14
Yarın (24 Nisan Cuma) saat 13.00’de Sanat Meclisi olarak topluca Çağlayan adliyesine gidiyoruz. Hem hakkımızda açılan soruşturma ile ilgili savunmamızı vereceğiz; hem de hakkımızda linç kampanyası başlatanlarla ilgili suç duyurusunda bulunacağız.
Soruşturmayla ilgili yapacağımız savunma metnini aşağıda gönderiyoruz:
YOKSA BU ÜLKENİN EN ÜSTÜN YASASI ANAYASA DEĞİL Mİ?
ANAYASA ‘ANA’ ‘TEMEL’ YASA DEĞİL Mİ ?
Bizi neyle suçluyorsunuz;
‘Ben Berkin Elvan. Katilim Nerede? diye sormakla mı? Evet Yalnızca bu kadar mı?
Bizler bu ülkenin aydın ve sanatçılarıyız.
Aydın insan; okuryazar insandır. Okuduğunu anlayan insandır.
Biz okuyoruz. Biz biliyoruz… Attığımız her adımın bilincindeyiz.
Bizler söylediğimiz sözlerin yaptığımız eylemlerin hukuksal karşılığının ne olduğunu bilmeyen insanlar değiliz ki laf kalabalığına getirilerek, zeytinyağı gibi üste çıkarak, en iyi savunma saldırıdır diyerek sinelim… Korkalım…
Yok eğer ; “Ne Anayasayı Ne Ceza Kanunlarını Ne Uluslararası Sözleşmeleri Takmam… Ben Suç Diyorsam Suçtur” yasasıyla yönetiliyorsak o zaman da oturduğumuz yerden, ettiğimiz kelama, dinlediğimiz müzikten, beğendiğimiz sanat edebiyat eserine kadar her şeyimiz suç her şeyimiz kabahat demektir..
Ve nitekim gidişat da onu göstermiyor mu?
Sanat eserlerimizi ucube diyerek yıkmak, karikatüre dava açmak, EMEK’i, AKM’yi yıkmak, filmleri konserleri yasaklamak, tiyatroları yıkmak, sanatçıkları kanatları altına alıp kanadına sığınmayan sanatçıyı da gagalamak bu gidişin göstergesi değil mi?
Ama dedik ya biz okuryazar insanlarız.
BAKTIK; TC ANAYASASININ 25. MADDESİ DİYOR Kİ ;
“Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir. Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce ve kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz”
Biz de düşüncemizi ortaya koyduk.
Diyoruz ki “Hangi sebeple olursa olsun 14 yaşında bir çocuğun gaz fişeği ile başından vurularak öldürülmesi suçtur. Bu suç soruşturulmalı ve sorumluları mahkeme önüne çıkarılmalıdır.
BAKTIK; TC ANAYASASININ 26. MADDESİ DİYOR Kİ ;
“Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar”
– İster Söz Söyleriz İster Film Çeker İster Şarkı Söyleriz. Her türlü yoldan düşüncemizi ifade ederiz.Toplu ya da bireysel….
BAKTIK; TC ANAYASASININ 34. MADDESİ DİYOR Kİ ;
“Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir”
Demokratik hakkımızı kullanırken kimseden izin almak zorunda değiliz…
Berkin Elvan’ın katillerinin yargı önüne çıkarılmasını istedik. Bunu her türlü yoldan yapabiliriz. Biz daha çoğunu yapabilirdik. Elimizden bu kadarı geldi. Keşke.. Keşke gücümüz yetseydi de Berkin’i vuranları tutup mahkemelerin önüne getirebilseydik. Silahlarını alıp Keşke o çocuğa,,, çocuklarımıza uzanacak elleri tutabilseydik,,,
Yaptıklarım için değil; yapamadıklarım için suçluyum…
BAKTIK; TC ANAYASASININ 36. MADDESİ “HAK ARAMA HÜRRİYETİ VARDIR” DİYOR ;
“ Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz”
Hal böyle iken biz savcılara hakimlere ve siyasi iktidara yasanın kendisine verdiği yetkileri kullanarak sorumluluklarını yerine getirmesini hatırlattık
Bir aydının bir sanatçının görevi bu değilse nedir?
SANAT NEDİR SANATÇI KİMDİR?
Sanat en genel tanımıyla insanın gördüklerini, işittiklerini, toplumsal olayları ve doğa olaylarını insanlarda estetik bir heyecan uyandıracak tarzda ifade etmesidir.
