10
Zulme susarsa
Ne yaşar bu can!
Adalet yoksa, hayat ne?
Emperyalizme göbekten bağlı, yeni-sömürge ülkemizde her gün saldırısına maruz kaldığımız bir faşizm var. Zengini daha zengin, yoksulu daha yoksul yapan bu sistemde faşizm azgınca üzerimize saldırıyor. Sağlıktan, eğitime; ulaşımdan, örgütlenmeye dair birçok hakkımız devlet tarafından gasp ediliyor. Hatta en temel hak olan yaşama hakkımız dahi elimizden alınıyor.
Her gün ölüyoruz! Daha kundaktayken Kübra bebekler gibi açlıktan ölüyoruz. Camları kırık kerpiç evde Ayaz bebek ile soğuktan ölüyoruz! Van’da ambulans gelmediği için hayatını kaybeden Muharrem’in cansız bedeni babasının sırtında çuvalla taşınırken ölüyoruz! Okul harçlığımızı çıkarmak için çalıştığımız inşaatın katından düşüp can veriyoruz! Yerin metrelerce altında, madenlerde ekmek parası için iş cinayetlerinde ölüyoruz! Mevsimlik tarım işçisi iken, işimize varmadan yolda can veriyoruz! Uyuşturucu çetelerine karşı savaşırken ölüyoruz! Ekmek, adalet, özgürlük istiyoruz, katlediliyoruz!
Peki ya adalet? Adalet nerede?
Adalet gözleri bağlı, kulakları sağır; bir elinde kılıç bir elinde teraziyle karşımızda öylece duruyor. Adaletin kantarı ise bozuk, çalışmıyor! Fakat terazinin bir tarafında ezilen bizler; adaletin gözünü açacak, yüzünü fularla kapatacağız! ADALET İSTİYORUZ, ALACAĞIZ!
Berkin için, Hasan Ferit Gedik için, Haziran Ayaklanması’ndaki şehitlerimiz için adalet istiyoruz!
Soma’da, Ermenek’te, Torunlar’ da ve daha nice iş cinayetlerinde katledilen işçiler için adalet istiyoruz!
Kürdistan’da direnen Kürt halkımız için istiyoruz adaleti! Suruç’ta katledilen gençlerimiz için soruyoruz adaleti!
Karadeniz’ de yaylası için direnen Havva ana için, Nükleer Santrallere karşı çıkan halkımız için adalet istiyoruz!
Hangi dağ efkarlıysa oradayız,
Perişan edilen her şey bizimdir!
Nerede haksızlık varsa, hak yerini bulsun diyedir bu adalet özlemimiz!
Bu ülkede adalet yok! Biliyoruz! Aynı adaletsizliğin, biz Mühendis Mimarlar için de olmadığının farkındayız.
Ülkemizde her yıl yaklaşık 85 bin mühendis mimar meslektaşımız mezun oluyor. Meslektaşlarımızdan {68a2df0264e42a43364465b1ee94f7beb72604cbb3dc0a85dda380c193c809af}30-35’ işsiz, {68a2df0264e42a43364465b1ee94f7beb72604cbb3dc0a85dda380c193c809af}30-35’i ise kendi mesleği dışında bir alanda çalışıyor. Mühendis, mimar ve şehir plancıları olarak birçok mesleki ve ekonomik sorunlar ve adaletsizlikler yaşıyoruz:
– FAZLA MESAİ YAPIYORUZ. Haftada 60-70 saat çalışıyoruz; ama bunun karşılığını alamıyoruz.
– ÇOK SIK İŞ DEĞİŞTİRİYORUZ. Sorunlarımıza iş değişikliği ile çözüm arıyoruz. Fakat yeni iş yerimizde de aynı sorunları yaşıyoruz.
– MESLEK ONURUMUZU SAVUNAMIYORUZ. Halkın ihtiyaçları için değil patronun ihtiyaçları için çalışıyoruz. İşten atılmamak uğruna doğru bildiğimizden taviz veriyor, mühendislik biliminin gereklerini yerine getirmiyoruz.
