Home açıklamalarDevrimci İşçi Hareketi: Kadının Kurtuluşu Devrimde, Devrimin Gerçekleşmesi Kadının Ellerindedir

Devrimci İşçi Hareketi: Kadının Kurtuluşu Devrimde, Devrimin Gerçekleşmesi Kadının Ellerindedir

by halkinkutuphanesi
0 comments

Dünya Emekçi Kadınlar Günü olan 8 Mart, işçi ve emekçi kadınların eşitlik, özgürlük adalet mücadelesinin sembolüdür. 8 Mart’ın tarihçesinde kadın işçi ve emekçilerin insanca yaşamak için verdiği mücadeleler, ödedikleri bedeller ve bugün tüm dünyaya yayılmış bir direniş mirası vardır.

1857 tarihinde ABD’nin New York kentinde 40.000 dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları ve “eşit işe eşit ücret” istemiyle bir tekstil fabrikasında greve başladı. Ancak polisin işçilere saldırması ve işçileri fabrikaya kilitlemesinin ardından çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda 120 kadın işçi katledildi.

Bu yaşanan direniş ve katliam kadın işçilerin ne ilk ne de son direnişi olmuştur.

1834 yılında Amerika Massachusetts’teki bir pamuk fabrikasında çalışan ve ‘fabrika kızları’ olarak bilinen kadın işçilerin grevi, 1889’da Londra’da gerçekleşen ‘Kibritçi Kızlar Grevi’i işçi sınıfının insanca yaşam için gerçekleştirdiği çeşitli grev ve direnişler 8 Mart’ı yaratan sürecin kilometre taşlarıdır.

2. Enternasyonal’in 26-27 Ağustos 1910 tarihinde toplanan Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı’nda, devrimci kadın önderlerden Clara Zetkin kadın işçilerin mücadelesine atfen uluslararası bir mücadele günü ilan edilmesini önerir. Fakat o zaman için bir tarih belirlenmez. Buna rağmen 1911 ve izleyen yılların bahar aylarında pek çok ülkeden yüzlerce kadın oy hakkı, eşit işe eşit ücret, 8 saatlik çalışma günü gibi taleplerle eylemler gerçekleştirir.

1917 yılında Rusya’da 8 Mart tarihinde “Ekmek ve barış istiyoruz” diyerek harekete geçen Petrogradlı kadın işçilerin eylemi Şubat devrimini tetikler ve Ekim Devrimi’ne giden yolu açar. Bu gelişmeler üzerinden 1921 yılında Moskova’da düzenlenen 3. Enternasyonel’e bağlı 3. Uluslararası Komünist Kadınlar Konferansı’nda 8 Mart’ın Dünya Emekçi Kadınlar Günü olarak kutlanması kararlaştırıldı.

Kısacası özünde 8 Mart direniş günüdür. Ancak 1970’lere gelindiğinde, Birleşmiş Milletler tarafından 8 Mart’ın sınıfsal özünün yok edilmesi amacıyla 1975 yılı ‘Dünya Kadınlar Yılı’, 1977 yılı 8 Mart’ı ise yine aynı amaçla ‘Dünya Kadınlar Günü’ olarak ilan edilir. Birleşmiş Milletler, 8 Mart’ın tarihçesini hiçbir zaman açıklamadığı gibi, olayı basit, içi boş bir ‘Kadınlar Günü’ ile geçiştirir. Kapitalizm kendi yoz kültürü çerçevesinde bir 8 Mart yaratmaya çalışır. Ancak 8 Mart’ın mücadele birikimi olduğu gerçeğinin yok sayılmaya çalışılması 8 Mart’ın emperyalizme, faşizme karşı bir direniş günü olduğu gerçeğini değiştiremez.

Anadolu topraklarında demokratik halk iktidarı mücadelesinde kadın ve erkek ayrımı yoktur. Çünkü kadının kurtuluşu devrimde devrimin gerçekleşmesi kadının ellerindedir. Yani devrim ve kadın birbirinde ayrılamaz. Bugün burjuvazi kendi yarattığı “kadın cinayetleri”nin çözümünü yine kendi ideolojisinde kadını mücadeleden uzak tutmaya çalışmakta arasa da iş yerlerimizde yaşadığımız sorunların çözümü de evlerimizde, sokakta yaşadığımız yozlaşma sonucu olan şiddetin çözümü de devrimdedir. Dağlarda, kuşatmalarda, katliamlarda, bedenlerimiz diri diri yakılırken de ve yüzlerce gün hücre hücre ölüm oruçlarında bedenlerimiz erirken de bu gerçekle yaşadık, bu gerçekle direndik-mücadele ettik.

Bundandır ki Behiye Cenik’ten Sabo’ya, İdil’den Şenay ve Gülsümanlar’a, Seyhan Doğan’ın kömürleşmiş bedeninden Leyla’nın kararlılığı ve ısrarına, Zehra ve Canan’dan Helin ve Ebru’ya kadar…   onlarla direndik ve onlarla direnmeye devam ediyoruz!

Kadınız Haklıyız Kazanacağız!

Güçlü Kadın, Direnen Örgütlü Kadındır!

Devrimci İşçi Hareketi

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Yorum Bırakın

Focus Mode