11
Müvekkilimiz Hakan İNCİ 17. Yaşında. 17 yaşındaki bu yürekli çocuğa haddini bildirmeye çalışıyor sözüm ona Hapishane idaresi. Oysa Hakan yazdıkları ve yaptıkları ile insanlık dersi veriyor. Vazgeçmiyor, hakkını kazanmak için direniyor. Yılmıyor, geri adım atmıyor. Bu bilinç, bu kararlılık saygıyı ve sahiplenmeyi hak etmiyor mu?
Hakan İnci, hapishane atılan her çocuk için direniyor. Suçu ne olursa olsun, hiçbir çocuk hapishaneye atılmamalıdır. Hapishanelerde şuan 12 ve 17 yaş arası 2416 çocuk bulunmaktadır. Her biri fiziki ve ruhsal baskı altında tutulmaktadırlar. Çocuklara karşı işlenen suçlar, halka karşı işlenmiş suçlardır. Halkın geleceğine vurulan darbedir. Bu nedenle Hakan İncileri sahiplenmeliyiz.
Hakan İnci Mektubu…
Merhaba size yaşadıklarımı anlatmak istiyorum.
• Telefon görüşlerimiz iki haftaya bire çıkarıldı (10 dk)
• Görüşçülerime keyfi yasak konuyor.
• Açık görüşe çıkarılmadım (29 Kasım 2016)
• Havalandırma 1 saat yetmiyor.
• Muratcan Arslan ile aramızdaki iletişim (alış-veriş) bağı kapatıldı.
• Tuvalet kapısı ve ışığı yok.
• Buzdolabımız yok
• İstediğimiz gazeteler verilmiyor
• Üretim için incik boncuk verilmiyor
• Her günümüz hem fiziki hem de psikolojik işkence ile geçiyor • Yemek kaşığımız, tabağımız plastik, bardağımız karton. Sağlıksız.
• Kantinde doğru dürüst hiçbir şey yok, dış kantin yok.
• Yemek saatleri düzensiz 07.30 da kahvaltı geliyor, 11.00 de ekmek veriliyor, 12.00 de öğle yemeği,
17.00 de akşam yemeği
• Her yerde keyfi üst araması yapılıyor
• 29 Kasım Salı günü sabah 10.45 – 11.45te açık görüşüme çıkarılmadım, keyfi üst aramasını kabul etmediğim için, çıkmak için direndim, işkence ile hücreye kapatıldım, tişörtüm yırtıldı, sol kol dirseğim hücre kapısının mazgalına sıkıştırıldı. Hastaneye çıkarılmadım.
• 30 Kasımda müdürün tutanağı ile hücre cezası aldık onun girişi için revire darp cebir için çıkarıldım. Doğru dürüst muayene etmediler, krem verip yolladılar.
• 30 Kasımda yine saat 15.00’te havalandırmaya çıktık, 15.30 gibi gelip hücreye almak istediler bizi, biz çıkmayacağımızı söyledik, sonra gittiler 16.00’de bir daha geldiler, bu sefer hazır kuvvetle birlikte geldiler, oturma eylemine başladık, işkenceler ile hücreye atıldık, boğazımız sıkılarak nefesimiz kesildi, tekmeler attılar, yumruklar attılar.
• 2 Aralık öğlen 13.05 de hak gasplarına karşı, 13.00’te başladığımız kapı dövme eylemimize işkenceci hapishane yönetimi ve hazır kuvvet, başgardiyan saldırdı, sayıları ortalama 20 kişiydi öyle tahmin ediyoruz. İşkence ile süngerli hücreye atıldık. Benim sol kol dirseğim 30 Kasımdan beri ağrıyordu aldığım darbeler ile ağrısı arttı, Muratcan Arslan’ın kulağı kanadı, ellerimizde ve parmaklarımızda yaralar meydana geldi. Hastaneye çıkarılmadık.
• Diğer tutuklulara tekli hücrede bile ayakta sayım vermeye zorluyorlar
• 04.12.2016 Pazar saat 14.00 gibi havalandırmaya çıktık, 1 saatin sonunda kendi isteğimiz ile çıkmadık havalandırmadan, yaka paça işkenceler ile hücreye atıldık, gözlüğüm düştü işkence sırasında gardiyanlar pis postalları ile ezdiler, her tarafı çizildi gözlüğümün, gözlerimi ağrıtıyor şimdi. Çizik gözlük. • Havalandırmaya saat 17.00ye kadar çıkabiliyorken, 15.30 oldu, sonra. 15.30a indirdiler. Güneş tepede iken havalandırmaya çıkarılmıyoruz.
• 06.12.2016 Salı günü öğlen 13.00’te kapı dövmeye başladık yine 13.05 kamera ile gelip, işkence ile süngerli hücreye attılar. Süngerleri yoluyorum diye bana ters kelepçe yaptılar. 15.30 gibi çıkartıldık bu sefer kelepçe anahtarını bulamadılar 15-20 dakika kelepçeyle uğraştılar. En son açıktan kelepçe anahtarı istetip öyle açtılar. Hastaneye çıkarılmadık Muratın ayağında ağrı vardı şiddetli, benimde bileğimde kelepçe izleri ve belimde tekme ile oluşan ağrı vardı. Hastaneye çıkarılmak istedik, sonrasında havalandırmaya çıktık 14.30 gibi, 15.30 da yine geldiler, oturma eylemi yaptık, yine yaka paça işkenceler ile hücreye atıldık, yerlerde sürüklendik, kapüşonumuzdan tutarak sürüklediler, nefessiz kaldık. 16.40’ta kapı dövdük hastaneye çıkmak için, süngerli hücreye atıldık yine işkence ile kemerimiz, gözlüğüm, çorabım çıkarıldı atıldık süngerli hücreye, Muratın kemeri koptu. Süngerleri yine kopardık, kapı dövdük. 18.35 civarında çıkardılar çıkarmadan önce mazgalı açtılar konuşmak için, kolumu mazgaldan dışarı çıkardım, açana kadar çekmeyeceğim kolumu dedim, aynı kolumu birkez daha mazgala sıkıştırdılar. Hastaneye çıkartılmadık.
• 05.12.2016 Muratcan Arslan mahkemeye diye gitti, 1 Mayıs dosyası diye götürmüşler. Mahkeme olduğunu biliyorduk. Dönüşünde işkence ile onursuz arama yapıldı.]
• Yemeklerin çiğ geldiği oluyor
• 07 Aralık akşam 22.30 süngerli hücreye atıldık işkence ile
• Gazete sorunumuz var
• Kitap eksiğimiz var
• Muratın kemer ve ayakkabı eksiği var
• Benim tşörtüm yırtıldı
• İtirazım red edildi, Gençlik baskını ile birleştirildi
• 07.12.2016 yaşadığımız olayın tutanağından SEGBİS’e çıkacağımı söylediler çıkmadım • Renkli kâğıt boya kalemi vermediler. Selamlar…
—
HALKIN HUKUK BÜROSU
Gürsel Mah. Kumlu Sk. No:13/10 Kâğıthane/ İstanbul
Tel/Faks: 0212 296 31 59
