8
Yozlaşmaya karşı Anadolu Halk Festivali 12-13 Ağustos tarihleri arasında Hozat`ta yapıldı.
Festivalin hazırlıklarına aylar öncesinden başlanmıştı. Son güne gelindikçe artan bir heyecanla festival hazırlıklarına devam edildi. 11 ağustos günü alana ses sisteminin kurulmasıyla Halk Cepheliler geceden alanın güvenliği için nöbet tutmaya başladılar. Bir yandan emniyetin tacizleri bir yandan solun festivale dönün anti-propagandaları bir yandan Dersim`de devam eden çatışmalar ve IŞİD canlı bombacısının yakalandığı söylentileri ile festivale hazırlık yapıldı. Festivalden bir gün önce Ovacık-Munzur Vadisinde PKK gerillalarının şehit düşmesinden kaynaklı programdaki davul zurna ve film gösterimleri iptal edildi.
12 ağustos günü sabah erkenden alana gelen Halk Cepheliler alanın temizliğini belediye çalışanlarıyla birlikte yaptı. Stantların kurulması, pankartların asılması, sahne düzeni, hepsi esnaf ve halkın yardımıyla kollektif bir şekilde yapıldı. Bir yandan da insanların meraklı ve yarı tedirgin bakışları da hissediliyordu. “acaba müdahale olur mu, bu süreçte festival nasıl olacak, ya IŞİD saldırırsa, basın açıklamasının bile riskli olduğu bir süreçte siz festival düzenliyorsunuz helal olsun,” …. Bir yandan meraklı meraklı gezen Grup Yorum`u dört gözle bekleyen ama bir yanda da tedirginliğini bu sözlerle ifade eden halk. Festival için çalışma yapan Halk Cepheliler halkın örgütlü gücünün tüm güvenlik önlemlerinden daha güçlü olacağını , halk olarak bu festivale dört elle sarılırsak hiçbir sorun yaşanmayacağını anlattılar. İzmir, Amed, İstanbul, Eskişehir, Adana, Hatay, Elazığ, Malatya… Anadolu`nun her yanından insanlar geldi festivale. Devrimci İşçi Hareketi-Kazova, İdil Kültür Merkezi, DEV-GENÇ, Dersim Halk Cephesi, Amed Halk Cephesi, Halkın Mühendis ve Mimarları, İzmir Halk Cephesi stantları alanda kuruldu. Ege`nin zeytinyağı, boyozu ve yazmaları, Amed`in dibek kahvesi , Adana şalgamları, Çay ve gözleme stantlarıyla Anadolu`un değişik kültürü taşındı festivale.
Festival programında ilk olarak Ercan Doğan Çay Bahçesi`nde “ülkemizde adalet mücadelesi” paneli yapıldı. Panele Halkın Hukuk Bürosundan Avukat Ebru Timtik ve Dev-genç adına Mazlum Aslan katıldı.
Ebru Timtik konuşmasında “devlet korkmamızı istiyor bunu için OHAL uyguluyor, Adalet sarayları kurulunca adalet mi sağlanıyor? hayır bugün insanlar adalet istediği için tutuklanıyor… Ama adalet istemek zorundayız” dedi. Konuşmasının devamında birkaç gün önce Hozat Pakirek köyünde babasını karakola imza vermeye giderken askerler tarafından vurulan Mesut İlkbahar`ı anlattı. “Mesut`u vurdular, diyorlar ki Hozat`ın üzerinde bir korku dalgası var ama o cenazeyi bu korkuyla sahiplendiler. Adaletin bir tarafı kucaklayıcı ama bir tarafı da keskindir, intikamcıdır.
Bu gün herkesin bir adalet sorunu var. Öğrencisi, öğretmeni, yoksulun işçinin herkes adalet istiyor.
Adalet güç sahiplerinden istenir. En çok iktidardan istenir.
Hasan Ferit Gedik, Berkin için adaletten söz etmiyorlar çünkü canları onlar için değersizdir. Adalet aramak için bile paraya ihtiyacımız var. Zenginse avukat tutabilirsin fakat yoksulun bırakalım dava açmayı iş yerinde uğradığımız bir haksızlık karşısında dava açma hakkımızın olduğunu bile bilmiyoruz. “ Ebru Timtik adalet için her şeyden önemlisi birlik ve beraberliğe ihtiyacımızın olduğunu söyleyerek konuşmasını bitirdi.
