9
AKP’nin katil polislerince bir sabah baskınında, kaldığı evde teslim olmayı kabul etmediği için katledilen devrimci Günay Özarslan için 26 Temmuz 2015 Pazar günü anma gerçekleştirildi.
Anma, Günay Özarslan için ve dünyada ve ülkemizde, devrim ve sosyalizm mücadelesinde şehit düşen tüm devrimciler için yapılan saygı duruşuyla başladı.
Günay’ın katledilmesinden sonra yaşanan gelişmelerle ilgili bir sinevizyonun gösterildiği anmada Halk Cephesi adına yapılan konuşmada, faşizmin bizi şaşırtmadığı ve devrimcileri katletmeye ve halka karşı savaşa devam ettiği ve faşizmle barış olamayacağı ifade edildi
Sözde terör örgütlerine ve kendi beslemeleri IŞİD’de karşı olduğu söylenen baskınların, faşist AKP hükümetinin ve devletin yönetememe krizinin derinleştiği bir durumda gerçekleştiği ve her zamanki gibi ilk hedefin devrimciler olduğu ve devrimciler üzerinden halka korku ve gözdağı verildiği ifade edildi.
Karşılıklı görüşlerin de paylaşıldığı anmada, 90lı yıllardaki katliamlara tanıklık etmiş olanlar da, o yıllarla günümüz şartlarını karşılaştırarak, devrimci mücadelenin kitlesellik yönünden daha da geliştiği, katliamların aynı şekilde devam ediyor olmasına rağmen, devrimcilerin ve dolayısıyla mücadelenin halk tarafından daha büyük bir kitlesellikle sahiplenildiği, devrimci hareketin ve mücadelenin de o günün koşullarına göre daha da büyüdüğü, bu büyümenin de, doğru yöntemden, öngörüden, kararlılıktan, meşruluktan ve en önemlisi halkla olan kopmaz bağdan kaynaklandığı dile getirildi.
Anmada sahiplenmenin, mücadeleyi büyüttüğünün bir kez daha görüldüğü, halkın; Günay’ın cenazesine Gazi Mahallesi’nde sahip çıkarak, evladını bağrına bastığı belirtildi.
Buna benzer şekilde, devrimci mücadelenin, iş yerlerinde, fabrikalarda, okullarda, sokakta, dost sohbetlerinde ve de mücadelenin fiili koşulları içinde, mevcut olandan daha fazla sahiplenilmesi gerektiği belirtilerek, Almanya’nın Stuttgart şehrinde devam eden ve
28 Temmuz 2015 Salı günü kararın açıklanacağı Anadolu Federasyonu Davası’nın duruşmasına katılım çağrısı yapıldı ve “Almanya Demokrasisi”ni yargılayan özgür tutsaklarımız
Yusuf Taş, Özgür Aslan, Muzaffer Doğan, Sonnur Demiray’a destek verilmesi ve yalnız olmadıklarını tutsaklarımıza ve Avrupa kamuoyuna göstermemiz istendi.
Anma, okunan şiirler ve söylenen türkü ve marşların ardından sonlandırıldı.