğinde. Asla ulaşamayacağınız karargahlarımızdır halkımızın yüreği. Siz ise her gelişinizde barikatlarımızla karşılaşacaksınız. Sloganlarımız patlayacak beyninizde. Bu mahallede size yer yok. Defolun gidin geldiğiniz çöplüğe.
* Grup Yorum halktır, halkın sesidir! Halkın sesini susturmaya gücünüz yetmez!,
Grup Yorum, ülkemizde ilk kez stadyumları dolduran, binlerce kişiyle meydanlarda konser veren bir gruptur. Grup Yorum stadyumlara, meydanlara on binleri, yüzbinleri, milyonları sponsorlarla doldurmadı. Grup Yorum gücünü halktan alır, tüm çalışmalarını halkla beraber yürütür. Çünkü Grup Yorum halkın türkülerini, halkla beraber söyler. Grup Yorum halktır.
* Tecrit içinde tecrit işkencesine son!
* Halkların Katili Amerika: Emperyalizmin kurbanı değil, celladı olacağız!
Türkiye’den 10 bin kilometre uzaktaki Amerikan emperyalizminin bizim vatanımızda ne işi var? Neden vatanımızın 35 milyon metrekaresine giremiyoruz? Bir sünger gibi vatanımızın zenginliklerini emen, sömüren emperyalizmi daha yakından tanıyacağız bu köşede.
Emperyalizm nedir ve nelere sebep olur onları ele alacağız…
Emperyalizmin kurbanı değil, celladı olacağız.
* Avrupa’da Yürüyüş: Emeğimizin olduğu her yerde 1 Mayıs alanlarındaydık!
* Yitirdiklerimiz…
“Bir devrimci asla zorluklar karşısında pes etmemeli. Sorun varsa, olumsuzluklar varsa karamsarlığa düşeceğimiz yerde, dışımızda göreceğimiz yerde biz çözeceğiz.” Maksut Polat
* Baskılara, baskınlara, yasaklamalara rağmen Yürüyüş halkın ellerinde!
Halklarımıza gerçekleri ulaştırmanın önündeki engelleri aşmak için yürüyoruz… Yürüyüş’ümüz halkın evlerine, işyerlerine, okullarına, bulundukları her yere ulaşıyor…
* Öğretmenimiz
Sorunları Çözmek İçin Emek Vermek Gerekir.
Bilgimizi Arttırmak, Örgütten Yardım İstemek, Kolektif Olarak Çözmeye Çalışmak Çözüm Bulmamızı Sağlar.
Sorun Çözülmezse Bir Süre Sonra O Sorunla Uzlaşma Başlar. Uzlaşma, Sorunun Bizi Teslim Almasına Dönüşür.
Cevap Bulamasak Da Soru Sormaya Devam Etmeliyiz.



