Faşizmin devrimci sanata ve sanatçılara aciz saldırısı Grup Yorum’un son 8 yılına baktığımızda daha açık bir şekilde her yanıyla görünmektedir.
Tabi hiçbir saldırı, işkence, tutuklama ve katliam Grup Yorum’u ve devrimci sanatını bitiremedi. Çünkü Grup Yorum halkla bütünleşmiş devrimci sanat anlayışıyla dünden bugüne ve bugünden yarına var olacaktır.
Söz konusu saldırılar ile ilgili Grup Yorum’un Aralık 2023’te başlattığı “İdil Kültür Merkezi Basılmasın! Tutsak Grup Yorum Emekçileri Serbest Bırakılsın!” talepli kampanya bugün tüm kararlılığı ile devam ediyor. Kampanya kapsamında yapılan Süresiz-Dönüşümlü Açlık Grevi eylemi de 193’üncü gününü geride bıraktı.
“Nerede ve ne koşulda olursak olalım, hiçbir güç umudun ezgilerini seslendirmekten bizi alıkoyamaz! Taleplerimiz Karşılanacak! Biz Kazanacağız!” diyen Grup Yorum adına 4 Temmuz’da açıklama yapan Merve Kurt şu sözlere yer verdi:
“Halkımız merhaba; 25 Aralık 2023 tarihinden bu yana başlattığımız Süresiz Açlık Grevi direnişimizin 194’üncü günündeyiz; 30 günlük direnişimin ise 25’inci günündeyim.
Direniyoruz!
Taleplerimiz: İdil Kültür Merkezi’nin basılmaması ve tutsak Grup Yorum üyelerinin serbest bırakılması.
Direnişimiz sürüyor; çünkü komplo tutuklamalar devam ediyor. Bunu 6 Şubat 2024 tarihinde de yaşadık. Yine o gün İdil Kültür Merkezi basılarak 5 kişi gözaltına alındık ve kimi arkadaşlarımız da sokaklardan kaçırıldılar ve 11 Grup Yorum üyesi tutuklandık.
Ülkenin pek çok farklı hapishanelerine sürgün edildik. Erkek arkadaşlarımız ‘kuyu tipi hapishanelere’, ‘yüksek güvenlikli hapishanelere’ sürgün oldular. Ve bu nedenle, bu koşullara karşı, insanlık dışı koşulların son bulması için, sevk talepleri için dört arkadaşımız Süresiz Açlık Grevindeler.
Bergün Varan ve Dilan Poyraz’la birlikte Kayseri Kadın Kapalı Hapishanesi’ne sürgün olanlardanız. 2 Temmuz 2024 tarihinde de yani iki gün önce üçümüz tahliye olduk.
Tahliye olduk, çünkü direndik. Direnmeseydik t
ahliye olamazdık.
Kuyu tipi hapishanesindeki ve diğer Grup Yorum üyesi tutsak olan arkadaşlarımız da ancak direnerek alacağız. Başka türlü, direnmeden hiçbir şekilde hak kazanamayacağımızı biliyoruz.
Arkadaşlarımızı hapishanelerden, zulmün elinden çekip alana kadar da direnişimiz devam edecek.”
