8
14 Eylül Cuma direnişimin 12. Günü. 9 gündür işkenceyle gözaltına alınıyorum. Alana girerken kendimi gülmemek için zor tutuyorum. Aklıma çocukken tavukları kümese sokmak için 5, 6 çocuk uğraşırdık, tek bir tavuk bizi bir oyana bir buyana düşürür üstümüz başımız kir içinde kalır her yanımız yaralanırdı. Polisler de o şekilde parkı tutmuş benim girmemem için, yakalamak için bir oyana bir bu yana seğirtiyorlar. Tutunca bir telaş başlıyor onlar için… “Oradan tutun sakın yere yatmasın, çabuk arabayı en yakın yere getirin.” Ben bu arada ayağımı dayayıp onları köstekleyecek yer arayışındayım. Bir yandansa işimi geri istiyorum diyerek slogan atıyorum. Tabi beni işkenceyle gözaltı yapıyorlar. Bugün el bileğimi burkup canımı çok acıttılar. Tarabya karakoluna getirip adli işlem yapıp bırakıyorlar. Kollarım morluklarla dolu ayaklarım yırtık içinde. Bugün uzaktan çekim yapılabilmiş çekim yapılmasın diye çok çaba sarf ediyorlar.
Cumartesi Pazar direniş alanında olmuyorum çünkü işyeri tatil. Direniş alanının olduğu Ferahevler bomboş. Pazartesi görüşmek üzere…


