10
Yaşasın Direniş, Yaşasın Zafer!
Devrimci Kamu Emekçisi Hatice Yüksel, meşru demokratik ve hatta anayasal hakkını kullandığı için; AKP’nin Eskişehir valisi Güngör Azim Tuna tarafından 8 Nisan 2015 tarihinde görevinden uzaklaştırdı. Yasalarda dahi basın açıklaması yapmak ve katılmak suç değildir. Ama Eskişehir Valisi keyfi olarak bunu “suç”muş gibi değerlendirdi. Amacı halkı baskı altına alarak, susturmak ve boyun eğdirmekti. Bizler bedeller ödeyerek basın açıklaması yapma hakkını, direnme hakkını meşrulaştırdık. Bugüne kadarda bu meşrulukla hareket ettik.
AKP iktidarı, meşru demokratik hakların kullanılmasını engellemek için baskı ve şiddetin her türlüsünü halkın üzerinde denemiş, sonuç alamayınca da yeni baskı yasaları çıkarmıştır. Bunlardan biriside halkın üzerinde iktidarın her türlü baskısını, zorunu, şiddetini yasallaştıran “iç güvenlik Paketi”dir. Eskişehir valisi de iç güvenlik yasasından aldığı güçle Hatice öğretmeni açığa almıştı.
Egemenler kendileri dışında, emekçileri, halkı suçlu ilan ettikleri için her şeyi yaparım rahatlığı içinde davranıyor. Evleri dernekleri basıp insanları işkenceyle gözaltına alıp tutukluyorlar. Meşru taleplerin sokaklarda haykırılmasını, hak aranmasını suç ilan etmek bugün iktidarların yaptığı temel işlerin başında geliyor. Ülkeyi yönetemedikçe, halka saldırıyorlar. Baskı, zor ve şiddetiyle yönetmeye çalışıyorlar. Yönetememe krizinin intikamını halktan çıkarıyorlar.
AKP iktidarı ve valileri halkı zapturapt altına alarak, sindirmeye korkutmaya çalışmakta. İşçisi, öğrencisi, işsizi, memuru, sanatçısı, genci ve yaşlısını, baskıyla zulümle sesini çıkarmayacak duruma getirmek isteniyor. Bunun için saldırıyor tutukluyor katlediyor.
Hatice öğretmeni de aynı zihniyetle korkutup sindirip susturmak istediler. Çünkü memurlar onlar için söyleneni yapmak zorunda olan kapıkuludurlar. Ama bu kapıkulluğu yıkılalı çok oldu. Memurlardan bir şey olmaz diyenlere inat memurların tarihi güçlü direnişlerle doludur. Yarattığı direniş gelenekleriyle tarihteki yerlerini almışlardır. Sendika kuramaz denildi ama onlar kurdular. Sokağa çıkamaz dediler ama onlar binler olup sokağa aktılar. Onlar haklı fiili meşru mücadeleye inananların yolundan yürüdüler. Bu yolu Elmas Yalçınlar, Hüsniye Aydınlar, Fidan Kalşenler, Ahmet Savranlar, Satı Taşlar ve niceleri açtılar. Çünkü onlar haklılıklarına ve meşrululuklarına inanıyorlardı. Yolumuzu açanlardan aldığı güçle Hatice öğretmen direndi ve kazandı. Direnmeden mücadele etmeden kimsenin kimseye verdiği bir hak yoktur. Tarihin hiçbir yerinde buna rastlayamayız. Elde edilen her hak direnişlerle ve bedellerle kazanıldı. Var olan hakları geri almaya çalışan iktidarlar, emekçilere ve halka yeni haklar vermezler. Ancak direnişlerle haklar kazanılır, var olan haklar korunur. Tıpkı Hatice arkadaşımızın direnişinde olduğu gibi. Görevden uzaklaştırılmasından sonra birkaç basın açıklamasını yeterli görebilirdi. Görevine dönmek için açtığı davanın sonucunu bekleyebilirdi. Ama yolumuzu açan ve yeni bir gelenek yaratan Hatice arkadaşımız öyle yapmadı. Direnmeyi seçti ve kazandı. Çünkü biliyordu görevden uzaklaştırılması haksızdı, keyfiydi ve adaletsizdi. Vali’ nin intikam duygusuyla verdiği bir karardı. Hatice arkadaşımız bunun için direndi ve kazandı. Sendikalara da örnek olacak bir direniş oldu. Mücadele yönteminde, protestoyu aşan bir tarz geliştirildiğinde kazanmamak için hiçbir neden yoktur.
Dayanışma ve sahiplenme açısından da örnek bir direniştir. Hakları için direnenlere sahiplenmenin nasıl olması gerektiğini de göstermiştir. Yoldaşları başta olmak üzere, halkın birçok kesimi, kendi güçleri ve kendi yaratıcılıklarıyla dayanışma ve sahiplenme içerisinde olmuştur. Kazanılan zafere de ortaktırlar. En çok sesi çıkması gereken sendikalarımızın direnişlere ve mücadeleye bakışlarından kaynaklı, zorlamalarla direniş sahiplendirilmeye çalışılmıştır. Umuyoruz ki bu direniş her yönüyle sendika yönetimlerine de örnek olacaktır.
Bu direniş ve zafer hepimizindir. Hakların nasıl korunacağının ve kazanılacağının kamu emekçilerinin tarihinde örnek olacak bir direniştir. Dün olduğu gibi bugün ve yarında, haksızlık ve adaletsizliğe karşı mücadelemiz, haklılık ve meşruluğumuzdan aldığımız güçle sürecektir.
YAŞASIN DİRENİŞ, YAŞASIN ZAFER!
HEPİMİZ BİRİMİZ İÇİN BİRİMİZ HEPİMİZ İÇİN DİRENDİK VE KAZANDIK!
NURİYE GÜLMEN, AYŞEGÜL ERSOY, ERHUN YALÇIN, HATİCE DAĞLI İÇİN ADALET İSTİYORUZ!
EMEKÇİYİZ HAKLIYIZ KAZANACAĞIZ!
KAMU EMEKÇİLERİ CEPHESİ
27 HAZİRAN 2015