10
YİNE ARMUTLU, YİNE AKP’NİN KATİL POLİSLERİ VE YİNE KATLİAM!
AKP’NİN KİRALIK KATİLLERİ ARMUTLU’DA BİR GENCİMİZİ DAHA KATLETTİ!
13 Eylül 2018, sabaha karşı 03.00 suları, kanlı ve kirli faşist darbenin yıl dönümünü ertesi güne bağlayan gece yarısı…
Aynı faşizm geleneğinin mirasçıları, aynı alçaklar, aynı katiller. Dün Kenan’ın askerleri, bugün Soysuz’un polisleri…
Geldiler gece yarısı Armutlu’da bir yoksul konduya, katlettiler yine gencecik bir yavrumuzu, bir fidanımızı…
İBRAHİM DEVRİM TOP! Amcadan babaya, babadan oğula bir devrimci geleneğin, bir direniş zincirinin halkası, aynı aşk kervanının yolcusu…
Katiller her zamanki gibi şafak sökmeden sinsice ve korkakça kuşatmışlardı Armutlumuz’u. Geldiler kondumuza, içeride Sabo, Sibel, Niyazi, İbrahim, Şafak, Bahtiyar, Günay, Bilgehan tek bir vücuda bürünmüş ve hep bir ağızdan aynı şiarı haykırıyordu düşmanın çirkin yüzüne; SİZE ASLA TESLİM OLMAYACAĞIZ, ASIL SİZ TESLİM OLUN!
Katlettiler yoldaşımızı evin içine bile girmeden, kapının dışından kahpece yaylım ateşi açarak katlettiler. Dilek Doğan’ı, Sıla Abalay’ı, İnanç Özkeskin’i, Günay Özarslan’ı katlettikleri gibi İbrahim Devrim’imizi de katledip, “çatışma çıktı ateş açıldı” dediler. Ertesi sabah burjuva medyasının tüm yayın organlarında aynı merkezden gönderilmiş, aynı kalemşörlerce yazılmış, aynı alçak yalan haberler; “İstanbul’da terör operasyonunda ateş açan terörist öldürüldü.”
Terörist dedikleri yiğidin tek suçu devrimci olmak, halkını ve vatanını sevmek, mahallesinde çocukları, gençleri zehirleyen pespaye bir torbacıyı cezalandırmasıydı. Evet, eksiksiz fazlasız suçu buydu Devrim’in. Bu ülkede “terörist” olmak için vatanını sevmek, açlığa işsizliğe karşı çıkmak, bu sömürü ve soygun düzenine karşı mücadele etmek yetiyor. İnsanların kafalarını kesen, çoluk çocuğa tecavüz eden yüzlerce alçak “öfkeli bir topluluk” diye nitelendirilirken, bu ülkenin taşına, toprağına, deresine, fabrikasına, kültürüne, ahlakına sahip çıkan herkes terörist olarak itham edildi, hapislere atıldı, kurşunlara dizildi. Çünkü AKP denen çete, bu soygun düzeninden besleniyor, bu ahlaksızlık ve yozlaşmış düzenle insanları uyuşturuyor ve soygun çarkını böyle döndürmeyi hedefliyor. Yakın tarihimiz bunun örnekleriyle doludur; Uğur Mumcu’dan Ahmet Taner Kışlalı’ya, Hrant Dink’ten Tahir Elçi’ye, Hasan Ferit Gedik’ten Birol Karasu’ya ve daha nicelerine, tüm bu pislik düzenine karşı mücadele eden ya da mücadele edene bir bardak su vererek dahi olsa yoldaş olan, bu alçaklara muhalif olan insanların katlinin perde arkasından her zaman devlet ve devlete bağlı çalışan, devlet beslemesi çeteler çıkmıştır. AKP bu katilleri artık kenar mahalle çeteleri olarak kullanmakla da yetinmiyor, hiçbir vasıf aramaksızın mahalle bekçisi, özel harekat polisi ve siyasi şube polisi olarak devlet kadrolarında istihdam edip bizzat devleti bir katliam çetesi haline getiriyor. Sonuç; AKP’ye muhalif olan kim varsa bir gece yarısı evine gidiliyor ve katledilip, çatışma süsü verilip yalan haberlerle olayın üstü örtülüyor.
Her gece onumuzu katletsenizde sonunuzu geciktiremeyecek, yaptığınız katliam ve alçaklıkların hesabını halkın adaletine vermekten kurtulamayacaksınız!
Asla yola gelmeyecek, asla sizin belirlediğiniz hizada durmayacak, asla teslim olmayacak ve asla hesap sorma kararlılığımızdan vazgeçmeyeceğiz!
Hasan Ferit’ten, Dilek Doğan’a, Yılmaz Öztürk’e, Armutlu’da katlettiğiniz tüm halk çocuklarının hesabını yine Armutlu’da yetiştirdiğimiz yiğitlerimizle, Şahanlarımızla soracağız!
HALKIMIZ;
İbrahim Devrim yoldaşımız gencecik yavrularımız uyuşturucu, kumar bataklarında yok olmasın diye, bu alçaklar tüm değerlerimizi, elimizde kalan bir lokma ekmeğimizi ayaklar altına alamasın diye kendini halkına ve vatanına feda etmiş, gencecik bedenini kurşunların önüne siper etmiştir. Bizlerede düşen ona son anına kadar sahip çıkmak, anısını Halk Kurtuluş Mücadelemiz’de yaşatmaktır! Halkımızın o türkülere, destanlara konu olan sonsuz vefasını yine gösterelim, şehidimizin naaşına hep beraber ona en yakışan şekilde sahip çıkalım!
Tüm halkımıza ve sol-demokrat-devrimci kurumlara çağrımızdır; uyuşturucuya ve yozlaşmaya karşı bir yiğidimiz daha mücadele bayrağını bizlere devretmiş, kendini, hiç tereddüt etmeden feda etmiştir. Hep beraber olalım, “kurumun şehidi olmaz, devrimin şehidi olur” bilinciyle yiğidimizi sonsuzluğa uğurlayalım, hesabını soralım, anısını yaşatalım…
DEVRİM ŞEHİTLERİ ÖLÜMSÜZDÜR!
MİLYONLARCA HASAN FERİT, İBRAHİM DEVRİM OLACAK, BU BATAKLIĞI KURUTACAĞIZ!
İBRAHİM DEVRİM YOLDAŞIN HESABINI MİSLİYLE SORACAĞIZ!
KAHROLSUN FAŞİZM YAŞASIN MÜCADELEMİZ!
ÇAYAN HALK CEPHESİ
