9
Soma Katliamını Unutmadık Unutturmayacağız
301 madencinin yaşamını yitirdiği katliamın üzerinde bir yıl geçti. Katliamın yıl dönümünde katledilen işçileri anmak ve adalet talebini yükseltmek için Devrimci İşçi Hareketi Soma’daydı. 13 Mayıs Çarşamba günü Kınık Maden İşçileriyle Dayanışma ve Mücadele Derneği ve DİH’liler saat 14.00’da Soma Emniyet Müdürlüğü’nün arkasında toplanarak, “Soma Katliamının Sorumluları Cezalandırılsın- Kınık Maden İşçileriyle Dayanışma ve Mücadele Derneği”, “Soma’da Katledilen Madencileri ve Katillerini Unutmayacağız! Hesap Soracağız-DİH” imzalı pankartları açarak kortej oluşturuldu. Kortej yürüyerek ana caddeye çıktı. Bu esnada anma yapmak için etrafta toplanan gruplar bekliyordu. DİH korteji caddeden sloganlarıyla madenci anıtına doğru yürüyüşe geçti. Polis ise şaşkındı. “Siz nereden çıktınız”diye gevelemeye başladılar.
Anıta yaklaşınca polis kortejin önünü keserek korteji kaldırıma almak istedi. Ancak tavır netti. Kısa süren bir tartışma sonrası polis yolu açtı. Kitle anıt önüne gelerek “Maden Şehitleri Ölümsüzdür”yazılı çelengi anıta bıraktılar ve katledilen işçiler için bir dakikalık saygı duruşunda bulundular. DİH’liler geldikleri güzergâhı kullanarak kortej halinde sloganlarıyla geri döndü. Yürüyüş boyunca “İş Kazası Değil Katliam Hesap Soracağız, Soma İçin Adalet İstiyoruz, Bedel Ödedik Bedel Ödeteceğiz, İşçiyiz Haklıyız Kazanacağız” sloganlarını attı.
DİH’in meşruluk temelinde yaptığı anma çevrede anma yapmak için bekleyen grupları da hareketlendirdi.
Maden anıtı önünde anmayı bitiren DİH’liler araçlarla hareket ederek katliamın yaşandığı madene doğru yola çıktılar. Madene 5 km kala özel güvenliğin kurmuş olduğu barikatlar geçildi. Ancak iki araç içeriye giremedi. Bunun üzerine içeriye girenlerden bir bölümü geri dönerek kalan arkadaşlarını da içeriye aldı. Barikatın önünde DİSK, KESK ve HDP İstanbul Milletvekili Levent Tüzel’inde aralarında bulunduğu bir grup otobüs içinde izin bekliyordu. Kınık Maden İşçileriyle Dayanışma ve Mücadele Derneği üyeleri ve DİH’lilerin içeri girmesinden sonra içeriye girebildiler.
Yasallık Ve Meşrulukta Devrimci Çizgi
Kitle maden alanına geldiğinde özel güvenlik tarafından giriş kapısına barikat kurularak içeriye girmesi engellendi. Kaymakam’ın emrinin olduğunu söylediler. Bu andan itibaren tam anlamıyla irade savaşı başladı. Kitle böyle bir yasağı tanımadıklarını, her koşulda patlamanın yaşandığı saatte madenin kapısında olacaklarını belirttiler. Tartışmalar devam ederken HDP İstanbul Milletvekili Levent Tüzel de geldi. Tartışmalar güvenlikle devrimciler arasındaki irade savaşının yanı sıra reformizm ile devrimcilerin çizgi ayrışımına döndü. Çünkü patlamanın yaşandığı saate dakikalar kalmıştı. Güvenlik oyalıyor, yetkililerle görüşüldüğünü söylüyor, beklenmesini istiyordu. Bu koroya Levent Tüzel de katıldı. Onun için izin gelene kadar beklemenin bir sakıncası yoktu. Ancak devrimcilerinde bekleme gibi sabrı yoktu. İçeri girmek için barikata yüklenen devrimciler, barikatları yıkarak ve çatışarak alana girip madenin kapısına gittiler. Basına yapılan saldırıların göğüslenmesini de devrimciler üzerine aldı. Bunlar yaşanırken DİSK, KESK, TMMOB, TTB ve beraberlerindeki reformist grup ortada yoktu. Alan tamamıyla DİH ve Kınık Maden İşçileriyle Dayanışma ve Mücadele Derneği üyelerinin denetimine geçince otobüsten inerek alana geldiler. Devrimciler basın açıklaması yaparak anmalarını bitirdiler.
