12
30 Mart Günü mahallemizi 7 teneke, 2 toma ve 1 otobüs çevik otobüsü ve sivil polisler ile kuşatma altına alan katil polislere cevabımız mahallemizin her tarafını 40 tane kızıl bayrağımızla donatarak yenilmezliğimiz olan Kızıldere pankartını asmak oldu.
Kızıl bayraklarımız sabahtan akşama kadar mahalle ve caddelerimizde dalgalandı. Pankartımız da akşama kadar kaldı gün boyunca. Katil polisler gelip akşam bayrakları toplayıp pankartı aldılar. Arkasından Halk Cepheliler; tekrar kızıl bayrakları ve pankartımızı astılar. Katil polisler esnaflara gidip “görmediniz mi, nasıl oraya asıyorlar vb.” şeklinde konuşarak rahatsız ettiler. Bu şekilde işbirlikçi yaratmaya çalışıyorlar. Halkımız işbirlikçiliğin ve ihanetçiliğin halk kültüründe yeri olmadığını biliyor. Kendi halkını, mahallesini faşizme teslim etmeyeceğini biliyor.
Korku yaratmaya çalışmalarına rağmen halkımızdan “ben görmedim, bilmiyorum, ben işimdeyim gücümdeyim” şeklinde cevap aldılar. Cadde üzerindeki esnafın birinin sandalyelerini kırarak tehdit etmişler.
Kızıl bayrakları gören halkımız alkışladılar. Mutlulukları gözlerinden okunuyordu. Her zaman yanımızda olduklarını söylüyorlardı. Halkımız bayrakların asılması esnasında “iyi yapıyorsunuz” şeklinde desteklerini belirttiler.
“Artık bu katillerin mahallemize girmesinden bıktık, usandık. Çekip gitsinler” şeklinde tepkilerini dile getirdiler. Esnafların alışveriş yapamamasından yakındılar. Halka korku vermeye çalıştıklarını söylediler.
Tüm ablukaya ve tehditlere rağmen Halk Cephelilerin pankartlarını ve bayraklarını asmasını engelleyemediler.
KIZILDERE İHTİLALİN YOLUDUR DÖNÜLMEZ
TESLİM OLMAYANLAR YENİLMEZ
ÇAYAN HALK CEPHESİ
