Serkan Onur Yılmaz Kuyu Tipi Hapishanelere Karşı Ölüm Orucu Direnişi’nde 350. Günlerine geldi.
Fikret Akar 200’lü günleri geçti.
26 Ekim Pazar günü tam 350.gününde olacak.
Bir yıl…
Dört mevsim…
12 ay….
Mithat Öztürk 200 ‘lı günlerine geldi. Ve arkasında Açlık grevinde olan onlarca kişi var.
Ne için?
S, R, Y Tipi adı verilen Kuyularda tecritte kalmamak için. Çünkü Tecrit işkenceli uzun süreye yayılmış ölümdür!
Bugünün Yezitleri olan Emperyalizmin dünya halklarını teslim alma, çıkarlarına göre dünyayı dizayn etme saldırılarından biridir Kuyu Tipleri. O yüzden masum değildir. Basit bir mimari değişikliği değildir. Sadece bizim ülkemizde değil mücadele eden her ülkede, faşizme, emperyalizme karşı gelen halkları bastırmak için çeşit çeşit hapishaneler yapılmıştır. Bu hapishanelere ilk önce devrimciler, demokratlar konmuştur. Ve yeri gelmiş koca koca örgütler buralarda biat ettirilmiş, teslim alınmıştır.
Bizim ülkemizde hapishaneler hep emperyalizmin politikalarını boşa çıkaran yerler olmuştur. Biat edenler yok mudur? Elbette vardır. Ancak onlar değil biat etmeyenler, teslim olmayanlar belirlemiştir sonucu.
Kerbela da Hüseyinler Kuyu Tiplerindeki Serkan Onur Yılmazlardır bugün.
Dün Şah demek yasaktı bugün Adalet demek!
Pir Sultanlar kendi başını düşünmeden “dönen dönsün ben dönmezem yolumdan” demiştir ve o yüzden bugün yolundan dönmeyenler yaşamaktadır. Biat edenler çoktan yok oldular bile.
Bunun için sahip çıkmalıyız Kuyu Tiplerinde direnen canlarımıza. Onlar bizim adımıza saldırıları en önde göğüs gerdiler çünkü. Bizim evladımız, eşimiz, Babamızdır direnen devrimci tutsaklar.
Bugün AKP faşizmi kendi dışında her kesime saldırıyor. Düzen muhalefetinden, hakkını arayan muhalefetinden, hakkını sarılan Alevi halkına saldırıyor.
Saldırısı gücünden değil güçsüzlüğünden, çaresizliğindendir. Direnişler bu çaresizliğini daha da artırıyor.
Devrimci Tutsakların uğruna direndikleri talepler son derece haklı ve karşılanması kolay taleplerdir. Bu gerçeklik, en doğal, en insanı haklarımız için bile bedel ödemeyi göze alarak direnmek zorunda olduğumuz gerçekliğidir.
Tutsaklarımıza, evlatlarımıza kendi geleceğimiz içinde sahip çıkmak zorundayız.
Direniş geleceğimizdir. Bu direnişlerin kazanması yolumuzun daha aydınlanması anlamına da gelmektedir. Daha büyük bir sahiplenmeyle kazanabiliriz. Biz halkız ve el ele verirsek canlarımızın talepleri kabul ettirebilir ve onların canlarını koruyabiliriz. Kuyu Tipleri direnişinde devrimci tutsaklar 16 kez kazandılar. Bir kez daha kazanmaları için omuz vermeliyiz.
Herkesi 26 Ekim 2025 Pazar günü Bir günlük Destek Açlık Grevi yapmaya Özgür Tutsakların açlığına açlığımızı katmaya çağırıyoruz.
SERKAN ONUR YILMAZ ONURUMUZDUR!
KUYU TİPİ HAPİSHANELER KAPATILSIN!
DİRENEN TUTSAKLARIN TALEPLERİ DERHAL KABUL EDİLSİN!
ANADOLU ALEVİ KOMİTESİ (AVRUPA)
