7
AKP Faşizmi Kendi Çürümüş Kültüründen Beslenen Planlarla ‘Ağaç Kökü Yesinler’ Dediği Halkın Kültüründen Beslenen Direnişi Bitiremeyecek
İnsanlık on binlerce yıl önce tarih sahnesine çıktığından beri yoluna ezen ezilen çelişkisi ile devam etmiş, sınıfsal olarak var olmuş. Hani diyoruz ya tarih sınıflar mücadelesidir diye tam da bu!
İnsanlık on binlerce yıl önce tarih sahnesine çıktığından beri yoluna ezen ezilen çelişkisi ile devam etmiş, sınıfsal olarak var olmuş. Hani diyoruz ya tarih sınıflar mücadelesidir diye tam da bu!
Tarih öncesi sınıfsız toplumda çelişki doğa ile insan arasındadır. Ne zamanki üretim araçlarının gelişimine bağlı ürün fazlası ortaya çıkmış; güçlü olan üretim araçlarını elinde bulunduran birileri yani taşı, yani mızrağı elinde bulunduranlar bu hayvanlar benim, bu elmalar benim demişler, ürünü özel mülkiyetlerine geçirmişlerdir. İşte o an ürünü kendi mülkiyetine geçirenle, ezenler üründen mahrum edilenler ezilenler olmuştur. Bu artı ürüne el koyuş ezilenlerin buna ses çıkarmamasını sağlamak için ezenler tarafından hem fiziki hem ideolojik olarak saldırıya dönüşmüştür. Ezilenler bu saldırı karşısında direnişe geçmişlerdir. İşte o ilk direniştir Nuriye, o direniştir Semih! Nuriye Semih o ezilendir, tarihsel köküdür ezilenlerin.
Egemenler o zamandan beri direnişin kökünü kurutmak için devlet oluşumuna gitmişlerdir. Tarih içinde köleci devletler böyle doğmuş bu devlet feodal devlete, feodal devlet kapitalist devlete dönüşmüştür. Ezen ezilen mücadelesi formlar değiştirip, içerik olarak devam edip 9 Kasım 2017 Yüksel Caddesi’nde Nuriye’ye dönüşmüştür. Nuriye’nin gözündeki o ışık Spartaküs’ün ışığı, o gözdeki ışık Bedrettin’in ışığı, o ışık Kızıldere’nin ışığıdır.
O ışık haklıların, ‘Haklıyız Kazanacağız’ diyenlerin ışığıdır. O ışığa koşanlar oldu, o ışığa ses olanlar oldu. O ses, tarihte ‘dönen dönsün ben dönmezsem yolumdan’ diyen Pir Sultanların sesi, o ses ‘ya istiklal ya ölüm’ diyen Anadolu halkının sesi, o ses ‘dönmeye değil ölmeye geldik’ diyenlerin sesi, o ses ‘kurtuluşa kadar’ diyenlerin sesi, o ses Semih’in sesi.
Nuriye ışık, Semih ses oldu. Gözümüze, kulağımıza bilincimize girdi. O ses zaferin sesiydi, o ışık zaferin ışığıydı. Bir kez daha tarihin akışı durdurulamamıştı. Halk ırmağı akıyordu kendi okyanusuna. O ırmağa atladı Acun, Veli, Mehmet, Nazife, Nazan… Yüzünü yıkadı Perihan Teyze. Susayanlar içti suyunu ırmağın. Unutanlar ırmağın sesini; hatırladı anılarını, kararan kalpler kendine geldi. Daldılar ırmağa, ırmak arındırdı, bereket oldu Anadolu topraklarına, çağlayarak ırmak. Anadolu toprakları yeşerdi, tohumlar verdi. Yüksel’den Türkiye’ye, Türkiye’den dünyaya Nuriyeler Semihler çoğaldı. Egemenler durduramadı bu yürüyüşü, tarihin yasası işliyordu: Zulüm varsa direnişte vardır.
AKP faşizmi çeşitli yöntemler denedi Yüksel Direnişini zayıflatmak ve bitirmek için, şimdide başından beri kullandığı para cezası yöntemini direnişi izleyenler üzerinde yaygınlaştırmaya başladı. Direnişçilerin çevresinde, direnişi izleyenlere para cezası yağdırmaya başladı. Aç bırakırım, o ışığa bakmayın, o sesi duymayın diyor. Yani sağır olun, kör olun; Nuriye’nin ışığını görmeyin, Semih’in sesini sakın duymayın diyor. Direnişçilerin sudaki yüzüşünü izlemeyin, Nazan’ın gülüşünü hiç görmeyin. Mehmet’in cesaretini sakın ama sakın izlemeyin. Hele o yaşlı, gözaltına almaya korktukları Perihan teyzeyi sakın görmeyin. Sakın çoğumuzun adını bile bilmediği her gün alana işimizi geri istiyoruz dövizini getiren adsız kahramanı hiç tanımayın. Her gün işkence gören başı eşarplı kızın sakin sessiz ama onurlu duruşunu izlemeyin. Sakın seksenine merdiven dayayan Perihan teyze ve daha on altısına gelmeyen gençlerin kol kola girmesini izlemeyin diyor.
Bak diyor izliyor mu KESK! Sizde izlemeyin diyor susun KESK gibi. Susun; biliyorum diyor egemenler susmak onaylamaktır diyor, susarsanız kemik yalatırım diyor; ama susmuyor Yüksel Direnişçileri, susmuyor halk her gün bağırıyor Emekçiyiz haklıyız kazanacağız!
Halkını ve onurunu satanlar, işkenceci polislerinin ‘açıklamaya yarım saat kala başlayarak etrafta duranlara, orada olmadıkları günlerde bile para cezası kesme’ fikriyle direnişi bitireceğini sanıyor. Gözaltılar, hapisler, işkenceler, tehditler, tutuklamalar bitiremedi direnişi. Direniş her gün kendi içinde yeni zaferler kazandı. AKP faşizmi kendi çürümüş kültüründen beslenen planlarla ‘ağaç kökü yesinler’ dedikleri halkın kültüründen gelen direnişi bitiremeyecek.
Biz Haklıyız Biz Kazanacağız!
İşimizi Geri İstiyoruz!
Nuriye Semih İşe Geri Alınsın!
Yaşasın Yüksel Direnişi!
Kamu Emekçileri Cephesi