– KADIN MÜHENDİS MİMARLAR OLARAK DAHA FAZLA SÖMÜRÜLÜYORUZ. Bize yönelik ayrımcılık, iş ilanlarına da yansıyor. Erkek meslektaşlarımıza göre çok daha az ücretle çalışıyor, daha fazla sömürülüyoruz.
– MÜHENDİSLİK MİMARLIK ÖĞRENCİLERİ OLARAK GELECEKSİZ BIRAKILIYORUZ. Okulumuzu bitirince bir iş bulup geçinebileceğimiz hayalleriyle kandırılıyoruz. Mezun olduktan sonra ise kendimizi sertifikalandırmak için kurumlara paralar ödeyerek belgeler satın almak zorunda bırakılıyoruz, çoğumuz işsizler ordusuna katılıyoruz.
– İŞ CİNAYETLERİNDE ÖLÜYORUZ. İşçi sağlığı ve güvenliği önlemleri maliyeti artırdığı için patronlar tercih etmiyor. Biz de aynı koşullarda çalışıyoruz. Her yıl binlerce meslektaşımız işyerinde kaza geçiriyor. Onlarcası ölüyor.
– VATANIMIZIN YAĞMALANMASINA KARŞI ÇIKAMIYORUZ. AKP ve emperyalistler ormanlarımızı, suyumuzu, evlerimizi, parklarımızı, su havzalarımızı yağmalıyor.
– MESLEKİ DENETİM YETKİLERİMİZ ELİMİZDEN ALINIYOR. Yetkilerimizin elimizden alınması demek halkın bozuk asansörlere binmesi, her an patlayabilecek LPG’li araçlar kullanması, depreme dayanıksız binalarda oturması, kansere sebep olan gıdalar tüketmesi, doğaya zarar veren santraller kurulması demek oluyor. Mühendislik mimarlık emeğinin işlevsiz hale gelmesi, ucuzlaması, ihtiyaç dışı kalması demek oluyor.
Emeği sömürülen, meslek onuru çiğnenen, iş cinayetlerinde katledilen tüm mühendis-mimarlar için ADALET İSTİYORUZ!
Ve biz Halkın Mühendis Mimarları olarak tüm bu haksızlıklara boyun eğmeyerek “İşsizliğe Düşük Ücretle Güvencesiz Çalıştırılmaya Karşı Mühendis Mimar Meclisinde Birleşelim. Rant için Değil Halk İçin Mühendis Mimarlık” kampanyasını başlattığımız için yargılanıyoruz!
HALKIN MÜHENDİS MİMARLARI DEĞİL, rant ve kar hırsları için doğayı ve insanlarımızı katleden ALİ AĞAOĞLU, ALP GÜRKAN, AZİZ TORUN, SAFFET UYAR GİBİ PARA BABALARI YARGILANSIN!
11 Mart’ta Berkin için Hayatı Durduralım boykotuna katıldığımız ve Berkin’e adalet isteğimiz için yargılanıyoruz! HALKIN MÜHENDİS MİMARLARI DEĞİL BERKİN’İN KATİLLERİ YARGILANSIN!
Gülsuyu’nda uyuşturucu çeteleri tarafından katledilen Hasan Ferit Gedik’ e adalet istediğimiz için gözaltına alınıyor, işkence görüyor ve içeri dahi almadıkları mahkeme tarafından yargılanıyoruz! HALKIN MÜHENDİS MİMARLARI DEĞİL, ÇOCUKLARIMIZI ZEHİRLEYEN, KATLEDEN UYUŞTURUCU ÇETELERİ YARGILANSIN!
Adalet istiyoruz!
Bozuk adalet yeter artık!
Acemi ellerle yoğurulan, iyi pişirilmemiş adalet yeter!
Yeter katıksız, kara kabuklu adalet!
Dura dura bayatlayan adalet yeter!
BU ÜLKEDE ADALET YOK, ADALET İSTİYORUZ!
ADALET İSTİYORUZ ALACAĞIZ!
YAŞASIN HALKIN ADALETİ!
RANT İÇİN DEĞİL HALK İÇİN MÜHENDİSLİK-MİMARLIK!
MÜHENDİSİZ-MİMARIZ, HAKLIYIZ KAZANACAĞIZ!
ANKARA HALKIN MÜHENDİS MİMARLARI