İkinci konuşmacı Mazlum Aslan da Halk Cephesinin “Adalet İstiyoruz” kampanyasını anlattı. “Taksim`de adalet istiyoruz pankartı açanlar tutuklandı, Dilek Doğan`ı dünyanın gözü önünde katlettiler, katili bilinmesine rağmen dışarıda geziyor, avukatlarımız Berkin için açlık grevi yaptılar, Gazi`de Kürdistan`daki katliamlar için yürüyüş yaptık, polis gerçek mermilerle saldırdı. Bir yürüyüş hakkımız için 27 gün direndik. Genel olarak adalet için yaptığımız tüm eylemelere saldırdılar. Ama biz vazgeçmeyeceğiz.” Mazlum Aslan Ankara`da adalet talebiyle devam eden açlık grevi hakkında bilgi verdi. 4 Eylül’de yapılacak olan Adalet yürüyüşüne çağrı yaptı.
Hasan Ferit Gedik`in dedesi de söz alarak Hasan Ferit`in gençler ölmesin diye öldü sizden isteğim burada da bir Uyuşturucuya karşı savaş merkezi açılsın AKP gelmiş geçmiş en katliamcı iktidardır tüm halk birleşelim” dedi. DİH `ten Necati Abi Pablo Neruda`nın “Açıklayalım” şiiri ile panel bitilirdi. Panele 70 kişi katıldı.
Festival sahne programı saygı duruşu ile başladı. Yapılan açılış programında yozlaşmaya ve ona karşı mücadeleye değinildi. Grup Gölge`nin konserinden sonra sahneye İdil Halk Tiyatrosu çıkarak Demokrasi konulu oyununu oynadı. Son dönemde ülkemizde yaşanana darbe ve AKP`nin demokrasi şovlarını anlatan oyun ilgiyle izlendi. Tiyatro oyunundan sonra Dersim`de şehit düşen Onur Polat için “Onur`a” şiir okundu. Şiir “Onur Polat Ölümsüzdür, Çayan Gün Ölümsüzdür” sloganlarıyla karşılandı.
Son olarak Sahneye Erdoğan Emir çıkarak sevilen Zaza’ca türkülerini Dersim halkıyla beraber seslendirdi. Erdoğan Emir konuşmasında Dersim`in inanç yerlerine değerlerine yapılan saldırıları anlattı. Belediye Başkanı Celalettin Canpolat`ın programa katılanlara çiçek vermesiyle ilk gün sona erdi. İlk günkü programa yaklaşık 1500 kişi katıldı.
13 Ağustos günü festival için Hozat`a gelenlerle yapılan toplu kahvaltının ardından hemen iş bölümü yapıldı. Alan temizlendi, stantlar açıldı. Esnaflara toplu Yürüyüş Dergisi dağıtımı yapıldı. Toplam 96 dergi esnaflara ulaştırıldı.
Daha sonra Anadolu Halk Festivali yazan önlüklerle mahallelere kapı çalışmasına çıkılarak halk tekrar festivale davet edildi. Alana gelerek gezen kitleyi provoke etmeye çalışan polis teşhir edilerek alandan kovuldu.
İkinci günün ilk programı “Geçmişten günümüze Dersim” konulu panel saat 17.00`da Atatürk Parkı`nda başladı. Panele katılan yazar Turabi Saltık Dersim`de geçmişte yaşayan medeniyetler hakkında bilgi verdi. Konuşmasının devamına “Dersim`in kültürü Dersim`in coğrafyasının yaşam alanının eseridir, Dersim tarihi katliamlar, suçlar, acılar tarihidir “ dedi .
Moğol saldırılarında, Selçuklu ve Osmanlı Devleti zamanında Dersim`de hep katliamların yaşandığını anlattı. Artık bu çatışmalar bitsin halk köylerine geri dönsün dedi.
