Ben Yasin Keskin. Üniversiteye, liseye ve ilkokula giden 3 çocuğum var. Kışın ortasında işten çıkarıldım. Size biraz kendimden ve işten çıkarılma sürecimden bahsetmek istiyorum. Okuyun ve siz karar verin.
İşimi geri istemekten, hakkımı yedirmemekten başka bir yolum yok. Haklı olduğumu biliyorum bu yüzden hafta içi her gün Çankaya Belediyesi önünde 12.30’da basın açıklaması yapıyorum. Keyfimden değil mecburiyetten. Umarım sesimi duyarsınız.
Valiliğin keyfi sertifika yenileme yaptırımıyla belediyenin çalışanını işten çıkarması da zorunlu değildir. Toplu İş Sözleşmesi 29. Maddesi bunun için vardır. Çankaya Belediyesi bu hatasından geri dönmelidir. Üç çocuk babası bir işçi olarak kışın ortasında sokağa atıldım.
Valiliğin “yasadışı örgütlerle iltisaklı istihbarat notu” ile masumiyet karinem çiğnenmiştir. Hakkımda herhangi bir mahkeme kararı ile kesinleşmiş cezam yoktur. Herhangi bir soruşturma veya mahkemem de yoktur. Üye olduğum tek örgüt Cumhuriyet Halk Partisi’dir.
1 yıl 1 aydır güvenlik görevlisi olarak değil katı atık işçisi olarak çalışıyorken Çankaya Belediyesi TİS 29. Maddeyi keyfi bir şekilde ihlal etmiştir. Yine TİS 5. Madde de sözleşmenin işçi aleyhine yorumlanmaması da ihlal edilmiştir.
Sendikam DİSK Genel-İş’in Çankaya Belediyesi’ne yazdığı yazının son paragrafında belirtildiği üzere Valiliğe karşı açtığım davada kesinleşmiş bir karar olmaması ve istinaf sürecim devam ettiği halde Çankaya Belediyesi işime son verdi.