7
Bir Günlük İşkencenin İzleri
Bugün direnişimizin 483. günüydü. 483 gündür işimiz, ekmeğimiz için direniyoruz. Yazmayalı uzun zaman oldu. Bu süre içerisinde günde iki defa yaptığımız açıklamalarda polisin “zor kullanılarak dağıtılacaksınız” anonsundaki “zor” ifadesi bilerek, isteyerek ve zevk alarak işkenceye dönüştürülüyor.
İki gün önce akşam açıklamasında gözaltı aracına bindirildikten sonra direniş dostlarına sivil faşistler saldırmıştı. Üç cümle kurmamıza dahi izin vermeyen işkenceci polisler saldırgan faşistlere “siz bize gösterin biz döveriz” diyerek sivil faşistleri koruyarak alandan uzaklaştırdı. Polisin yaptığı işkenceler bizleri yıldırmadı yıldıramayacakta. Sivil faşistlerin saldırılarıyla bizleri korkutacaklarını sanacak kadar acizler haklı ve meşru direnişimiz karşısında.
Bugün daha önceki günlerde olduğu gibi öğlen ve akşam olmak üzere iki defa yoğun işkenceye maruz kaldım. Öğlen sağ ayak bileğimde açtıkları yara yetmedi, akşam açıklamasında salyalarını akıtarak öğlen kaldıkları yerden işkenceye devam ettiler. Dört polis kollarımdan ve bacaklarımdan tutup sürüklerken gözaltı aracının önünde çevik ve bir o kadar da alçak bir polis yarım metre mesafeden ağzım ve gözlerimin içine zehirli gaz boşalttı. O esnada gözlerimi açamadığım için gözaltı aracına bacaklarım dışarda kalacak şekilde oturdum. Gözlerimin yanmasını zevkle izleyen işkenceci polisler bacaklarım dışarda olmasına rağmen kapıyı hızla kapatmaya çalıştılar. Dizimde ve bileğimde oluşan yaralar bacaklarıma vurdukları kapının izleridir.
Her gün polis kalkanlarıyla gizledikleri işkenceleri yoğunlaşarak devam ediyor. Bir dakika içinde anons yapılıp saldırıya uğradıktan sonra kalkanlar kapanıyor ve işkence orada başlıyor. Aracın içine kafa üstü atmalar, kolları bükerek kırmaya çalışmalar, gaz sıkmalar, kadın arkadaşlarımızı gözaltına alırken ahlaksızca taciz etmeler sürüp gidiyor. Bizleri haklı mücadelemizden vazgeçirmek için her türlü alçaklığı denemeye devam ediyorlar.
Yaptıkları bu işkenceler karşısında haklı mücadelemize daha çok sarılıyor öfkemizi büyütüyoruz. Koca koca sendikalar suskunluğa devam ede dursunlar, bizler hakkımızı alabileceğimiz tek yer olan sokakta olmaya devam edeceğiz. Tek başımıza kalsakta zafere olan inancımızla, kararlılığımızla ve umudumuzla direnmeye devam edeceğiz. Emek verilmeden beslenen “umut” hayalden öteye geçemez der ustalarımız. Bizler ilmek ilmek ördüğümüz direnişimizi zafere kadar sürdüreceğiz…
Yüksel Direnişçisi Öğretmen Mehmet Dersulu



