12
Anadolu ve Federasyonu ve Anadolu Gençlik’in birlikte düzenlediği Aile ve Gençlik yaz kampı, devam ediyor. 25 Temmuz’da başlayan kamp, bugün (27 Temmuz) üçüncü gününde.
Kampımızda bugün bir “uğurlama” heyecanı vardı.
Bir gün önce, Stutgart’ta devam eden ve 28 Temmuz’da karar duruşması yapılacak olan Anadolu Federasyonu davasının son duruşmasına katılma önerisi ortaya atılmış ve bu öneri hızla herkes tarafından benimsenmıştı.
Sahiplenme açısından güzel bir gidiş olacaktı bu. Belki de ilk kez bir kamptan böylesine uzak bir yerdeki bir eyleme gidilecekti. Sahiplenmek bir eylemdi. Gidiş geliş, 2 bin kilometrelik bir yolculuk olacaktı. Uzun zahmetli bir yoldu.
Kampın günlük akışı da aksayacaktı elbette biraz… Ama hepsine değerdi.
Buradan gidecek olanların orada tutsaklarımızı belki de yıllar boyunca son kez görecek olmaları; tutsaklarımızın bin kilometre uzaktan gelen yoldaşlarını görmeleri, elbette çok anlamlı olacaktı.
Önce 7 kişilik bir arabayla gidilmesine karar verildi. Ancak mahkemeye gitme taleplerinin fazla olması üzerine ikinci bir araba daha eklendi sahiplenme kervanımıza.
Sonuç olarak 7 kişilik iki arabayla 14 kişi yollandı mahkemeye.
Yusuf’a, Muzaffer’e, Özgür’e ve Sonnur’a kamp dolusu selamlarımızı yollayarak uğurladık onları.
Yaz kampı, bunun dışında, günlük program doğrultusunda, sohbetlerle, tartışmalarla, yüzmeyle, gece eğlenceleriyle sürüyor. Bazı akşamlar, gençler, kısa programlarla şehitlerimizin tanıtımını yapıyorlar. Gençlerin hazırladığı bültenlerle günlük haberler aktarılıyor kampa katılanlara.
Haberlerin odak noktasında elbette kaç gündür Gazi’deki direniş ve şehidimizin cenazesinin kaldırılması vardı.
Canlı bağlantı yapılarak Halkın Hukuk Bürosu avukatlarından gelişmelerle ilgili bilgi alındı. Gazi’de barikatlarda direnenlere selamlarımız yollandı. Şehidimizin cenazesinin kaldırıldığı haberini de aynı coşkuyla izledik ve karşıladık. Kollarımızı binlerce kilometre uzaktan da olsa, Günay’ımızı selamlamak için kaldırdık havaya. Onun ve tüm Günayların ölümsüzlüğünü haykırdık.
Diyorduk ki; Kolektevizm devrimcidir. Ben iflas etti. Bizi büyüteceğiz.
Kampımızda bunu yapmaya çalışıyoruz. Düzenin beyinlerimize, davranışlarımıza yerleştirdiği bencillikleri, olumsuz alışkanlıkları aşıp kendimizi değiştirmeyi hedefliyoruz burada. Çünkü biliyoruz ki, “iki birden büyüktür”. Biliyoruz ki, düzene karşı alternatif yaşam tarzının bir adı vardır: kolektif yaşam. Kampımızın ilk günlerinde yaşadığımız olanaksızlıklar ve zorluklar işte bu noktada önemini kaybediyor ve kolektivizmin gücüyle kampımızı her geçen güzelleştiriyoruz.