2
Yeni yeni gelenekler yaratarak 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar gününü karşılıyoruz. Tarihin sayfalarına kızıl karanfiller açıyoruz.
Dersim dağlarında Leyla, Naciye, Hünkar, Aysun’u alanlarda Alev’ler ve Nuriye’leri selamlıyoruz.
8 Mart 1857 yılında 40 bin dokuma işçisinin, “daha iyi bir yaşam koşulu” istediği için grev yaptıkları sırada fabrikada çıkan yangın da katledilen, 129 kadının günüdür 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü.
160 yıllık bir zaman geçmiş üstünden. Ve sömürü çarkı halen devam etmekte. Bugün daha ağır koşullarda çalışmakta tekstil işçileri ve hatta tüm işçiler. Kimi iş yerlerinde 16 saat çalışmakta ve patronların karlarına kar katmaktalar. Bir servis şoförü 20 saat çalışmakta bugün. O gün kazanılan tüm haklar bir bir ellerinden alınmaktadır işçilerin.
1917 yılında Rusya’da yaşanan devrim kapitalistleri korkutmuştur. Kapitalizmin son aşaması olan emperyalizm yani emperyalistler 1.paylaşım savaşı sırasında Sovyet Devrimi ile sömürecekleri yerleri paylaşırken toprak kaybetmiş ve dünyanın 1/6’ rini kaybetmiş ve bunun üzerine de kendi ülkelerinde mücadele eden işçilere bir takım haklar tanımıştır. 2. Paylaşım savaşında ise dünyanın 1/3 ni kaybeden emperyalistler, sosyalizmin hayaletinden değil gerçeğinden korktukları için devrim korkusu ile ülkelerinde mücadele eden işçilere yeni yeni haklar tanımıştır. Birçok ülke de grev hakları sosyalizm korkusundan elde edilmiştir. Sosyalist blokun dağılması ise sınıf mücadelesinin gerilemesine neden olmuştur.
Bugün sömürünün bu kadar artmasının nedeni kapitalistlerin bitmek bilyen kar hırsı ve kendilerini rahat hissetmeleridir. Kendilerini rahat hissederler çünkü sınıf mücadelesi daha geri bir noktadadır. ”sosyalizm ölmüştür” onlara göre, ama öyle bir korkuları vardır ki onlara faşizm uygulatır.
Dünya Emekçi Kadınlar günü alın terinin hakkı için direnen işçi kadınların günüdür öyle içi boşaltılıp da Dünya Kadınlar Günü denilecek bir gün değildir. Burjuvazinin kadınlarının günü hiç değildir. Burjuvazinin kadını sömürendir. 8 Mart ise sömürüye başkaldırıdır. Sınıf kavgasıdır. Sınıf kavgası olan bir yerde uzlaşı yoktur. Dünya Kadınlar Günü demek ise uzlaşmaktır.
Dün Bursa’dan Ankara’ya giden kadın işçilerin servis aracının devrilmesi sonucu 7 si hayatını kaybetti. Servis araçlarının 20 saat çalıştığı ülkede en çok işçi ölümlerinin servis kazalarından olması şaşılacak bir durum olmasa gerek. İşte tamda bu nedenle 8 Mart sadece bir kadınlar günü değildir. Bu bir sınıf savaşının adıdır. Sınıf savaşı demek iktidar kavgasıdır.
Sabolardan Leylalara sınıf savaşımız sürüyor. Bugün alanlarda direnerek bir tarih yazıyor kadınlarımız. Alanlarda ve dağlarda savaşan kadınlarımızı selamlıyoruz.
Kadın olmadan devrim olmaz. Devrim olmadan kadın kurtulmaz, Devrime meşale bizim kadınlarımız diyoruz. Başta 1857 yılında bu savaşın bir parçası olan Amerikalı 129 kadın olmak üzere sınıf mücadelesi yürüten tüm kadın şehitlerimizi saygıyla anıyoruz.