Daha sonra Nisan ayında Dersim`de şehit düşen DHKC gerillası Çayan Gün`ün babası Kemal Gün söz alarak “1962`de Dersim`nden zorunlu göç ettik, bizi yerimizden ettiler ama sürgün ettikleri bu ailenin evladı nisan ayında geri döndü ve bu topraklarda kanı aktı, canını verdi. Çayanlar`la onur duyuyorum. 8 kardeşin 8`ni de şehit versek bu toprakları bırakmayacağız “dedi. Kemal Baba`nın bu sözleri alkışlarla karşılandı. Panele yaklaşık 80 kişi katıldı.
İkinci gün sahne programında sahneye çıkan Hasan Ferit Gedik Uyuşturucuya Karşı Savaş Ve Kurtuluş Merkezi çalışanı çalışmalarından bahsetti. Uyuşturucuya karşı savaş açtıklarını ve tamamen ilaçsız yöntemlerle tedavi yaptıklarını anlattı. Halka dayanışma çağrısı yaptı ve stantlarına davet etti.
Daha sonra Halk Cephesi adına yapılan konuşmada “ bu festivali yozlaşmaya karşı kendi değerlerimize sahip çıkmak için yapıyoruz. Emperyalizm uyuşturucu , fuhuş kumar ve her türlü pisliği ile bizim gençliğimizi teslim almaya çalışıyor. Özellikle Dersim gençliğini böyle yok etmek direngen damarını kesmek istiyor. Ama bu ülkede halkını vatanını seven devrimciler var. Biz halk olarak milyonlarız derelerimize barajlarla kilit vuruyorlar, milyonlara set kurabilirler mi? Bizim örgütlü gücümüzü yenebilirler mi? Bunu asla başaramazlar. Biz birlikte çok büyük bir gücüz, bu festivali sizinle beraber Hozat`ta düzenlerken pek çok zorlukla karşılaştık. El ele verince tüm zorlukları nasıl aştığımızı gördük. Festivalin Dersim`de olmasının ayrıca bir önemi var, Şahanların diyarındayız, onların ayak bastığı yerlerden geçiyoruz. Selam olsun Dersim`in yiğit evlatlarına.
Burada sizinle olmaktan onur duyuyoruz, gurur duyuyoruz” denildi.
Konuşmadan sonra İzmir Dev-gençli kadın efeler umudun zeybeğini oynayarak Ege`nin dağlarının efelerinin direnişini Dersim dağlarının direnişiyle birleştirdiler.
Son olarak sahneye umdun türkülerini söyleyen, Dersim halkının dört gözle beklediği Grup Yorum çıktı. Grup Yorum`un sahneye çıkmasıyla coşku arttı. “türküler susmaz halaylar sürer” sloganlarıyla sahneye çıkan Grup Yorum yaptığı konuşmada son dönemde AKP`nin kendi kitlesinden başka kitlenin sokağa çıkmasına izin vermediği, canlı bomba IŞİD korkusuyla halkı sokağa çıkamaz hale getiremeye çalıştığı söylendi.
“Mahirleri , Denizleri İbrahimleri katlettiler, Dayılar İdiller çıktı, onlar şehit düştü, Şafaklar Elifler, Onurlar Çayanlar çıktı. Bu topraklarda hep halkın onurlu yiğit evlatları oldu” denildi.
O gün Hozat`ta düğünü olan bir çift de sahneye davet edildi.
Festivale ev sahipliği yapan Hozat`ın belediye başkanı sahneye çıkarak Grup Yorum`a teşekkür etti ve her zaman Grup Yorum`un yanında olacağını söyledi. Grup Yorum`un bir türküsüne eşlik etti.
Konser Kürtçe ve Zaca türkülerle devam etti. Ovacık`ta gerillalar şehit düştüğü için halay parçalarının söylenmeyeceği kavga türkülerinin toprağa düşen tüm yiğitler için söyleneceğini dile getiren Grup Yorum son olarak sahneye alandaki çocukları ve festivalde emeği geçen festival gönüllülerini çağırdı. Çawbella marşının birlikte söylenmesiyle, “Grup Yorum halktır susturulamaz” , “Dersim`de savaşan gerillaya bin selam” sloganlarıyla festival sona erdi. Konsere yaklaşık 3 bin kişi katıldı.








