Home BlogDevrimci İşçi Hareketi: İşimi İstiyorum. İşim Ve Ekmeğim İçin Direniyorum. Genel – İş Ve Disk Başkanı Kani Beko İşçi Sınıfından Özür Dilemeli Ve İstifa Etmelidir!

Devrimci İşçi Hareketi: İşimi İstiyorum. İşim Ve Ekmeğim İçin Direniyorum. Genel – İş Ve Disk Başkanı Kani Beko İşçi Sınıfından Özür Dilemeli Ve İstifa Etmelidir!

by halkinkutuphanesi
0 comments
09.07.2015
KANİ BEKO VE GENEL-İŞ YÖNETİCİLERİ İŞÇİLERE KARŞI İŞLEDİKLERİ SUÇA YENİ BİR SUÇ DAHA EKLEDİ.
DİSK/ GENEL-İŞ SENDİKASI BAŞKANI KANİ BEKO VE GENEL –İŞ YÖNETİCİLERİ SENDİKADA ÇALIŞAN İŞÇİYİ İŞTEN ATTI.
DİSK/ Genel-İş yönetimi tarafından işten atılan Oya Baydak 08.07.2015 tarihinde saat 12.00 de DİSK Genel Merkezi önünde bir basın açıklaması yaptı ve basın açıklamasının ardından DİSK önüne direniş çadırını kurdu.
İşi ve ekmeği için direndiğini açıklayan Oya Baydak işi geri alınıncaya kadar ve Kani Beko işçi sınıfından özür dileyene kadar; direneceğini söyleyen Oya Baydak; işçi sınıfına karşı düşmanlaşan bu “sendikacılığı” mahkûm eden bir de açıklama okudu.