Bizler saray sanatçıları değiliz halkın sanatçılarıyız. Bizim görüşümüze göre sanatçı halkın yaşadığı acıları ve sevinçlerini halkın sorunlarını halka estetik ve etkili bir şekilde anlatmalıdır.
Yine sanatçının görevi halkın sorunlarını iktidara etkili bir şekilde duyurmak sorunun farkına varılmasını ve çözüm üretilmesini sağlamaktır.
BAKTIK; TC ANAYASASININ 27. MADDESİ DİYOR Kİ;
Herkes, bilim ve sanatı serbestçe öğrenme ve öğretme, açıklama, yayma ve bu alanlarda her türlü araştırma hakkına sahiptir.
Bizim söz söyleme kadar sanatımızı yayma hakkımız da vardır ve bu hak anayasal güvence altındadır
‘BEN BERKİN ELVAN. KATİLİM NEREDE? diye sormanın suç olmadığını siz bizden iyi biliyorsunuz. Ama hakkımızda soruşturma açarak bizi hak aramaktan vazgeçirmek istiyorsunuz. Vazgeçmeyiz. Vazgeçersek keyfiliğe hukuk dışılığa meydan vermiş oluruz.
Berkin Elvan’ın katillerinin neden bulunmadığını neden yargılanmadığını sormak suçsa, çocukları başından vurmak serbest demektir.
Şimdi diyeceksiniz ki ne var bunda? Melih Gökçek suç duyurusunda bulunmuş biz de soruyoruz. Hayır, Melih Gökçek hukukçu değil ama siz soruşturma makamısınız, siz hukuçusunuz. Bu sözün suç olmadığını herkesten iyi biliyorsunuz.
Suç duyurusunda bulunanların suçlamalarına karşı savunma istemek gerekli miydi? Bizce hayır. Sonunda takipsizlik kararı verilmiş olsa bile bizi savunma durumunda bırakmış olmak tüm aydın ve sanatçılara yönelmiş bir tehdittir. Sen rahat rahat Berkin Elvan’ ın katillerini nerede diye soruyorsun ama bak hakında soruşturma açılabilir. Bu söylediklerin suç olabilir demek ve alttan alta tehdit etmektir.
Bundan sonra demokratik hakkını kullanmak isteyenlere göz dağı vermektir.
Oysa savcılık ifademize başvurmaksızın “böyle bir suç olamaz” diyerek soruşturma açmayı reddetmeliydi.
TÜRKİYE’NİN TARAF OLDUĞU VE KENDİNE ÖLÇÜ OLARAK KABUL ETTİĞİ AVRUPA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİNİN 10 MADDESİ DİYOR Kİ ;
“Herkes görüşlerini açıklama ve anlatım özgürlüğüne sahiptir. Bu hak, kanaat özgürlüğü ile kamu otoritelerinin müdahalesi ve ülke sınırları söz konusu olmaksızın haber veya fikir alma ve verme özgürlüğünü de içerir”
Türkiye cumhuriyeti devleti bu sözleşmeyi kabul etmekle birlikte düşünce ve ifade hürriyetinin her türlü biçimini koruma altına almış demektir. devlet kendisi müdahale etmeyeceği gibi müdahale edenleri de engelleyecektir anlamına gelir.
Biz demokratik hakkımızı kullandık diye kimse bizi kınayamaz, tehdit edemez, suçlu gösteremez,
Devlet bunu yapanları engellemelidir.
Bu sözleşmeyi ve bu anayasayı kabul ediyorsa o zaman bizim ifade özgürlüğümüzün teminatı olmalıdır.
Oysa bugün ifade hürriyetini kullandı, demokratik hakkını kullanmaya ve insanları duyarlılığa davet etti diye bu ülkenin aydınlarını sanatçılarını suçlamaya kalkıyorsunuz…
Buna kendi adımıza değil ülkenin aydınları adına izin veremeyiz.
Ağır bedeller ödenerek kazanılmış hak arama hürriyetini, ifade ve düşünce hürriyetini bu kadar kolay harcatamayız çiğnetemeyiz…
Tarih düşünceleri sebebiyle asılmış, zehirlenmiş, kurşunlanmış boğulmuş zindanlara atılmış aydın düşünür ve sanatçıların isimleri ile dopdoludur. Siyasi iktidar rahatsız oldu diye onların tarihsel mirasını, kazanılmış haklarımızı kullanmaktan vazgeçmeyiz.
Açıkladığımız gerekçelerle açılmış olan soruşturma hakkında derhal takipsizlik kararı verilmesini talep ediyoruz.