13
19-22 ARALIK 2000 HAPİSHANELER KATLİAMI: YA TESLİMİYET YA ÖLÜM!
DEVRİMCİ TUTSAKLAR ÖLDÜLER AMA TESLİM OLMADILAR!
Bundan 16 yıl önceydi. Bir gece vakti, 20 hapishaneye birden saldırdılar. Devrimci tutsakların bulunduğu bu 20 hapishaneye, duvarları kırarak, çatılardan gaz bombası, kimyasal gazlar atarak, diri diri yakarak girdiler. Tek hedefleri vardı; o da devrimci tutsakları, inançlarından, düşüncelerinden arındırıp teslim almaktı. O yüzden ya teslim olacaklardı ya da öleceklerdi. Ölüme meraklı değillerdi ama teslim olmak yerine ölümü tercih edenlerdi. Ölüm, o yüzden hiç uzak olmadı onlara. ‘84 yılında, ‘96 yılında ve 2000 yılında öldüler! Buca, Ümraniye, Ulucanlar’da katledildiler. Türkiye hapishaneler tarihi, katliamlar tarihidir. Hangi hükümet gelirse gelsin, ilk el attıkları yer olmuştur hapishaneler. Mutlaka yok edilmesi gereken yerlerdi buraları.
Peki neden? Neden bu kadar tehlikelilerdi devrimci tutsaklar? Neden yok edilmeliydiler? Oysa dört duvar arasındaydılar… Her yeri asker, gardiyan dolu, yüksek duvarlar, tel örgülerle çevrili… İstedikleri gibi işkence ediyor, katledebiliyorlar… İşte düşmanın tüm “gücüne” rağmen yenemedikleri, teslim alamadıkları, devrimci tutsakların beyinleri ve inançlarıydı. Onlar sadece tutsak değil, özgür tutsaklardı. Özgürlükleri beyinlerinde, yüreklerindeydi. Tel örgüler, yüksek duvarlar, saldırılar, katliamlar onların özgürlüklerini alamadı. Düşünmeye, üretmeye devam ettiler. Ve halen devam ediyorlar. Bugüne kadar yapılan tüm hapishane katliamlarının nedeni aynıydı elbette. Ama 19 Aralık 2000 Katliamı, tutsakları her şeyleriyle teslim almaktı. O yüzden tecrit işkencesiyle onları kimliksizleştirmek, yoldaşlarından ayırarak yalnızlaştırmak, düşüncelerinden arındırarak inançsızlaştırmak istediler. Koyu tecrit işkencesi yaparak, istediklerini elde edeceklerini düşündüler. Ama başaramadılar.7 yıl süren ölüm orucuyla 122 kez öldüler ama teslim olmadılar. Karşılarında, ‘aman dileyen’, ‘boyun eğen’ kimse yoktu. Hücre hücre direnenler vardı. Yoldaşları için kendisini ateş topuna çevirenler vardı. Sosyalizme inanan, halkı, vatanı için canını seve seve verenler vardı. İşte teslim alamadıkları, bu inanç, sevgi ve bağlılıktı.
Başaramamalarının en büyük kanıtı; Hasan Selimler, Şafaklar, Bahtiyarlar, Çiğdemler, Elifler, Bernalar oldu. Tecrit, onları teslim alamamıştı. Onlar, özgür tutsaklıktan özgürlüklerine kavuştuklarında, halkın adaleti olma arzusuyla yanıp tutuştular. Gencecik ömürlerini adalet uğruna feda ettiler, halka umut oldular.
Bugün de katil, halk düşmanı AKP, hapishanelere saldırmaya devam ediyor. Sürgünler, işkencelerle tutsakları sindirmeye, yıldırmaya, teslim almaya çalışıyor. Ama dünden bugüne hapishaneler tarihine baktığımızda, katliamların, saldırıların karşısında; kazanan, direnen, teslim olmayan Özgür Tutsaklar oldu. AKP de kaybedecek ve kazanan yine Özgür Tutsaklar olacak. Kimsenin bundan şüphesi olmasın…
19-22 ARALIK KATLİAMINI UNUTMAYACAĞIZ!
KATLEDENLER ER YA DA GEÇ HESABINI VERECEK!
EMEKÇİYİZ HAKLIYIZ KAZANACAĞIZ!
www.kamuemekcilericephesi.net
kamuemekcileri2014@gmail.com
Facebook/Emekçi Meclisi
Twitter/@EMeclisi
