AÇLIK GREVİ TALEPLERİ:
1- Ölüm orucu gazisi İleri Kızılaltun serbest bırakılsın
2- Adil yargılanma hakkına yönelik bir saldırı olan komplo dosyalara, keyfi tutuklamalara son verilsin
KOMPLO İLE TUTUKLANAN İLERİ KIZILALTUN’UN SERBEST BIRAKILMASI, KEYFİ TUTUKLAMALARIN SON BULMASI İÇİN BAŞLAYAN SÜRESİZ DÖNÜŞÜMLÜ AÇLIK GREVİNE İLK OLARAK GRUP YORUM EMEKÇİSİ BAHAR KIZILALTUN BAŞLADI
4 Ocak 2024 günü yapılan basın toplantısında Grup Yorum emekçileri Bahar Kızılaltun, Fırat Kaya ve Direnişler Meclisi’nden Merve Demirel konuşma yaptılar.
Yapılan konuşmaları yayınlıyoruz:
BAHAR KIZILALTUN:
Halkımız merhaba. Geçen hafta yaptığımız basın toplantısında sizlere 12 Aralık günü yapılan ev baskınlarında yaşananları ve İstanbul Emniyeti’nin yeni bir komplo hazırlığında olduğunu anlatmıştık.
Hepimizin gözü önünde ölüm orucu gazisi İleri Kızılaltun’a İstanbul Emniyeti tarafından komplo kuruldu. Komploya meşruluk kazandırmak için İleri Kızılaltun Sabah Gazetesi tarafından hedef gösterildi. Ve ardından tüm burjuva basın yayın organları bu linçe katıldılar.
Gerçekleri anlatmaya ve anlattığımız gerçeklerin omuzlarımıza yüklediği sorumluluğu yerine getirmeye devam ediyoruz.
Bugün halklarımıza bir müjdemiz var.
Adaletin olmadığı bir ülkede halkımıza vereceğimiz en güzel haberi veriyoruz.
Geleceğimizin karartılmaya çalışıldığı yerde yapılacak en güzel, en doğru şeyi yapıyoruz.
Müjdemiz direniştir.
İçişleri Bakanlığı ve İstanbul Emniyeti’nin devrimcilere kurmaya çalıştığı komploya karşı direniş kararımızı ilan ediyoruz.
BUGÜN İTİBARİYLE SÜRESİZ DÖNÜŞÜMLÜ AÇLIK GREVİNE BAŞLADIK.
Taleplerimiz;
1- Ölüm orucu gazisi İleri Kızılaltun serbest bırakılsın
2- Adil yargılanma hakkına yönelik bir saldırı olan komplo dosyalar son bulsun
AKP faşizmi, 15 Temmuz darbe girişimini bahane ederek halka karşı savaş açtı. Kazanılmış tüm haklarımızı gasp edildi. Hiçbir somut delil olmadığı halde sadece itirafçı beyanlarına dayandırılarak binlerce devrimci-demokrat gözaltına alındı, tutuklandı ve uzun yıllara varan hapis cezaları aldı.
AKP’nin halka yönelik saldırısı gözaltı ve tutuklama terörü değildi yalnızca. Polis, halk çocuklarına şantaj yaparak, tehdit ederek itirafçılar yaratıp bir halkı onursuzlaştırmak istedi. Her tarihsel süreçte olduğu gibi, halk değerlerine yabancılaşan, onurunu, şerefini satanlar çıkmıştır. Fakat bunlar bir elin parmaklarını geçmemiştir. Burası Anadolu topraklarıdır. Yalan, iftira, işbirlikçiliğin mayası bu topraklarda tutmaz.
Polis, onurunu teslim aldığı itirafçı parçalarıyla devrimcilere komplolar kurdu. Ablasına tecavüz etmekle tehdit ettikleri, işkence yaptıkları Mustafa Koçak bu ahlaksızlığa teslim olmadı. Faşizmin komplocu yüzünü direnişiyle tüm dünyaya gösteren Mustafa Koçak günah keçisi olmayı reddederek onuruyla şehit düştü. Egemenlerin halkı yönetebilmek için kullandıkları bir yöntem olan komplo, Mustafa Koçak dosyasında tutmamıştır. Mustafa, eriyen bedeniyle haklılığını tüm dünyaya ispatlamıştır.
Egemenler iktidarlarını sarsan olaylar karşısında, devlet otoritesinin yenilmezliğini yıkılmazlığını göstermek, halka gözdağı vermek için kendilerine günah keçisi ararlar. Ve seçtikleri günah keçisine karşı örgütledikleri linçlerle kendi yönetememe krizlerini, sömürüyü, adaletsizliği örtbas etmeye çalışırlar.
Mustafa kendisine biçilen kefeni yırttı ve kızıl bir bayrak olarak ölümsüzleşti. Adil yargılanma hakkını tüm dünyada tartışılır hale getirdi. Faşizmin tehditlerine, şantajlarına direnilebileceğini gösterdi. Bugün Mustafa aramızda yok ama bıraktığı mirası yaşatan halk çocukları var.
Mustafa, halkın avukatı Ebru, Helin ve İbrahim ile dünyayı sarstığımız adil yargılanma hakkı mücadelemiz 2021 yılında Sibel, Gökhan ve İleri’nin ölüm orucu direnişiyle somut kazanımlara dönüştü. Direnişçilerimizin açtığı yolda, komplolar sonucu tutuklanan pek çok devrimci, tutuksuz yargılanma hakkını elde etti. Direnişin kazanımlarını hazmedemeyen AKP faşizmi, Sibel ve Gökhan’ı henüz tedavileri bitmemişken tekrar tutukladı. Fakat İleri’yi tutuklayamadı. Çünkü İleri hükümlü değildi. Bir yıl içerisinde yeni gözaltılarla yeni komplolar kurmaya çalışsalar da İleri’yi tutuklayamadılar. Direnişimizin yarattığı meşruluk ve halkın sahiplenmesi sonucu İleri dışarıda kalabildi.
