9
15 Ekim Salı günü 5 Dev-Genç’li Amerikan emperyalizmin tescilli uşağı faşist AKP iktidarının kiralıkları tarafından işkencelerle kaçırılarak gözaltına alınmıştı. Gözaltına alınan Dev-Genç’lilerin tutuldukları yer ise emekçi halk için yozlaştırma saldırılarının ana karargahı ve aynı zamanda bir işkence odağı olan Gazi karakoluydu. 5 Dev-Genç’li bu karakolda ününe yakışır bir şekilde ağırlanmış ağır psikolojik ve fiziki işkenceye tabi tutulmuşlardır. Özellikle Vedat Doğan isimli Dev-Genç’li işkencehaneden omurgasında iki kırık ve yine yüz kemiklerinde kırık olmak üzere sakat bırakılmak istenmiştir. Arkadaşımızın kalıcı sakatlık riski sürmektedir. İşkence yapmak şerefsizliktir!
Uyuşturucuya, Kumara, Fuhuşa ve Her Türlü Yozlaşmaya Karşı Mücadele Etmek, Tam Bağımsız Türkiye Şiarına Hizmet Eder!
Siyasi iktidar diyor ki,
Rant için emperyalizm ile olan ‘yıkılmaz’ bağların bekası için her türlü yozlaşmaya karşı savaş açan devrimcilere sakın ha göz açtırmayın. Vurun, kırın, işkence yapın. Göz açtırmayın ki, adaletsizliklere karşı ayağa kalkmasın yoksul emekçi halk. Yozlaştırılsın ki, idaresi kolay olsun. İşkenceler yapılsın ki, iktidarın yozlaştırma saldırıları karşısında umut olmasın devrimciler. Vazgeçsin, düzen karışsın gitsin! Hayır, vazgeçmeyeceğiz! Devrimcilik yapmak bir zorunluluktur!
Ülkemizde Kurulan Bütün Karakollar Emperyalizmin ve Onun Yerli İşbirlikçisi AKP Faşizminin Talanına Hizmet Eder
Bilenler bilir, bilmeyenlere ise şunu hatırlatalım istedik. Gazi karakolu bir işkence odağıdır ve özel olarak gazi halkını kriminalize etmek için kurulmuş kirli savaş karargahıdır. En önemli amacı devrimcileri kıpırdayamaz hale getirmek akabinde ise tarihinde bir ayaklanma yatan koca mahalleyi tüm imkanlarını seferber ederek çürümeye terketmektir. Halk düşmanları bu yönden kısmen başarılıdır. Çetecilik daha önce hiç olmadığı kadar artmıştır. Velev ki, Gazi mahallesinin hemen her sokağında birer torbacı konumlanmıştır.
Gazi özelinde yaşanan bu süreç semtimizde yaşanan yozlaştırma saldırıları sürecinden ayrı düşünülemez. Semtimizde bir süre çoğu kimsenin bilmediği ancak 2019 yılının başından itibaren kendini ilan etmeye başladığı karakolun varlığı ile birlikte yozlaşmanın vardığı nokta ortadadır. Semtimizde devrimcilere baskınlar, gözaltı, tutuklama adı altında neredeyse adam adama markaj uygulanırken uyuşturucu ve kumar çeteleri ise almış başını gitmiştir. Halk çocukları çeteler arası rant kavgasının birer tetikçisi haline getirilmiştir. Uyuşturucu satışı yaygınlaşırken bu illete bulaşmış semt çocukları zamanla torbacılaştırılmış bununla birlikte uyuşturucu çeteleri güç kazanmaya başlamıştır. Bunun dışında hemen her sokakta resmi-gayri resmi kumarhane açılarak halihazırda her yaştan insanımız borçlanandırılmaya, ocaklar yangın yerine çevrilmeye devam etmektedir.
Türkiye’deki Tüm Karakollar ve Emniyet Binaları Uyuşturucu, Kumar ve Fuhuşla Birlikte Pezevenkliğin Resmi Şubeleridir! Çetelerin Bizzat Hamiliğini YAPMAKTADIRLAR!
Yalnızca Okmeydanı ve Gazi’den yola çıkarak AKP faşizminin yozlaşmanın önünü 3-5 bin liraya kiraladığı kollukları vasıtasıyla açtığını dolayısıyla çetelerin hamiliğini bizzat üstlendiği yola çıkar. Bu durum Türkiye’nin bütün il ve ilçelerinde semt ve mahallelerinde hatta köy ve bucaklarında aynıdır. Çok değil daha iki gün önce İstanbul Esenyurt’ta bir sitede, site yönetimi ile günlük ev kiraladıkları ve onları kolladıkları iddia edilen 2 polis arasında kavga çıkmış, site sakini polislerin, kendilerine karşı çıkan bazı yurttaşları silah çekerek yere yatırdığı ortaya çıkmıştı. Olayın sonunda pezevenklik yapan polisler değil, fuhuşa ve pezevenkliğe karşı çıkan halktan insanlar işkenceyle gözaltına alınmıştı.
Toplumsal yozlaşma emperyalizm ve işbirlikçileri için bir nefes borusu işlevi görür. Eğer ülkemiz sınırlarında katiller sürüsü emperyalizmi ve onun yerli işbirlikçilerini istemiyorsak birincil görevimiz onların nefes borusunu kesmek olmalıdır. Halk Cephesi’nin ‘uyuşturucuyla savaş komiteleri’ adı altında savaş açtığı yozlaşma karşıtı kampanya bu amacı taşır. Tüm halkımızı ‘bana birşey olmaz deme, başkasına dokunmasına izin verme’ sloganıyla uyuşturucuya ve her türlü yozlaşmaya karşı mücadele etmeye çağırıyoruz. Lakin bugün 100 evden 23’ü uyuşturucu cehennemindedir.
Tüm Karakollar ve Emniyet Binaları Birer İşkence ve Yozlaştırma Merkezleridir!
İşkence Yapmak Şerefsizliktir!
İşkencecilerden Hesap Sorduk, Soracağız!
Yozlaşmaya Karşı Devrimci Politikalarda Birleşelim!
Uyuşturucuyla Savaş Komitelerine Katılalım, Mücadele Edelim, Faşizmi YENELİM!
OKMEYDANI HALK CEPHESİ
