9
07 Kasım 2018, direnişin 65. Günü 40. kez işkenceyle gözaltına alındım, bugün yorgundum ama yine alanıma çıktım. Bakırköy’de Kartal Tepe karakolunda bir gece gözaltında kalmak ve saatlerce mahkemede beklemek beni yormuştu. Yorgunluk geçici. Nursel ve Selvi öğretmenin direndiği Bakırköy Özgürlük alanını boş bırakmamak gerekliydi, tutuklanınca yazdıkları tek istekleri buydu “Alanımızı boş bırakmayın.” Biz onların isteklerini yerine getirdik. Kendi alanımda boş kalmamalı bu yüzden son gücümü kullanarak alana çıktım. Nasıl olsa dinlenmede sınır yok dinlenince demir gibi pas tutuyorsun.
Kandıra kadın cezaevinden mektup geldi. Meral Dönmez, Yeliz Türkmen, Sultan Işıklı yazmış. Meral ilk direnişimde sürekli benimleydi ve direnişin büyümesi ve kazanımı için emek vermişti. Benim günlüklerimi bilgisayara o geçirir ve haber yapardı. Gece tek başına soğukta titreyerek nöbet tutar, küçücük dizüstü bilgisayarına yüklediği filmleri izlerdik, mahallede bildiri dağıtır, afiş yapar, çadırı tamir eder, benimle sohbet ederdi, açlık grevimin ilk günleri yanımdaydı. O günleri yok sayıp işten tekrar atılınca nasıl evimde oturabilirdim. Sadece ben direnmemiştim benimle birlikte Meral gibi birçok devrimci direnişe emek vermişti. Bu direnişime başladığım 3 Eylül’de oda Ailesine yakın cezaevine sevki yapılsın diye açlık grevine başlamış ve kazanmıştı. Faşizmde kazanımların sürekliliği yok, direnerek kazandığın haklarını devlet fırsatını bulduğu an yok sayıyor, bizler devrime kadar en küçük insani ihtiyaçlarımız için direnmek zorundayız. Hapishane ya da dışarısı fark etmiyor. Sultan Işıklı, Yeliz Türkmen direnişimden duydukları mutluluğu yazmış ve kutlamış. Gamzenin mektup yasağı olduğu için selam göndermiş.
08 Kasım 2018 Direnişin 66. Günü 41. Kez işkenceyle gözaltına alındım.
Bugün Ankara Sincan kadın kapalı cezaevinde bulunan Ayten Öztürk ve Semiha Eyilik’e mektup yazdım. Mektup almak çok hoşuma gider ama yazmak zor geliyor bu eksik yanımı düzeltmeye çalışıyorum.