Bana, gözaltına alındığım basın açıklamasını ve ardından düzenlediğim imza kampanyasını soruyorlar. Tabi bu beni epey sinirlendirdi. Neler söylediğimi tam hatırlamamakla beraber, bunların suç olmadığını, açıktan bana gözdağı verilmeye çalışıldığını, bu sözde “güvenlik” gerekçesine çocukların dahi inanmayacağını söylediğimi hatırlıyorum. Bana çok duygusal davrandığımı, dosyamın zaten kabarık olduğunu, bu eylemlere devam etmememi tavsiye ettiklerini söylediler. Benim ne cevap verdiğimi tahmin etmek zor değil sanırım. Bir hışımla çıktım ve çadırıma döndüm. Sonra ziyaretçilerim gelmeye başladı. Okuldan arkadaşlarım geldiler, çok sevindim. İki aydır uzakta olduğum okulumdan haberler getirmeleri içimi ısıttı. Yemek esnasında sendika yönetiminden bir kadın arkadaş geldi, sendika çevresinden direnişimi yok saymayan az kişiden biri, daha önce imza masasına da gelmişti. Onunla sohbet ederken, 4 gündür benimle gündüz nöbetçisi olarak kalan ve artık dinlensin diye eve yolladığımız Mehmet abim geldi, ‘beni büyüledin, evde duramıyorum’ diyor. Artık bu düşkünlüğü bana mı, direniş çadırına mı kazanınca göreceğiz. Bugun sendikadan da aradılar, Valiliğe yazı vereceklermiş. Ara kararla işime iademi talep ediyorlar. Çok düşündüm, acaba bu benim aklıma neden gelmedi diye! Tutmuş yağmur çamur içinde mücadele etmeye, sesimi duyurmaya çalışıyorum! Akşam da şiir ve öykü okuma etkinliğimiz vardı. Ben de Rıfat Ilgaz’ın ‘Aydın mısın’ şiirini okudum. Edebiyat öğretmenlerim görse çok duygulanırlardı eminim. Uzun yıllar şiir okumak konusunda kaçınmıştım ama o kadar keyifli bir akşam oldu ki ben de kendimde o cesareti buldum. Bir günü daha böyle noktaladım.
Hatice Yüksel’in Çadır Günlüğü
10
Açığa Alınmamın 58. Günü
Çadır Direnişimin 9. Günü
Uzun bir gece geçirdim. Dün gece sanki bedava içki dağıtılmış gibiydi. 3 tane sarhoşla ayrı ayrı uğraşmak zorunda kaldık. İçki içip siyaset konuşmak isteyen soluğu çadırda almıştı. Rahatsız ediciydi ama sarhoş geçiştirmek ve kovalamak konusunda giderek iyi oluyorum. Tabi böyle bir gece geçirdikten sonra sabah yağmurla ve soğukla uyanmak çok hoşuma gitti diyemem. Kahvaltıdan sonra Milli Eğitim Müdürlüğü’nün yolunu tuttum. İki müfettiş karşıladı beni, ifade vermek için değil soruşturma konusunda bilgi almak için gittiğimi söyledim.
previous post