Basın açıklamasında sık sık “ Kahrolsun Patron Sendikacılığı; Oya Baydak Yalnız Değildir; Direne Direne Kazanacağız; Sendikalar İşçilerindir;Patron Sendikacıları İstifa Etmelidir.”sloganları atıldı.
Oya Baydak’ın yaptığı açıklamaya Direnen Sarıyer Belediyesi İşçileri de destek verdi ve Oya Baydak’ın yanında yer aldı. Yine DİSK Genel –İş’in Beşiktaş Belediye Başkanı ile yaptığı işbirliği sonrası taşerona devredilen Beşiktaş Belediyesi işçileride basın açıklamasına katıldı.
DİSK Genel Merkez’de bulunan DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkez oğlu ise direnişe seyirci kalmış ve  “biz muhatab değiliz gitsin Genel –İş önünde hakkını arasın” diyebilmiştir.
Oya Baydak’ın basın açıklaması metni aşağıdadır.
*******
İŞİMİ İSTİYORUM.
İŞİM VE EKMEĞİM İÇİN DİRENİYORUM.
GENEL – İŞ VE DİSK BAŞKANI KANİ BEKO İŞÇİ SINIFINDAN
ÖZÜR DİLEMELİ VE İSTİFA ETMELİDİR!
Ben Oya BAYDAK. Genel – İş Avrupa Yakası Bölgesinde çay ve temizlik işlerinde çalışmaktaydım. Ancak 1 hafta önce Genel – İş Genel Başkanı ve DİSK Başkanı Kani Beko ve Genel-İş Genel Sekreteri Remzi Çalışkan’ın imzaladığı yazıyla işten atıldığım bildirildi. Gösterilen bir gerekçe yoktu. Elime çıkış kağıdım tutuşturuldu.         Bu bir utanç belgesidir. Devrimciler Kani Beko’ya ve diğer Genel – İş yöneticilerine PATRON SENDİKACISI dediklerinde kızıyorlardı. Neden kızıyorlar? Sanki bir şirketin yöneticileri işçisini işten atıyor? Bu sendikacılar kendini ne sanıyor?
Düzenin yasalarını bir kenara bırakalım; işçilerin işten atılmasının koşullarını işçi sınıfının mücadelesi belirlemiştir… ihbarcılık, ahlaksızlık, muhbirlik, işbirlikçilik… Bunların dışında hiçbir nedenle işçi işten atılamaz. Ama, sendikacı olduğunu iddia eden Kani Beko ve sendika yöneticileri, bir emekçiyi işten attılar.
Soruyorum;
Çalışan işçisini işten atan biri nasıl sendikacıdır? İşçisini işten atan biri başka işçilerin haklarını nasıl savunacak? Nasıl koruyacak? Nasıl işçilerin hakları için mücadele edecek?
İşçileri işten patronlar atar. Kani Beko ve yönetim kurulu arkadaşları PATRONDUR.
Benim işten atılma nedenim: Bu patronlar itiraf edemeseler bile ben söyleyeyim; kendilerini eleştirmiş olmamdır. Kendilerini eleştirdiğim için işten atıldım. Tekrar soruyorum; bunlar sendikacı mı patron mu, padişah mı? Eleştiriden muaf olduklarını mı düşünüyorlar? Kendilerini eleştirilemez olarak mı görüyorlar? Tabi ki eleştireceğiz, eleştireceğim. Gördüğüm her yanlışı söyleyeceğim. Eleştiri olmazsa yanlış görülemez. Herkesin demokrasi gereği düşüncelerini açıklama hakkı vardır.
Kani Beko ve arkadaşlarının suç tarihi ciltler dolusudur. Tarihleri işçi sınıfına düşmanlık tarihidir.
n  Şişli Belediyesinde işçileri belediye başkanına sattılar. İşçiler kendilerine karşı direnmek ve açlık grevi yapmak zorunda kaldı. Bu utanç onlara aittir.
n  DİSK ve Genel – İş Sendikasının eski başkanı Erol Ekiciyi “illegal örgüt üyesi” diye mahkemeye ihbar ettiler.
n  İzmir Büyükşehir Belediyesinde işçilerin taşerona devredilmesini izlediler.
n  İzmir Büyükşehir Belediyesinde işçiler grev kararı aldıkları halde grevi, direnişi sattılar. Hakem Kurulunun kararını işçilerden saklayarak tam grev başlarken işçileri sattılar. Bundan dolayıdır ki işçiler tarafından dövüldüler.
n  İstanbul Avrupa Yakası bölge başkanının işine son verdiler. Bölge başkanı kapılarının önünde açlık grevi yapmak zorunda kaldı. Bölge başkanının 80 gün süren açlık grevini seyretme onursuzluğu onlara aittir.
n  Genel kurullarında devrimcilere saldırmışlardır.
n  Devrimcilerin karşısına genel kurul salonlarında polis çağırmışlardır.
n  Beşiktaş Belediyesinde taşerona geçmemek için direnen işçileri satıp belediye ile anlaşarak işçileri taşerona devrettirdiler. Avuntuları işçilerin kazanılmış haklarıyla taşerona devredilmesi oldu.
n  Sarıyer Belediyesinde Genel – İş üyesi işçilerin belediye başkanı baskısıyla istifa ettirilmelerini örgütlediler.
n  Sendikadaki devrimcileri sürdüler, pasif görevlere atadılar.
n  DİSK’in dinlenme tesislerini devrimcilere kapattılar.
n  1 Mayısta çatışan işçileri, devrimcileri, halkı bırakıp kaçtılar.
n  Portakal gazı kanser yapıyor diye eylem alanlarından kaçmışlardır.
n  GREİF fabrikasında direnen işçileri sattılar. Patronla işbirliği yaptılar.
n  Sendikaya üye olmak isteyen işçilerin üyelik taleplerini ret ettiler.
n  Metal işçilerinin grevini devlet ve patronla anlaşarak sattılar. İşçiler ölümüne direnmeye hazır olduklarını söyledikleri halde masa başı oyunlarıyla işçileri sattılar ve direnişi söndürerek bitirdiler.
Genel – İş yöneticileri ve DİSK yönetimi çürümüştür. İşçi düşmanı patron olmuşlardır. Binlerce liralık maaşları, makam arabaları, lojmanlar çürümenin sonucudur. İşçileri için asgari ücret düzeyinde toplu sözleşmeler yaparken kendileri 6-8 bin lira maaş alıyorlar. Makam arabaları her geçen sene daha lüks hale geldi. Bu çürümenin sonucudur. İşçileri satmanın ödülüdür. O kadar çürüdüler ki her sene anmasına katıldıkları Kemal Türkler’in fotoğrafını tuvaletlerinin kapısına astılar. Faşizmin katlettiği bir sendika önderinin fotoğrafını asabilecekleri bir yer bulamadılar mı? Ayıptır, ayıp. UTANIN. Mezarına gittiğiniz Kemal TÜRKLER’den utanın.
Ama işçi sınıfı bu asalakları daha fazla taşımayacak. Bursa’dan başlayıp diğer kentlere yayılan işçi direnişleri bunu göstermiştir. İşçiler artık patrona, devlete ve sendikaya karşı direnmektedir.
Ben de patrona, patron sendikacılarına karşı direniyorum. İşimi istiyorum.
Talebim;
–      Kazanılmış haklarım korunarak işime iade edilmem,
–      Kani Beko ve diğer yönetim kurulu üyelerinin işçi sınıfından yedikleri tüm haltlar için özür dilemeleri VE İSTİFA ETMELERİ.
Bu direniş sadece işe dönüş direnişi değildir. Onur direnişidir. Bu nedenle talebim hem işe iade edilmem hem de patron sendikacılarının haklarını çaldıkları işçilerden özür dilemeleridir. Biliyorum ki direniş uzun sürecek. Ben kararlıyım.
Bu direniş hesap sorma direnişidir. Bizi sömüren, satan patron sendikacılarından hesap sorma direnişidir. Tarih tanıktır ki kazanacağım. Biliyoruz ki direnenler kazanır. Yaşasın direniş, yaşasın zafer.
DİRENEN DİSK/GENEL-İŞ İŞÇİSİ

OYA BAYDAK

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Yorum Bırakın

Focus Mode