Daha sonra KESK başkanı Lami Özgen konfederasyonlar adına açıklama yaptı. Anmalarını bitiren DİH’liler saldırıdan dolayı devrimci sorumluluklarının gereği Lami Özgen açıklamasını bitirinceye kadar alanı terk etmediler.
Kınık Yürüyüşü Devrimci Cüret Ve Hazımsızlık
13 Mayıs akşam saat 17.00’de Kınık Maden İşçileri Dayanışma ve Mücadele Derneği ve Anadolu Erenleri Derneği’nin çağrısı ile yürüyüş düzenlendi. İki kurumun ortak eylemi olmasına karşın Kınık Anadolu Erenleri Derneği işçilere haber vermeden DİSK, KESK, TTB ve HDP’yi de davet etmişler.
Sabahtan beri tüm gelişmelere önderlik eden DİH’li maden işçilerinin kurmuş olduğu Maden İşçileri Dayanışma ve Mücadele Derneğinin emeklerini görmezden gelerek, adı geçen kurumların kortejin önünde yürüme planları DİH tarafından bozuldu.
DİH’liler pankartlarını açarak, kortejin önünde yerlerini aldılar. Aynı anda kızıl flamalarını havaya kaldırdılar. Kınık ilk kez kızıl flamalılarla yürüyüş görüyordu. Önde Maden İşçiler Dayanışma ve Mücadele Derneği, arkasında “13 Mayıs’ı Unutmayacağız” pankartı ve onun arkasında Devrimci İşçi Hareketi’nin pankartı ve kızıl flamalar üçer kişilik kortejler halinde yürüyüş başladı. En önde ise, Mahir Çayan’ın resminin bulunduğu flama korteje önderlik ediyordu. Önderliği DİH’lilere kaptıran reformistlerde de hazımsızlık başlamıştı. ”Biz Cephe’nin arkasında niye yürüyoruz?” diyerek hazımsızlıklarını ortaya koydular. ”Bu kızıl flamalar da nereden çıktı?” gibi saçmalamaya başlayan reformistler bir şehit ailesini kullanarak, arkadaki az sayıda olan kitlesini öne geçirmeye çalıştılar. Bu oyunları da DİH tarafından bozuldu.
Her oyunu bozulan reformistlerde hazımsızlık üst boyuta çıktı. Yürüyen DİH kitlesinin arkasında bulunan reformistler sık sık durarak ve mesafeyi açarak kitleyi bölmeye çalıştılar. DİH’liler sabırla eylemin planlandığı gibi bitmesi için çaba gösterdiler. Kortej Kınık meydanında ki alana geldi. Kitle pankartların arkasına geçerek program başladı.
Açılış konuşmasının ardından, Anadolu Erenler Derneği üyesi aynı zamanda KESK üyesi de olan kişi katılımcıları tanıtmaya başladı; DİSK, KESK ve HDP ‘yi tanıtan sunucu, CHP ve milletvekillerini anons etmeyince CHP’liler tarafından protesto edildi ve CHP’liler alanı terk etti. Buna karşın DİH’liler basın açıklamasını okumaya devam ettiler.
Sahnede şov yapamayacağını anlayan reformistler de alanı terk ettiler. Bu sırada, katliamda yakınını kaybeden bir kadın, reformistlere dönerek, ”bizim cenazelerimizi siyasi amaçla kullanamazsınız, defolun gidin” diyerek tepki gösterdi. Açıklamanın sonunda, maden şehit ailelerinin katılımıyla, DİH düzenli kortej halinde ve sloganlarla dernek önüne gelerek eylemi iradi olarak bitirdi.















