13
Grup Yorum ‘un 2 tutsak üyesinin faksını paylaşıyoruz sizlerle. Dilan Ekin ve Sultan Gökçek. Silivri 9 nolu hapishanesinde birlikte kalıyorlar. Birkaç gün arayla ikisinden ayrı ayrı fakslar geldi. Sultan sadece faks yazabildiğini belirtmiş, çünkü sağ bileğinden sonra sol bileğide ödem yapmış ve şişiyor, uzun uzun yazmak bir işkenceye dönüyor böyle. Neden bileklerinde ödem oluşuyor ve bileklerini kullanamıyor istediği gibi, çünkü işkence ile alınıp tutuklandığı gözaltında bileğine oturtana kadar kelepçeler takıldı. Sadece kelepçede değil bu duruma sebep olan, Silivri hapishanesinde her gün yaşanan hak gasplarına karşı direniyor Grup Yorum üyeleride. Bu direnişleri bastırmak isteyen idarede, hücrelere baskınlar yaparak işkence yapıyor, yerlerde sürüklüyor, bedenlerinde yaralanmalara, sakatlanmalara yol açıyor. Sultan’ın sol bileğide böyle bir saldırıda sakatlandı.
Dilan Ekin’in durumu ise daha da vahim. Dilan’ın beli kırık ve platin takılı, ikinci bir ameliyat olması gerekirken gözaltına alındı ve tutuklu yaklaşık 5 aydır. Gözaltı ve hapishane aşamasında belindeki platin kaydı ve büyük acılar içinde kaldı Dilan. Hapishaneden hastaneye gitmek ayrı bir direniş gerektiriyor. Gidiyorsun bu sefer “doktora ulaşmak zaman alıyor. Geçen hafta belinden ötürü önce hapishane revirine gidiyor, revir doktoru “platin kaymış ama önemli değil “diyor. Sonra Silivri devlet hastanesine gidiliyor, orda ki doktorda “Haline şükret, senden beterleri var, beş vakit namaz kıl, şükür namazı kıl, geçer” diyor. Düşünebiliyormuşsunuz 21. yy’ da bir doktorun bel tedavi yöntemini ve kendi gibi düşünmeyen insanlara düşmanlığını. Sonra Bakırköy devlet hastanesine sevk oluyor, burada doktorluk onuruna sahip doktorlarca tedavi ediliyor ve ameliyat olmazsa felçle karşı karşıya kalabileceğini öğreniyor.
GRUP YORUM
Dilan Ekin
Silivri 9 Nolu Hapishanesi 17 Aralık 2017
Merhaba!
Hepinizi hasretle sımsıkı kucaklıyorum. Nasılsınız? Ben çok iyiyim. Hastane serüvenlerim devam ediyor. Burada üç defa hastaneye gittim belim için. İlkinde belimin kırıldığını ve “işkencede platin kaymış” dedim. Doktor, doktor işkence lafını görünce kırmızı görmüş boğaya döndü platin kaymış ama önemli değil dedi, sonra yine Silivri Devlet Has. ‘de başka bir doktora gittim o da ” Beterin beteri var, sen 5 vakit namaz kıl, şükür kurbanı kes” dedi. Neyse ki Bakırköy Hastanesi’ne sevkimi yaptı. Oradaki doktor iyi ve ilgiliydi. Filmlerime baktı, muayene etti, hocasına sordu ve platin kaydığından dolayı kemik kaynamamış yeniden ameliyat olman gerekiyor, dedi. Ama Bakırköy’de mahkum koğuşu, olmadığı için ameliyat olursam şayet başka bir hastanede başka bir doktor ameliyatı yapacakmış. Ama hapishanede hastane ve hekim seçme şansım olmadığı için pek istemiyorum. Çünkü ameliyatın felç riski var. Dosyam da hala açılmadı. Propagandadan tutuklandım ama hala açılmadı ve savcılığa ve mahkemeye yazdığım dilekçelere de cevap alamıyorum. Sağlık raporlarımı mahkemeye yollamak için istedim ama avukatlarımın savcılığa yazıp istemesi gerekliymiş. Bana verilmiyor. Zaten senden sonra avukatlarıma yazacağım. Anlattığım gibi ciddi sağlık sorunlarıyla yüz yüzeyim, felç olma ihtimalim var ama her an saldırıya maruz kalabiliyoruz. Misal geçenlerde panodaki resimlere saldırdılar. Veya mahkemeye gittim Çağlayan’a, gidiş ve dönüşte asker saldırısına ve tacizine maruz kaldım. Ringde ters kelepçe yaptılar. İlk defa kollarımın hissizleştiğini fark ettim ve belimi epey etkiledi. Yürürken bile platinin biraz sinire değmesiyle felç kalma ihtimalim varken bu koşullarda bu ihtimal daha da fazla… Bu yüzden de dosyamın açılması için uğraşıyorum.
Bu seferlik böyle gelmiş oldum. Siz nasılsınız? Neler yapıyorsunuz merak ediyoruz, anlatırsın… Sizlere olan özlemim bu faksa sığmaz ama maalesef satırlarımın sonuna geliyorum. Herkese selam, sevgi ve hasretle…
Dağlarca Umudumuzun Adına Bağlılıkla
Dilan Ekin
Tavır emekçilerine ayrıca selamlar… Rüyamda dergi için çalıştığımızı gördüm…
Sultan Gökçek
Silivri 9 No’lu Hapishanesi 13 Aralık 2017
Sevgili …Abla,
Hasretle sımsıkı kucaklıyorum, nasılsınız? Tekrar bir faksla geleyim dedim yanınıza. Mektup yazacaktım fakat bileğimden ötürü bir süre yazı yazamadım o yüzden size mektup yazamadım uzun uzun. Hem bunu haber edeyim hem de bir selam çakayım dedim. Sol bilekten sonra sağ bilek de kötü oldu, egzersiz vs. yapmaya çalışıyorum ama ödem oluyor, şişiyor çok zorluyor. Yoksa hep aklımdasınız, merak ediyorum sizi çok özledim. Faksla da olsa sizinle böyle kısa sohbete geldim, yazı yazamayınca malum bol bol kitap okuyorum.” Soğuk Savaş” kitabını okudum en son, şimdi de Hüsnü Mahalli’nin “Diren Suriye” kitabını okuyorum. Bilgi, birikim açısından epey iyi oluyor. Sizden bir ricam olacak, elinizden geldiğince yapabilirseniz çok sevineceğim. “Atlas” ve “Türkçe Sözlük” (kalınından) göndermenizi isteyeceğim. Ahmet Babaya tarif ederseniz onun da göndereceğini düşünüyorum. Biz daha buralardayız sanırım. İki Dilan arasında kaldım. Dilan Ekin bugün hastaneye gitti. Doktor “ameliyat olman gerekiyor ” demiş. O ayrıntılarını yazar yine. Sıkıca kucaklıyor, sizi çok seviyorum. Birbirinize iyi bakın. Umutla, dirençle kalın…
Sultan Gökçek
