Home açıklamalarHalkın Hukuk Bürosu Açıklama

Halkın Hukuk Bürosu Açıklama

by halkinkutuphanesi
0 comments
                                                                                 
Av. Günay DAG (İstanbul Barosu-42080)
KONU: 13 gündür gözaltında tutulan müvekkillere uygulanan işkence ve
Kötü muamele hakkında talebimizdir.
AÇIKLAMALAR
1-Müvekkiller HAYDAR YILDIRIM, SEVAL ARACI, GÜLBEYAZ KARAER, MELEK GÜÇLÜ SANCAK,
MERiH CENGiZ, ERKAN KONUKÇU, DiLAN EKiN, AYTAÇ ASAN, ONUR CAN KAPLAN VE UGUR
KAN, 22.1
.2017 tarihinde Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 2016 / 17413 soruşturma sayılı
soruşturması kapsamında gözaltına alınmıştır
.
2- ifade işlemleri 29-30 Ocak 2017 tarihlerinde tamamlanmış olmasına rağmen müvekkiller 13
gündür Mersin Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’nde gözaltında
tutulmaktadır.
3- Müvekkiller gözaltına alındıkları andan itibaren işkenceye maruz kaldıklarını, bu durumun
halen devam ettiğini beyan etmektedir.
4- Müvekkiller ile 01.02.2017 günü yaptığımız görüşmede tarafımızca tespit edilen ve
müvekkiller tarafından bize sözlü olarak aktarılan ayrıca fotoğraf çekilmek suretiyle de tespit


5- Müvekkiller haksız olarak gözaltına alınmalarını ve sürekli olarak fiziki ve psikolojik işkenceye
maruz kalmalarını protesto etmek amacıyla 13 gündür açlık grevinde olduklarını; açlık grevinde
bulunanların mutlaka temin etmesi gereken ve bunların sağlanmasında yasal zorunluluk
bulunan suyun zaman zaman verildiğini ancak şeker ve tuz gibi diğer temel yaşamsal
ihtiyaçlarının karşılanmadığını, bunların kendilerine verilmediğini; bu durumu protesto etmek
amacıyla 31.1
.2017 tarihinden itibaren su içmeyi de kabul etmediklerini; su, şeker ve tuz
kaybına bağlı olarak ağır derecede halsizlik, baş dönmesi, mide bulantısı, kusma gibi
yakınmalarının olduğunu ve zaman zaman baygınlık geçirdiklerini beyan etmişler, bu durum
tarafımızca da gözlenmiş ve fotoğraf çekilmek suretiyle de tespit edilmiştir.
6- Müvekkillerden Seval ARACI su, şeker, tuz gibi temel-yaşamsal ihtiyaçlarının karşılanmaması
nedeniyle aşırı kilo kaybı, halsizlik, mide bulantısı, kusma, burun kanaması gibi yakınmaları
olduğunu, üç gündür bu şikâyetlerinin arttığını, sürekli kustuğunu ve zaman zaman baygınlık
geçirdiğini belirtmektedir. Müvekkil ile aynı yerde gözaltında tutulan diğer mağdurların
anlatımları ve müvekkilin gözle görülen fiziksel durumu da anlatımlarını doğrulamaktadır
.
7- Müvekkillerden Haydar YILDIRIM, ekte sunduğumuz raporlardan da anlaşılacağı üzere ağır
sağlık sorunları yaşamaktadır. Kendisine atipik psikoz teşhisi konulmuş olup 80 fonksiyon kaybı
bulunmaktadır. Buna rağmen müvekkil Haydar YILDIRIM 13 gündür halen gözaltında
tutulmakta, fiziksel ve psikolojik işkenceye maruz bırakılmaktadır. Su, şeker, tuz gibi temel-
yaşamsal ihtiyaçlarının karşılanmaması nedeniyle kilo kaybı, halsizlik. Mide bulantısı, baş
dönmesi, yüksek tansiyon gibi yakınmaları olduğunu ve zaman zaman baygınlık geçirdiğini
belirtmektedir.
8- Müvekkillerin emniyetteki ifade işlemleri 2930 Ocak 2017 tarihlerinde tamamlanmış olup bu
tarihten itibaren gözaltında tutulmalarını gerektirecek bir soruşturma işleminin bulunmaması
karşısında halen devam eden gözaltı durumu keyfilik arz etmekte olup haksız gözaltı
niteliğindedir. Soruşturma kapsamında halen yakalanmayan, yakalanması muhtemel “firari”
şüpheli/erin bulunması olası ise de bu durum dahi müvekkiller açısından devam eden gözaltı
durumunun haksız gözaltı haline dönüşmesine engel değildir. Yani müvekkillerin halen devam
eden gözaltı durumu zorunluluk değil artık keyfilik arz etmektedir.


9- 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu 94/1 maddesinin düzenlemesi, Avrupa insan Hakları
Sözleşmesi’nin (AİHS) işkence yasağını düzenleyen 3. Maddesi,
işkence Ve Diğer
Zalimane
, insanlık Dışı Ya Da Aşağılayıcı Muamele Ve Cezanın Önlenmesine Dair Birleşmiş
Milletle
r Sözleşmesi vs. uluslararası belgelerdeki düzenlemeler ve Avrupa insan Hakları
Mahkemesi’nin (AİHM) konuyla ilgili içtihatları ve Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nin 6.11.2013 tarih
ve 2013/13411 esas, 2013/26551 karar sayılı Engin ÇEBER kararında belirttiği
hususlar nazara alındığında, yukarıda anlatılan, müvekkillerin maruz kaldığı tüm fiillerin
işkence suçunu oluşturduğu açıktır.
10- Tüm bu hususları da ifade etmek suretiyle 03/02/2017 tarihinde soruşturmayı yürüten
savcılık makamına yaptığımız başvuru incelenmek ve değerlendirilmek üzere Sulh Ceza
Hakimliği’ne gönderilmekle iş bu başvuruyu yapma zorunluluğu doğmuştur.
SONUÇ VE ISTEM: Yukarıda açıklanan nedenlerle, müvekkillere yönelik işkence ve kötü
muamele suçlarının işlenmeye devam ettiği de nazara alınarak, 1136 Sayılı Avukatlık
Kanunu’nun 95/21. maddesinde Baro Yönetim Kurullarının görevleri arasında sayılan “Hukukun
üstünlüğünü ve insan haklarını savunmak, korumak ve bu kavramlara işlerlik kazandırmak ”
olarak ifade edilen görevlerinizin gereğini yerine getirmenizi talep ederiz.
Saygılarımızla,

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Yorum Bırakın

Focus Mode