Home açıklamalarHalk Meclisleri Açıklaması

Halk Meclisleri Açıklaması

by halkinkutuphanesi
0 comments

Yüksel Direnişçilerini ve Devrimci Kamu Emekçilerini İhraç Eden KESK Yöneticileri Oportünizmin Tarihini Yazıyor!

 

KESK yürütme, oportünizmin nirvanasıdır, artık.Lâkin,

Dayı’mızın, oportünizm ve reformizm için ifade ettiği üzere ‘akıllı solculuk’, ‘bedelsiz devrimcilik’ tanımına dahi kök söktürmektedir. 
 

Direnmeye, bedel ödemeye sıra gelince bir bakarsınız ki, 

uluslararası uyuşturucu sevkiyatının Türkiye bakanı, işkenceci başı Soysuz şefleri oluverir. Yanında boy boy fotoğraflar çektirerek ve işbirliklerini açıktan ilan etmekten hiç çekinmezler. Ve, Bir bakarsınız ki, o anlaş mutluluk pozları anında unutuluverir. Faşist bir mafyacının ve bir gazeteci müsveddesinin düzenle olan kirli ilişkilerini bir bir itiraf etmesiyle teşhir olan, itibar kaybeden şeflerine sırtlarını dönmekte hiç gecikmezler.  Güvenli limandan hızlıca ayrılma vakti gelmiştir, artık. Oportünizm tarihinde böyle hızlı bir dönüş görülmemiştir. Hiç tartışmasız, itirafnameler gündeme düşene kadar işbirlikçiler için her şey yolunda idi. 

 

Duyduk, Duymadık Demeyin, Ama İnanmayın da KESK Yürütme Kurulu Soysuz’un İstifasını İstiyor!

 

KESK yürütme kurulu, 22 Haziran tarihinde internet sitelerinde bir açıklama yayınlayarak umulmadık bir şeye imza atıyor. Kötü gün dostları olan ‘soysuz’un istifasını istiyor. Yayınladıkları açıklamanın ana konusunu ise Süleyman Özışık’ın binlerce ihraç dosyasına OHAL komisyonundan nasıl iade kararı aldırttığı itirafı oluşturuyor. Bununla birlikte Özışık’ın iade kararlarını kimin talimatıyla nasıl çıkarabildiği sorgulanıyor. Başlarına taş düşmüş olsa gerek, devrimci sendikal çizgiden korunmak için sığındıkları ve beraber bir takım anlaşmalara imza attıkları güvenlik şeflerinin kirli ilişkilerini keşfetmekte bu kez zorlanmıyorlar. Yazık ki, istifa çağrısı yapmak zorunda kalıyorlar. 

 

Amerikancı, Natocu partilerin ve örgütlerin toplamı olan bir yürütmeden ne beklersiniz ki;
Nitekim, Amerikan emperyalizmi işgal ettiği Ortadoğu topraklarında duruma göre nasıl pozisyon belirliyorsa KESK yürütme de aynısını yapıyor. Yani tamamıyla, konjonktürel. O gün, o saat hangisi doğru ise hayata geçirmek an meselesidir. İlke, kural, hak getire..


KESK Yürütmeye Göre;İktidar Suç Üstü Yakalanmış, Kazanacak ve Geri Döneceklermiş..

Açıklamalarında ki son kısmında ‘biz kazanacağız, geri döneceğiz’ diyorlar bu kez hamasetin nirvanasına ulaşıyorlar.
Hamasete dayalı ve kelime oyunları ile süslü hiç bir açıklamanız sizi kurtaramaz. İstediğiniz kadar bu türden açıklama yapın ve suç duyurusu kandırmacasında bulunun, faşizm ile olan açık iş birliğinizin üstünü örtemezsiniz. Bundan böyle ne üzerinizdeki işbirlikçilik lekesini silebilir ne de oportünizmde nirvana yaptığınız gerçeğini değiştirebilirsiniz.  

Yapılan açıklama o kadar zorlama ve yapmacık ki yangından adeta mal kaçırırcasına, alenileşmiş işbirlikçilik suçlarını gizleme ve bilerek kaptırdıkları paçayı kurtarma niyeti üzerine kurulmuştur. Halbuki, Süleyman Özışık denilen gazeteci müsveddesinin önceden ve uzun bir süredir Soysuz’un has adamı olduğu herkesçe bilinmektedir.  Kuşkusuz yine ihraç dosyalarında iade kararlarının nasıl ve kimin talimatıyla verildiği yine uzunca bir süredir bilinmektedir. KESK’de tüm bunların çok iyi farkındadır. Yeni öğrenmiş gibi yapmaktadırlar. Bu açıdan bakıldığında asıl suçüstü yakalananın KESK olduğunu rahatlıkla ilan edebiliriz. 


KESK Yürütme Kuruluna;
Siz en başından itibaren kaybettiniz. AKP faşizminin ilan ettiği OHAL ile birlikte yarattığı KHK zulmüne karşı protestocu, sivil toplumcu göstermelik, dostlar alışverişte görsün tarzı etkinlikler dışında hiç bir şey yapmadınız. OHAL koşullarında, sokağa çıkmanın neler getirebileceği noktasında, büyük soru işaretlerinin olduğu bir zamanda KHK’lı ihraçların sokaktaki sesi olma konusunda tereddüt etmeyen ve bu uğurda bedenlerini dahi ölüme yatıran Yüksel direnişçilerine ise saldırdınız. Velev ki, faşizmin direnişçilere hemen hergün uyguladığı işkence yöntemlerini onlara bizzat uygulayan yine siz oldunuz. Yetmedi, komplo dosyalara ortak olup direnişçilerin tutsak düşmelerine yol açtınız. En sonunda da onları sendikalarından ihraç etme haysiyetsizliğine eriştiniz. AKP faşizmi ile ilk başlarda gizli saklı yürütmeye çalıştığınız işbirliğinizin programıdır bütün bunlar. Ve bütün bunları adım adım hayata geçirdikten sonra faşizm ile açıktan işbirliğinde sakınma görmediniz. Şimdi ise o en kötü gününüzde sizin yanınızda olan bir halk düşmanını, bırakın halk nezdinde yeterince teşhir olmasını, faşist partisince dahi istenmediği gerçeğini de fırsat bilip manevra yapıyorsunuz.

Halk Meclisleri olarak direniş düşmanlarına son sözümüz şudur;
Biz kazanacağız, HALK KAZANACAK!
Eylemde süreklilik ilkesiyle, bedel ödeyen militan çizgisiyle dostlarına güven, halk düşmanlarına korku salan Yüksel Direnişçileri kazanacak, Devrimci Kamu emekçileri kazanacak ve tüm ihraçlar geri dönecek. 

İşbirlikçilik, Şerefsizliktir!
Yüksel Direnişine Düşmanlık, Halka Düşmanlıktır!
İşbirlikçi Kesk Yöneticileri Halka Hesap Verecek!
Devrimci Kamu Emekçilerine Düşmanlık, Sınıfa Düşmanlıktır!
İşbirlikçi Kesk Yöneticileri Sınıfa Hesap Verecek!
Emekçiyiz, Haklıyız, Kazanacağız!

HALK MECLİSLERİ

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Yorum Bırakın

Focus Mode