13
ÖNSÖZ;
“Avukat ayrıcalıklı bir meslek midir? Evet, avukatlığın bir kamu hizmeti yani adalet ile ilgili olması nedeniyle birtakım ayrıcalıkları olduğu kabul edilir. Avukatların hem müvekkillerine karşı hem devlete karşı bağımsızlığı bunların en başında gelir. Savunma dokunulmazlığı, kamu alanındaki işlemlerinde öncelik, kamu kuruluşlarının avukatlara yardım etmesi ve mesleğin onuru, namusu ve dürüstlüğünün mesleğin temeli olması, reklam yasağı, ticari olmaması gibi ayrıcalıklardan bahsedebiliriz.
Bu ayrıcalıkların nedeni avukatlığın amaçları kanunda da kabul edilen “hukuki mesele ve anlaşmazlıkların adalet ve hakkaniyete uygun olarak çözümlenmesini ve hukuk kurallarının tam olarak uygulanmasını her derecede yargı organları, hakemler, resmi ve özel kişi, kurul ve kurumlar nezdinde sağlamak” olarak sayılmasındandır. Kanun Barolara da “hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak” görevi yüklemiştir. Dolayısıyla avukatlık ticari bir faaliyetten çok toplumsal ve amaçlarını gerçekleştirmek yönünde ise siyasal bir meslek olarak kabul edilmelidir.
Durumu kanun inceleme üzerinden değerlendirdiğimizde bunları doğru kabul edebiliriz. Ancak gerçeklik böyle midir?
Avukatlar hala bağımsız mıdır, adaletin ve hakkaniyetin yerini bulması, hukukun uygulanması konusunda hangi imkanlara sahipler. Devletin bu amaçlara aykırı tutum ve davranışları hatta yasal düzenlemeleri yok mu? Herkesin cevabını bildiği sorular bunlar. Hukuki düzenlemeler ve gerçekleşen pratik birbiriyle örtüşmüyor.
Avukatlar, kendilerinden beklenen amaçlardan hızla uzaklaşırken, hukukta metalaşmaktadır. Buna rağmen, kendisinden beklenen temel işlevinden tamamen uzaklaştırılmış ve ticarileştirilmiş değildir. Bu elbette Ekmek, Adalet, Özgürlük mücadelesi veren, mesleği bu mücadelenin bir parçası olarak ele alan, halkın çıkarlarını öncelikle sayan avukatların başarısıdır.
Devrimci avukatlar, hukuku halkın mücadelesinin bir parçası olarak ele aldıklarından, hukuku iktidarlara karşı bir silah gibi kullandıkları ve halka bilinç ve umut taşıdıkları, hukuksal mücadeleyi toplumsal mücadele ile birleştirdikleri için, avukatlığın yozlaşmasına karşı durdukları, birlik ve dayanışmayı güçlendirdikleri için bedel ödüyorlar.
Bedel ödüyorlar ama vazgeçmiyorlar. Tutsak alınıyorlar direnmekten ve üretmekten, tartışmaktan vazgeçmiyorlar.
Ve avukatları mücadeleye ve halkın avukatlığını yapmaya çağırıyorlar. Mesleğin ilerici ve olumlu yanlarını, toplumsal özünü, siyasal etkisini, kültürel zenginliğini, mücadele dinamiklerini başka türlü korumak mümkün değildir diyorlar.”
