22 Eylül sabaha karşı Tayadlı Ailelerin ve hakları, işi, ekmeği için direnen emekçilerin evleri basıldı. Yürümekte zorlanan insanlar dâhil 13 gözaltı yapıldı. Aylardır elinde mahkeme kararı olmasına rağmen işine geri alınmayan Turan Aktaş ve Direnen Şişli belediye işçilerini, “işlerine neden almıyorsun, suç işliyorsun” demeyen Süleyman Soylu ’ya bağlı İstanbul Emniyeti, hakkı için Ankara’ya sesini duyurmak için yürüyen Turan Aktaş’ı gözaltına aldı. Bu baskınların amacı bellidir. Özellikle 15 Temmuz darbe hareketini kendine malzeme yapan AKP faşizmi yönetememe krizini bütün silahlı gücü ve MİT’i ile aşmaya ve ülkeyi yaprak kımıldayamaz hale getirmeye çalışıyor. Hâlbuki bu ülkenin tarihine baksa 12 Eylül faşizminin en yoğun saldırdığı günlerde hapishanelerdeki zulme karşı ilk koyu karanlığı yırtan Tayadlı anne-babalar olmuştur. İlk kurumsallaşarak sendikalarını kuranlar Devrimci Memur Hareketi olmuştur. Yani sizin baskılarınız, gözaltlarınız ne anne-babaları, ne ekmeği elinden çalınan emekçileri durdurabilir. Çünkü bu dava annenin ak sütü kadar haklı bir davadır.
İşte, bu haklı davayı adalet için mücadele edenleri halka anlatmaya, duyurmaya, birlik ve mücadele ruhunu taşımaya çalıştığımız için Halk Okulu Dergimizi MİT ve İstanbul Emniyetinin AKP tayfası iş edinmiş tek tek matbaaları tehdit ediyor. İlk anda korkutamasa, “her bastığın sayıda seni gözaltına alırız, makinalarını çalışamaz duruma getiririz” diye şu Sedat Peker’den bile kötü rolde ekmekleri ile tehdit ederek, basımı engelliyorlar. Açlığa, yokluğa ve borç batağına sürüklenen matbaalar bu tehditlerle şuan basamıyor olabilir ama G. Yorum ’un türküsünde dediği gibi “açlık Türk’ü bilmiyor ki” Aç bıraktığın halkın öfkesi daha şiddetli olarak faşizmin üstüne yağacak.
Dergimizin teknik bürosu devrimcilerin ve emekçilerin mahallesi olan Gazi mahallesinde bulunmaktadır. 26 Eylül Pazar günü saat: 0.30 civarında 1 akrep, 2 gözaltı aracı, 1 resmi polis aracı ve sivil polisler tam büromuzun karşısına yerleşti. Bize yönelik mi, halka yönelik mi,, beslemeleri olan çetelere yönelik mi olduğunu anlamaya çalıştık. Araçları durdurmadılar, işine giden halka GBT yapmadılar. Sadece alt tarafımızdaki börekçiden poşet poşet elleri dolu çıktı. Çevre sokaklarımızda tur attılar. Saat: 09.00 civarında çekildiler. Bu tamamen faşizmin yumruğunu tepemizde olduğunu hissettirmek için yapılan ve tehditi ve halka gözdağı vermek için yapılan bir uygulamadır.
Devrimci basın susmadı, susmayacak. Taş devrindeki yöntemleri kullanmak zorunda kalsak bile susmayacağız. Çünkü biz haklının, direnenlerin ve sosyalizmin sesiyiz. Siz çürüdünüz, biz geleceğiz. Biz kazanacağız. Çünkü Haklıyız Kazanacağız
HALK OKULU DERGİSİ
