31 İLDE SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI İLAN EDİLDİ!
SALGININ ÇÖZÜMÜ FAŞİZMİN BASKI VE YASAKLARI OLAMAZ!
Dün akşam saat 22:00’de İçişleri Bakanlığının yayımladığı “genelge” ile aralarında İstanbul, Ankara ve İzmir’in bulunduğu 30 büyükşehirde ve Zonguldak’ta 2 gün süre ile sokağa çıkma yasağı ilan edilmiştir. Söz konusu yasağın, gece 24:00’te başlayacağı duyurulmuştur. Bunun üzerine insanlar temel ihtiyaçlarını almak için sokaklara akın etmiş, bakkallar ve fırınlar önünde uzun kuyruklar oluşmuştur.
2 Gün süre ile alınan sokağa çıkma yasağının hukuki hiçbir dayanağı bulunmamaktadır. Söz konusu yasak; 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu ve 5442 sayılı İl idaresi kanunlarına dayandırılmaktadır, içişleri Bakanlığının genelgesi ile 31 ilin valilerine sokağa çıkma yasağı konusunda karar almaları talimatı verilmektedir. Belirtilen illerin valiliklerince bir karar alınmadığı müddetçe söz konusu yasağın hukuki anlamda bir geçerliliği olmayacaktır. Valilere İl idaresi Kanunun 11. Maddesi ile verilen bir yetkiyi “genelge” ile kullanmalarını söylemek, içişleri Bakanlığı genelgesinin kanun ve yönetmeliklerden daha ayrıcalıklı olduğu anlamına gelmektedir. Bu durum başlı başına hukuka aykırı bir durum yaratmaktadır. Ayrıca insanların en temel haklarının normlar hiyerarşisinin en altında bulunan bir “genelge” ile düzenlenmesi yapılan hukuksuzluğun boyutunu göstermektedir.
31 ilin valiliklerine gönderilen genelge 09/04/2020 tarihinde “Çok Acele” üst başlığı ile gönderilmiştir. Ancak böylesi hayati bir karar yasak başlamadan sadece 2 saat önce yani 10/04/2020 tarihinde saat 22:00 de halka duyurulmuştur.
Türkiye halkları sokağa çıkma yasaklarını çok yakından tanımaktadır. Sokağa çıkma yasağı, kimisi için açlık, yoksulluk; kimisi için katliam demektir. Halk evinden dışarı çıkamadığında, kapısına ekmeğini, suyunu getiren bir devlet olmadığının farkındadır. Karar açıklandıktan hemen sonra yaşanan paniğin sebebi de hem daha önce yaşanan deneyimler hem de yasağın ayrıntılarının bilinmemesidir.
Sokağa çıkma yasağı; 10/04/2020 saat 24:00 ile başlamış ve 12/04/2020 saat 24:00’a kadar süreceği açıklanmıştır. Yani 2 günlük bir yasak söz konusudur. Yasağın bu şekilde alınmasının en büyük nedeni devletin “her şeye rağmen üretim devam etmeli” tavrıdır. Sınıfsal olarak çalışmak zorunda olan emekçilerin sağlıksız koşullarda çalışmalarına devam etmeleri istenmektedir. Böyle bir anlayışla yasaklama kararı alınmıştır. Halk sağlığı açısından 2 gün alınmış bir yasağın salgını durdurmayacağı açıktır ki son dakika yapılan açıklama nedeniyle halk sokaklara çıkmak zorunda kalmıştır ve salgının göz göre göre yayılmasına sebep olunmuştur. Ücretli izin uygulamalarına geçilmemekte bunun yerine ücretsiz izni kolaylaştıracak yasal düzenlemeler yapılmak istenmektedir. 20 yaşının altında bulunan kişiler hakkında verilen sokağa çıkma yasağı yine 18-20 yaşında olup çalışan kişiler için kaldırılmıştır. Hafta sonu için verilen yasaklama kararı ile emekçilerin hayatlarının hiçbir değerinin olmadığı bir kez daha gösterilmiştir. Ayrıca söz konusu yasaklama ile işi ve ekmeği için direnen müvekkillerimizin de direnişlerinin durması da amaçlanmaktadır.
Böyle bir yasaklama kararı öncesi yoksul halkın nasıl geçineceğine dair ve aç kalmayacağına dair güvence verilmemesi, sokağa çıkma yasaklarının en çok ezilen ve yoksul insanları etkilemesi sonucunu doğuracaktır. Yapılması gerekenler bilimsel yöntemlerdir. Ancak sürecin en başından beri bilim göz ardı edilmektedir. Programsız yasaklamalarla salgınla mücadele edildiği izlenimi yaratılmaya çalışılmaktadır.
Faşizmin yasaklamaları ile salgınla mücadele edilemez. Ayrıca salgın hastalık konusunda halk düşmanı bir yönetimden çare beklenmemelidir. Çözüm halkın dayanışmasındadır. Milyonlarca insanı evlerine hapsetmek, yoksul insanları ölüme terk etmek anlamına gelmektedir.
HUKUKSUZ; HALKIN, BARINMA, BESLENME VE YAŞAM HAKKININ İHLALİ NİTELİĞİNDEKİ SOKAĞA ÇIKMA YASAKLARI HALK SAĞLIĞINA ÇARE OLAMAZ!
HALKIN HUKUK BÜROSU
