2
23 Temmuz 2015, Perşembe günü, saat 09.30-17.00 arası, Stuttgart Yüksek Eyalet Mahkemesi’nde Anadolu Federasyonu tutsakları savunmalarını yaptılar.
Muzaffer Doğan ve Yusuf Taş savunmalarında davanın siyasi bir dava olduğunu, kararın da başından verildiğini, kendilerinin bu mahkemede Türkiye faşizmi adına yargılandıklarını, Alman devletinin kendi hukukunu da çiğneyerek düşünce ve örgütlenme özgürlüğünü yargılayıp cezalandırdığını, bu anlamda mahkemeyi bir tiyatro olarak değerlendirdiklerini, savunmanın taleplerinin hemen hemen hepsinin reddedildiğini ama iddia makamının tanıkları ve hiçbir hukuki değeri olmayan belgeleriyle aylarca uğraştıklarını, faşizme ve ırkçılığa karşı olmanın suç olamayacağını, bu anlamda ‘Kahrolsun Faşizm’ ve ‘Kahrolsun Irkçılık’ demeye devam edeceklerini söylediler.
Yaklaşık 60 kişi Anadolu Federasyonu tutsaklarıyla dayanışmak için duruşmada hazır bulundu. Bu dayanışmadan mahkeme heyeti hem mahkeme binasına doldurduğu çevik kuvvet ile hem de duruşmanın başında ‘Alkışlarsanız, slogan atarsanız müdahale ederiz, hepinizi atarız.’ tehditleriyle korktuğunu gösterdi.
Hem mahkeme başlamadan önceki, hem de mahkeme aralarındaki polisler tarafından yapılan üst aramaları taciz edici idi. Provoke edici davranışları da apaçık ortadaydı.
Saat 15.00 sıralarında, Muzaffer Doğan savunmasını bitirirken, mahkemenin savcısına dönerek ‘Faşizme ve ırkçılığa karşı olduğunuzu söylüyorsunuz. O zaman gelin, bu savunmayı birlikte bitirelim. Ben söyleyeyim siz tekrar edin. Kahrolsun Faşizm, Kahrolsun Irkçılık.’ diyerek sözlerini bitirdi. Yüzü kıpkırmızı olan mahkeme savcısı tepkisiz, şaşkın, aval aval, ne yapacağını bilmezken, izleyiciler coşkulu alkışlarla savunmayı selamladılar. Aşırı derecede sinirleri bozulan mahkeme başkanı yerinden hemen kalkıp ‘Herkes çabuk dışarı. Çıkın!‘ diye bağırdı. İnsanlar sakince yerlerinden kalktılar ve çıkmak üzere kapıya yönelirken, yoldaşımız Aliekber Koç güçlü bir şekilde ‘Tod, Tod, Tod dem Faschışmuş uberall! (Ölüm, Ölüm, Faşizme her yerde ölüm!)’ sloganını attı ve tüm izlemeye gelen insanlar ona eşlik ettiler. Bütün insiyatifi kaybolan ve tehditlerinin işe yaramadığını gören mahkeme başkanı çevik kuvvete ‘tutuklayın’ diye bağırdı.
Kısa bir aradan sonra insanlar tekrardan mahkeme salonuna alındı. Mahkemeyi izlemeye gelen Almanyalı seyircilerden bir kişi mahkeme heyeti girdiği sırada ayağa kalmadığı gerekçesiyle 200 Euro’lük para cezasına çarptırıldı. Aliekber Koç‘a davranışının sebebini anlatması istendi. Aliekber Koç neden slogan attığına ilişkin savunmasında: ‘Biz faşizmin acılarını çok yaşadık ve hala yaşıyoruz. Daha dün 31 devrimci gencimizi barbarca katleden faşizmdir. Ben de çok saldırıya uğradım. Bu yüzden faşizme olan öfkem büyüktür. Size özel olarak saygısızlık yapmak gibi bir amacım yoktu. Sadece faşizmi lanetlemek için attım o sloganı.’
Bu esnada mahkemeyi izlemeye gelen diğer insanlar ‘Biz de slogan attık, hepimiz attık.’ diye bağırdı.
Mahkeme başkanı Aliekeber Koç‘un 2 günlük hapis cezasına çarptırıldığı ve mahkemenin karar duruşmasının 28 Temmuz 2015, salı günü gerçekleşeceğini söyleyip duruşmayı sonlandırdı.
İzleyiciler mahkeme heyeti salondan ayrılırken yerlerinden kalkıp ‘Devrimci Tutsaklar Onurumuzdur!’sloganıyla mahkeme salonunu inlettiler ve salondan götürülen Muzaffer Doğan, Yusuf Taş, Sonnur Demiray ve Özgür Aslan ile vedalaştılar.
ANADOLU FEDERASYONU