Öğlen Nuriye’nin basın açıklaması vardı, çadırımı kısa süreli emanet ederek basın açıklamasına katıldım. Osmangazi Üniversitesinde araştırma görevlisi olarak çalışırken, tamamen siyasi ve keyfi nedenlerle işten atılan Nuriye, bugün öğlen yaptığı basın açıklamasıyla adaletsizliğe boyun eğmeyeceğini ilan etti, işine geri dönme talepli kampanyasını başlattı. Basın açıklamasından sonra yine yağmura yakalandığımızdan, hepimiz çadırın içine sığınarak, Grup Yorum’un yeni albümünü dinledik. Akşam da İç Güvenlik Yasası ile ilgili bir söyleşi yaptık. Halkın Hukuk Bürosundan Engin Gökoğlu ve Çağdaş Hukukçular Derneğinden Alper Can Aykaç katıldı. Bu yasanın getirdiklerini, ama aslında faşizmin bu yasadan önce de hayatımızın bir parçası olduğunu ve adaleti sağlamanın tek yolunun kendi mücadelemiz olduğunu konuştuk. Havanın oldukça soğuk olmasına rağmen yaklaşık 20 kişi katıldı. Söyleşiden sonra çok güzel bir haber aldık, direnen Nefa işçisi Erkan Munar’ın zaferini öğrendik. Hem çok sevindik hem de biraz daha da umutlandık.
Hatice Yüksel’in Çadır Günlüğü… Açığa Alınmamın 63. Günü… Çadır Direnişimin 14. Günü…
9
Açığa Alınmamın 63. Günü…
Çadır Direnişimin 14. Günü…
Bugün sabah kalktığımda gündüz nöbetçisinin yine Mehmet Abi olduğunu öğrendiğimde ne kadar sevindiğimi anlatamam. Sonuçta gün boyunca “Bu gençler ne dağınık oluyor, bunu neden buraya koydun, açım dedin de bu kadar mı yiyorsun” diye söylenilmesinden kim hoşlanmaz ki? Ama tabi şaka bir yana, onun bu disiplini ve sahiplenmesi sayesinde kendimi çok rahat hissediyorum.





