3
12 Nisan günü Bakırköy Pazar alanında Bağımsız Türkiye Grup Yorum konserlerinin 5. düzenlenecekti.
Fakat İstanbul Valiliği’nin akla zarar gerekçelerle konsere yasak getirmesi konserin sokaklarda yapılmasına neden oldu.
Evet valilik konsere yasak getirdiğinde yasağa karşı Grup Yorum’un tavrı netti: Yasağınızı Tanımıyoruz, Bu Konseri Yapacağız!
12 Nisan sabahı Bakırköy Pazar alanını onlarca TOMA, çevik kuvvet otosu işgal etmişti. Ayrıca başta İncirli metrobüs durağı olmak üzere alana çıkılabilecek her yerde Çevik Kuvvet, Özel Tim ve sivil polisler vardı. Dinleyici potansiyeli olan herkese “dağılın” şeklindeki tavırları ve sürekli telsizlerden “4-5 kişi yan yana görürseniz dağıtın” tipi anonslarla Bakırköy sokakları faşizmi yaşadı. Az da olsa tartışmaya girenleri anında gözaltına aldılar.
Saat 11.30 civarında bir caddenin ortasında toplanıp “Türküler Susmaz Halaylar Sürer, Grup Yorum Halktır Susturulamaz” sloganlarıyla halaya duran kitleye polisin saldırmasıyla çatışma çıktı.
Artık konser başlamıştı. Klasik konserden tek farkı konserin enstrümanları değişmişti. Grup Yorum yine tarihe hiç silinmemecesine imzasını atıyordu dinleyicileriyle birlikte. Sadece onlar değildi sokakta çatışanlar Nazım oradaydı, Ahmed Arif oradaydı, Ruhi Su oradaydı, Ayçe İdil oradaydı… Victor Jara, Pablo Neruda, Şarlo ve daha niceleri… Onlarda ellerindeki enstrümanları savuruyorlardı düşmanların üzerine.
Konser alanının 2. kapısının önünde halaylar ve türkülerle bekleyen yaklaşık 200 kişiye de saldırdı polis.
Polisin ilk saldırısıyla dağılan kitle yarım saat sonra daha da kitleselleşerek İncirli Camii önünde sloganlarla halaylara durdular. Slogan atanlara halaya duranlara karşı şartlanmış olan polisler burada da saldırdılar. Onlarca kişi plastik mermilerden yaralandı. Daha çatışmalar başlamamışken tek tek gözaltı yapan sivil polisler artık kitlesel gözaltı yapmaya başladı. İncirli Caddesi’ne çıkan kitleye TOMA su sıktı. Cadde boyunca çatışmaların devam ettiği sıralarda Özgürlük Meydanı’ndaki oturma eyleminde konuşma yapan Grup Yorum üyeleri konserin başlama saatinde Özgürlük Meydanı’nda konser yapacaklarını duyurdular.
Tam konser havasının hüküm sürdüğü bugün insanlar önce öbek öbek toplanıyor (hem de çevik kuvvetin hemen yanında) az biraz kitleselleşince halk polisleri önce yuhalıyor, sonra onlara karşı sloganlarını haykırıyordu. TOMA’dan yükselen “dağılın” anonsuyla da dağılmayan ama kontrollü bir şekilde sloganlarla geri çekilen halka polis azgınca saldırıyordu.
Bu şekilde saatlerce süren çatışmalardan sonra Yorum’un yaptığı çağrı üzerine halk Bakırköy Özgürlük Meydanı’na yöneldi. Saat 14.30 gibi meydanın aşağısında toplanan binlerce kişi marşlar türküler söyledi. Coşkulu halaylara durdu. TOMA’larla meydanları işgal eden polis azgınca binlerce kişiye saldırdı.
Ama yok! Konseri engellemeye polisin gücü yetmezdi. Çünkü Yorum halkın acılarını, sevinçlerini, mücadelesin türkü yapıp ona sunandı. Ve bir halkın “Bir ulusun türkülerini yapanlar, yasalarını yapanlardan daha güçlüdür” sözü yaşamın içinde doğrulanmaktadır şimdi. Konser tüm görkemiyle gün boyu devam etti. Sokaklarda Yorum ezgileri vardı… Cemo, Dağlara Gel, Gel ki Şafaklar Tutuşsun, Haklıyız Kazanacağız ve daha niceleri mücadeleyi büyütme çağrısı yaptı.
Yaklaşık 5 saat boyunca Bakırköy İstasyon Caddesi’nin her sokağında türküler ve halaylar vardı. Kitle bütün gün türkülerin verdiği meşru güç ile çatıştı.
Cepheliler yer yer havai fişekleriyle düşman saldırısını engelledi.
Saatler 16.30’u gösterdiğinde Grup Yorum üyelerinden İbrahim Gökçek megafonla halka seslenerek konsere katılan herkese teşekkür etti ve meydanların, alanların halka yasaklanamayacağını belirtti. “5. Bağımsız Türkiye Konserine katıldığınız için teşekkür ederiz.” diyen Gökçek’in bu konuşmasının akabinde polis burada tekrar saldırıya geçti. Bu saldırı üzerine dağılan halk az sonra yürüyüş yolunda çevik kuvvetin hemen yanında toplandı. Burada da coşkulu marşlar söyleyen halk daha sonra iradi olarak dağıldı.