7
Eda Yüksel’in anısına 4.sü düzenlenen Halk için Bilim, Halk için Mühendislik Mimarlık Sempozyumu; 24-25 Aralık tarihlerinde Küçükarmutlu Cemevinde yapıldı. Bağımsızlık, demokrasi ve sosyalizm mücadelesinde şehit düşenlerin anısına yapılan saygı duruşu ve Halkın Mühendis Mimarlarının açılış konuşmasının ardından kentsel dönüşüm ve yıkım gündemli ilk oturuma geçildi. Oturumda ilk olarak Halk Cephesi Uluslararası İlişkiler Komitesi’nden Cansu Güneş Seferoğlu söz aldı ve Kürdistan’daki katliamlardan, sokağa çıkma yasaklarından, zorunlu göçten ve TOKİ’nin bu bölgede planladığı kentsel dönüşümden bahsetti. Ardından Baltalimanı Mahallesi Muhtarı Ali Haydar Arslan, Bakanlar Kurulu kararıyla Küçükarmutlu’nun riskli alan ilan edilmesini, devletin kentsel dönüşüm adı altında yıkım saldırısı hazırlığında olduğunu, buna karşı yapılanları ve yapılacakları anlattı. Sonrasında Halkın Mühendis Mimarlarından Cem Dursun, Küçükarmutlu’ya yapılan saldırıların ilk olmadığını, son da olmayacağını belirtti ve mahalle halkının evlerini yıktırmamak için direnmekten başka seçeneğinin olmadığını anlattı. Son olarak Halkın Hukuk Bürosu avukatı Aytaç Ünsal, faşizmle yönetilen bir ülkede hukukun hiçbir hükmünün kalmadığını söyledi ve belirleyici olanın Armutlu halkının direnişi olduğunu belirtti. Sempozyumun ilk günü akşamında Grup Yorum küçük bir konser verdi.
Sempozyumun ikinci günü, Çevre ve Enerji oturumu ile başladı. Oturumda ilk sözü Halkın Mühendis Mimarları Enerji Komitesi’nden Kenan Emre Üstündağ aldı ve emperyalizmin enerji politikalarını anlattıktan sonra Halkın Mühendis Mimarlarının geliştirdiği Hasan Ferit Gedik rüzgar türbini hakkında bilgi verdi. Ardından Dersim’in Hozat ilçesindeki Karsel köyünde yapılan ve evin elektrik ihtiyacını karşılayan su türbini ile ilgili bir video gösterildi ve Halkın Mühendis Mimarları Enerji Komitesi’nden Olcay Abalay, su türbinini geliştirme sürecini ve Karsel köyünde yaşadıklarını anlattı. Sonrasında İzmir Halkın Mühendis Mimarlarının sobalı evlerdeki gaz zehirlenmelerine karşı geliştirdiği karbon monoksit detektörünü tanıtan bir video izlendi. Ardından İzmir’den gelen emekli öğretmen Ahmet Yaparoğlu, güneş ışınlarından yüksek dereceli sıcaklık elde edilebilen Güneş Ocağı çalışmasını anlattı. Son olarak Halkın Mühendis Mimarlarından Uğur Toğluk, Siirt’in Şirvan ilçesinde gerçekleşen bakır madeni katliamı ile ilgili konuştu. Ailelere taziye ve dayanışma ziyaretinde bulunmak ve katliamın gerçekleştiği maden ocağında incelemeler yapmak için gittikleri Şirvan’da 2 gün keyfi biçimde gözaltında tutulduklarını, ama buna rağmen ailelerle dayanışmalarının engellenemediğini söyledi. Katliamdan önce madencilerin köle gibi çalıştırıldığını, hiçbir güvenlik önleminin bulunmadığını, göz göre göre 16 insanın üzerine 2,8 milyon metreküp toprak yığılarak katledildiğini anlattı.
Verilen aranın ardından yapılan atölye çalışmasında Boğaziçi Üniversitesi öğrencisi Doruk Doğrular, sabun yapımını anlattı. Ardından başlayan Bilim ve Teknoloji oturumunda ilk olarak Marmara Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gültekin Çetiner, kapitalist sistemdeki eğitimin akıl dışılığı ve sistemin yarattığı tüketim bağımlılığı üzerine örnekler verdi. Ardından Alternatif Bilişim Derneği’nden Oğuz Demirkapı, sansür ve gözetlemeye karşı güvenli ve erişilebilir internet kullanımının nasıl olması gerektiğini anlattı. Son olarak Halkın Mühendis Mimarlarından Barış Yüksel, teknolojinin Marksist bakış açısıyla analizi üzerine bir sunum yaptı. Teknolojinin gelişim aşamalarından bahsetti ve insan faktörü olduğu sürece teknolojinin ne kadar gelişmiş olursa olsun dünya halklarını yenemeyeceğini vurguladı.
2 gün boyunca süren sempozyuma toplam 100 kişi katıldı.















