Faşizmin Grup Yorum nezdinde devrimci sanata ve sanatçılarına yönelik saldırılarına, Grup Yorum direnişiyle ve dayanışma çağrılarıyla barikat oluyor.
Geçtiğimiz günlerde, Yorum’un “İdil Kültür Merkezi Basılmasın! Tutsak Grup Yorum Emekçileri Serbest Bırakılsın!” kampanyası dahilinde ve bunun yanında tecride ve sürgün-sevk işkencesine karşı direnişte olan Grup Yorum emekçileriyle dayanışma amacıyla ilerici aydın sanatçılar videolu dayanışma mesajları yayınladı.
Videolu yayınlanan dayanışma mesajlarından derlediklerimiz şu şekildedir:
Grup Yorum emekçileri 14 Ağustos’ta Avni Sağlam ile bir araya gelerek açıklamada bulundu:
Grup Yorum emekçisi Bergün Varan:
Halkımız merhaba;
Bugün Süresiz-Dönüşümlü Açlık Grevimizin 234’üncü günündeyiz.
Kurumumuzun basılmaması, tutsak Grup Yorum emekçilerinin serbest bırakılması için direnişteyiz.
Ve bugün sadece baskı gören, adaletsizliğe maruz kalan, konserleri-faaliyetleri yasaklanan sadece biz değiliz, Grup Yorum değil. Bugün AKP iktidarı tüm halka, halkın tüm kesimine, sanatçılarına, ondan yana olmayan herkese düşman.
Biz buna barikat olmak için, yozlaştırma politikalarına izin vermemek için, yozlaşmamak için bugün direnişteyiz. Direnişimiz dayanışmayla büyümeye devam edecek. Sanatçı dostlarımızın sahiplenmesiyle birlikte büyüyecek.
Bugün sanatçı dostumuz Avni Sağlam’la birlikteyiz.
Sözü size bırakıyoruz.
Sanatçı Avni Sağlam:
Geriye dönüp baktığım zaman faşizmin artık yapabileceği hiçbir şey kalmadı. Ve sadece biraz üzülüyoruz. Zaman zaman açlık grevi, zaman zaman ölüm orucuyla bu olumsuzluğa karşı son dönemlerde yalnız bırakıldınız. Ve bunu tüm sanat camiasının dikkatine sunmak açısından bundan sonra böyle hareket etmemek için, biraz kafayı kumdan çıkarmak için ne yapabiliriz, bunun üzerine durmak gerekiyor.
Sonuna kadar destekliyoruz, sizin bu duruşunuzu. Bunu da açlık grevinden çıkarıp gerçek anlamda, gerçek anlamda bu faşizmin saldırılarına karşı -her alana yapılıyor, sadece Grup Yorum’a değil- geri adım attırmak için gerçek anlamda bir yapı oluşturmak gerekiyor, bir birliktelik oluşturmak gerekiyor.
Suat Kaya, kuyu tipi hapishanelere ve sürgün-sevk işkencesine karşı süresiz açlık grevinde olan Cem Dursun’un şiirini seslendirdi:
Suat Kaya:
Merhabalar; Grup Yorum emekçisi sevgili kardeşim Cem Dursun bugün süresiz açlık grevinin 173’üncü gününde. Hak gaspları için direnişine devam ediyor.
O’nun gönderdiği bir şiir, onu sizinle paylaşmak istiyorum:
Değer
İlkbahar gibi bir
mevsim olan bu dünya
üzerinde yaşamaya
değer ne olursa olsun
dedi usta
ayrılıklar katlanılmaya
Özlemler büyütülmeye
değer
değer acılar çekilmeye
kayıplar verilmeye
hatta ölmeye, öldürmeye
Hem de saf-berrak bilinçle
Hem de kavrayarak
bu zorluğu
ve bahtiyarlıkla yaşanır
tüm bunlar
Yeter ki
bahar olsun sonunda
Dünyayı yük döndüren
döndürüp baharı
üzerimize sağan
yoldaşlarının
elleri olsun
Erdal Bayrakoğlu, Cem Dursun’un şiirini seslendirerek direnişlerinin taleplerinin kabul edilmesi çağrısı yaptı ve Grup Yorum’la dayanışmasını belirtti:
Erdal Bayrakoğlu:
Kapama gözünü
bak yukarı
gökyüzü seni izler
penceresinden
Demir parmaklık
tel örgüler
arasından güneş ile
ısınacaksan eğer
Puşt bulutlar
nöbete durmuşlar
çift taraflı
aman vermiyorlar
Aman da sensin
derman da sensin
bu alemde
Duy bak
bugünün iniltileri
ve yakarışları
yormasın
iflit etmesin seni
Ant içmişsin
bir kere
karanlıktan aydınlığı
sağacaksın
umut olacaksın
yok başka yol
başka iz
Cem Dursun
Hüsnü Yıldız, Cem Dursun’un şiirini okuyarak kuyu tipi hapishanelere karşı direniş taleplerinin kabul edilmesi çağrısı yaptı:
Hüsnü Yıldız:
Bekleyelim
yaşamımızdan
çalınan anların
intikamını alacağımız
günlerde buluşacağız
Ama şimdi
bekleyelim
sabırla
Erisek de hücre hücre
Kitleksek de öfke öfke
Saatin 12’ye vurma
zamanını bekler gibi
ve yüreğimizde değil
beynimizde
kabaran öfkemizin
ateşiyle bekleyelim
Filistinli çocuk generalin
sapanının gerginliğiyle
açlığa karşı koyuşlarını
anımsayarak
bekleyelim
Ve direnelim
Dilimizde
intifada türküleriyle
direnelim
Zeytin gözlü
çocukların kapatıldıkları
siyonist kampların
vatanımızdaki uzantılarına
karşı
aynı ruhla
ama “ille de kavga”
diyerek
“ille de zafer”
diyerek
ve güneşe gülümseyerek
