8
BAŞSAVCILIK YA BİZİ TANIMIYOR YA DA SAYI SAYMAYI BİLMİYOR!
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yaptığı açıklamaya göre demokratik faaliyet yürüten 110 kişi hakkında DHKP/C’ye üye olma, yönetme iddiasıyla yakalama kararı çıkarılmış. Bugüne kadar bu kapsamda gözaltına alınan kişiler’in 16’sı Halkın Hukuk Bürosu avukatı, bir kısmı Grup Yorum elemanı, bir kısmı Grup Yorum dinleyicisi, bir kısmı Kamu Emekçileri Cephesinden, bir kısmı Gençlik Federasyonu üyesi öğrenciler bir kısmı çeşitli mahallelerde faaliyet yürüten çeşitli dernek çalışanları olmak üzere 50 kişiye yaklaşmıştır.
Gözaltına alınanların ortak özelliği faşist AKP iktidarına karşı mücadele ediyor olmalarıdır. Nuriye ve Semih’in direnişine omuz veriyor olmalarıdır. Bugüne kadar uyuşturucuya, yozlaşmaya karşı mücadele etmiş, hakları için direnen milyonların sesi olmuş insanlardır. Devrimci yaşamları, devrimci düşünceleri, devrimci sanatları, devrimciliğe ait tüm değerleri devlet tarafından sakıncalı bulunan insanlardır.
Başsavcılık Berk Ercan isimli şahsın verdiği ifadelerle 110 kişi hakkında soruşturma başlattığını açıklayarak korku ve panik ortamı yaratmaya çalışmaktadır. 5 yıl önce de benzer ifadeler üzerinden büyük tutuklamalar yapan hakimleri görmüştük, fakat onların ömrü tahmin ettikleri kadar uzun olmadığı için büyük yaygarayla tutuklanan yüzlerce insan daha bir yıl olmadan tahliye edilmişlerdir. Çünkü siyasi atmosfer 1 sene içerisinde değişmiş zaten içi boş olan iddianameleri savunacak hakim ve savcılar görevden alınmışlardır. Türkiye’de hukuk denilen şey tamamen siyasileşmiştir. Bu ülkede bir kişinin tutuklanması ya da serbest bırakılmasının hukuki gerekçeleri kalmamıştır.
Daha dün hakkımızda idam fermanları çıkartan hakim ve savcılar bugün F Tipi hapishanelere doldurulmuşlardır. Bugün de aynı işi yapan savcı ve hakimler işleri bittiğinde bir paçavra gibi kenara atılacaklardır.
110 kişi hakkında yakalama kararı çıkarttığını söyleyen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na sesleniyoruz, sayınız yanlış! Biz 110 kişi değiliz, milyonlarcayız. Bugün 110 kişiyi tutuklasanız da çok değil 1-2 ay içerisinde yeniden 110 kişi tutuklamak zorunda kalacaksınız. Sonra tekrar, sonra tekrar… Her ay baskın yapıp içerideki herkesi tutukladığınız Dev-Genç’lilerden bunu öğrenemediniz mi? Her ay basıyor, terör estiriyorsunuz fakat yine de Dev-Genç’i bitiremiyorsunuz.
Bitmiyoruz, peki ama neden? Çünkü bizi var eden bu Dünya’daki adaletsizlik, eşitsizlik, sömürü düzeni, bu düzen var oldukça bizler de var olacağız. Bu düzene karşı mücadele etmeyi bilimsel temellere oturtmuş cüret ve aklı birleştiren bir özneyi ortadan kaldırmaya çalışmak boşuna bir çabadan öteye gidemez.
Bu yüzden tüm halkımıza sesleniyoruz: bizi bitirmeye çalışanlar adım adım kendileri bitiyorlar. Sahip oldukları koltuklarında vekâleten oturduklarını bilmiyorlar, yarın o rahat deri koltuklarından kalkıp elleri kelepçeli bir şekilde hapishanenin soğuk duvarlarıyla karşılaşacaklarını bilmeliler. Ama biz aynı yerde olacağız, yoksul halkımızın sobalı evlerinde kurdukları dost sofralarında yerimizi alacağız. İdam fermanları bize sökmez, 110 kişi değil milyonlarca halkız, milyonlarız, tarihsel ve siyasal haklılığımızla diyoruz ki “Biz kazanacağız”
ARMUTLU HALK CEPHESİ