Bugün gelinen noktada İleri Kızılaltun alçakça bir komplo ile tutuklanmıştır. Gözaltına alındığı andan itibaren yere yatırılmaya çalışılmış, Vatan Emniyeti’nde bayrak arasında fotoğraf çektirmeye zorlanarak işkence yapılmış, kafası öne eğilerek görüntü almaya çalışılmıştır. İleri gözaltına alındıktan 3 saat sonra iktidarın kontra basını yalan haberleri servis etmeye başlamış ve İleri hedef gösterilmiştir. İleri nezdinde boyun eğdirilmek istenen bütün bir halktır. Yere yatırmaya çalışmaları, başımızı öne eğdirmeye çalışmaları, direnişimizin halkta yarattığı saygınlığı gölgelemek içindir.
16 yaşında tutuklanan ve 7 yıldır tutuklu olan Cem Ömür adlı itirafçının beyanları, İleri Kızılaltun ve beraberinde 4 kişinin tutuklanmasına gerekçe yapılmıştır. Polis, Cem Ömür’e şantaj yaparak, tehdit ederek İleri ve pek çok insan üzerine ifade verdirtmiştir. İtirafçı Cem Ömür’ün ifadeleri çelişkilerle doludur. Çünkü gerçeği yansıtmamaktadır. Baskı altında, polisin yazdığı yalanların altına imza atmıştır sadece.
Cem Ömür’ün altına imza attığı yalanlarla bir şey tutturamayacağını bilen siyasi polis, halkı zehirleyen, halkın canına malına kast eden çetelerden medet ummaktadır. Polis, kendi eliyle besleyip büyüttüğü, halkı yozlaştırmak için kullandığı çetelere artık bir görev daha verdi. O da devrimcilerin üzerine ifade vermek. Çetecileri toplayıp devrimcilerin üzerine ifade verdirmeye çalışmanın anlamı budur.
Cem Ömür ve gözaltına alınıp sözde itirafçı yapılan çetecilerin ifadeleriyle yüzlerce insan daha geçmişte olduğu gibi gözaltına alınıp tutuklanabilir.
AKP faşizmi, güvenliğini sarsan olayların faturasını birilerine kesmek için devrimci avına çıkmıştır. Devrimcilere ve onlara sahip çıkan halka saldırmaya devam edecektir. Biz bu denklemde av olmayacağız. Direnecek ve kazanacağız.
MERVE DEMİREL:
Merhabalar. Bizlerde Direnişler Meclisi olarak İleri Kızılaltun üzerinden başlatılan ve komplo dosyayla halka, devrimcilere yönelik başlatılan saldırılara karşı direnişin yanında olacağımızı söylüyoruz.
Her direniş aslında bizim özümüzü oluşturuyor. Bahar Kızılaltun’un da bahsettiği gibi İleri Kızılaltun adil yargılanma hakkı için ölüm orucuna başladığında bunu ilan ederken şöyle bir cümle kurmuştu; “Adaletsizliği kanıksamıyorum, bu halka da kanıksatılmasına izin vermeyeceğim.” Bizler de bu sözün mücadele anlayışımız olduğunu söylemek istiyoruz. Bu mücadele anlayışı temelinde her direnişin bir parçasıyız. Bugün de İleri Kızılaltun’a yönelik başlatılan komplo saldırısıyla aslında devrimcilere yönelen saldırıya karşı başlatılan süresiz-dönüşümlü açlık grevinin de bir parçası olacağımızı ve bu direnişi büyüteceğimizi söylüyoruz.
Bu komplo dosyalara karşı da hem içeride hem dışarıda adaletsizliğe uğrayan herkesle birlikte omuz omuza mücadele edeceğimizi, zaferler kazanacağımızı burdan da ilan ediyoruz…
FIRAT KAYA:
Merhabalar. Bizim de Grup Yorum olarak şu an 10. gününde süren bir direnişimiz var.
Direnişimizin 10. gününde Bahar Kızılaltun’un başlattığı dalga dalga büyüyecek olan direnişte bizde onlarla omuz omuzayız.
Direnenler kazanmıştır tarih boyunca.
Bugün AKP’nin yaratmaya çalıştığı; halkın evsiz kalmasına, halkın çocuksuz kalmasına, ailesiz kalmasına rağmen sinmesi, sessiz kalması. Böyle bir halk istiyor AKP, sessiz bir halk istiyor. Ama Anadolu halklarının kendini yaratan dinamikleri direnişler ve isyanlardır. Biz de bugün direnişte yer alıyoruz ve bu direnişte omuz omuza olmak onur verici.
Halkımızı ve aydın-sanatçıları bu direnişe destek olmaya ve Grup Yorum’un da direnişine destek olmaya, çağırıyoruz. Bir araya gelmediğimiz sürece büyük balık küçük balığı yemeye devam edecek. Biz bunu kabul etmiyoruz.
Büyük balığın ve küçük balığın olmadığı, özgür bir dünya istiyoruz, Bunun içinde direnmekten başka bir çaremiz yok. Tekrar söylüyoruz, burada olmaktan onur duyuyoruz, direnişleri büyüteceğiz.


