9
DİSK YÖNETİM KURULUNA SESLENİYORUZ!
YALANLARLA SUÇUNUZU BASTIRMAKTAN VE GERÇEKLERİ SAPTIRMAKTAN VAZGEÇİN.
İŞÇİ SINIFINDAN, DEVRİMCİLERDEN VE HALKIMIZDAN ÖZÜR DİLEYİN!
(15 TEMMUZ 2015 TARİHLİ DİSK YÖNETİM KURULUNUN YAPMIŞ OLDUĞU YAZILI AÇIKLAMA İLE İLGİLİ AÇIKLAMAMIZDIR.)
DİSK Yönetim Kurulu imzasıyla yayınlanan açıklamaya bakıldığında DİSK yönetiminin ne kadar olumlu olduğunu düşünebiliriz. Ancak bu açıklama yalanlarla dolu ve devrimcileri karalamaya yönelik kendi içinde tututarsızlıklar taşıdığı görülmektedir. Bütün yalanlarına ve çarpıtmalarına cevap vereceğiz.
Kamuoyu ve işçilerimiz bu yalanları biliyor. Onun için DİSK yönetiminin linç girişimine İstanbul’dan işçiler katılmamıştır. İşçilerden soyutlanmış patron sendikacısı Kani Beko ve ekibi bunu bildiği için İzmir, Diyarbakır, Mersin ve Ankara’dan getirdikleri paralı adamlarına linç girişimini yaptırmışlardır.
YALAN-1 Açıklamada ilk gece DİSK binasında kalan devrimcilerin 8. Katta bulunan mutfağın kapısı kırdıkları söylenmiştir.
Gerçek-1 Devrimciler ve Oya Baydak direnişe başladıktan sonra saat 16.00 civarında DİSK çalışanlarıyla görüşüp geceyi binada geçireceklerini söylemişlerdir. Bunun nedenini de açıklamışlardır. DİSK binasında kalmanın nedeni;
1- Tuvalet vb..insani ihtiyaçların karşılanması
2- DİSK genel merkezinin bulunduğu Şişli Abide-i Hürriyet Caddesi’nin gece saat 21.00’dan sonra fuhuş pazarlıklarının yapıldığı bir yer olması.
3- Sendikaların işçilerin olduğu ve işçinin kullanma hakkına sahip olduğu bu taleplere dayanarak ilk gece DİSK binasında kalınmıştır.
Konuştuğumuz DİSK görevlisi kapıyı yöneticilere sormadan açık bırakamayacağını söyledi. Biz de burada kalacağımızı söyledik. Görevli arkadaş yukarı çıkıp 10 dk sonra yanımıza gelerek DİSK Yönetim Kurulu Üyesi Ve Genel Sekreteri ARZU ÇERKEZOĞLU’NUN kapıyı kilitlemesini istediğini söylemesi üzerine buna müsaade etmedik. DİSK Görevlisi “beni ilgilendirmez” diyerek kapıyı açık bırakmak zorunda kaldı.
Sekizinci katta bulunan mutfak kapısının kırılması ise iğrenç bir yalandan ibarettir. Herkes bilir devrimciler kaldıkları mekâna özen gösterirler ve böyle bir zarar vermezler. Kaldı ki su çay gibi ihtiyacı karşılamak için mutfak katına çıkıldığında kapının açık olduğu görülmüş ve mutfak kullanılmıştır.
Ancak sözü geçen mutfak kapısı linç saldırısının olduğu gün akşam saat 18.00’da, DİSK personelinin gelip kapıyı açmasından sonra, mutfağın kapalı olması nedeniyle kapıyı kırarak değil kilit patlatılarak kapıya zarar vermeden açılmıştır.
YALAN-2 İkinci gün eylem DİSK binasının caddeye bakan tarafında devam ediyordu. DİSK yönetiminin yaptığı açıklamada 17.00-17.30 saatleri arası kapanan sendikamız 17.15’de kapanmıştır deniliyor.
GERÇEK-2 Bu da yalandır. Çünkü ilk gün DİSK binası 19.00-19.30 civarında kapanmasına rağmen ikinci gün iddia edildiği gibi değil 16.30’da kapatılmıştır. DİSK görevlisi kapıyı kapatıp giderken DİH’liler kendisiyle görüşüp kapıyı neden kapattığını sormuşlardır. Görevlin verdiği cevap GENEL SEKRETER ARZU ÇERKEZOĞLU’NUN emriyle kapattım demiş kendisinden kapının açılması istendiğinde ise “ yönetimin emri var açamam” demiştir. Bu konuşma esnasında DİSK personelinden 3 kişi gelerek çalışanın yapacağı bir şeyin olmadığı bunun yönetimin kararı olduğunu belirtmişlerdir. Bunun üzerine DİH’liler DİSK yöneticilerine bir bayanın fuhuş pazarlıklarının yapıldığı bir yerde sokakta bırakılmasının ahlaki olmadığı anlatılmıştır. Daha sonra DİSK’e bağlı sendika başkanlarından biri telefon ile aranarak durum anlatılmıştır. Ve kapının anahtarı istenmiştir. Sendika başkanlarının girişimleriyle DİSK yönetimine ulaşılmış ve anahtarı yollayacakları haberi verilmiştir. Ancak sözlerinde durmamışlardır. Saat 22.00’a kadar beklenmiştir ve ancak DİSK’in kapısı açılmadığı için; devrimcilere ve işçilere kapatılan DİSK’e ahlak yoksunu patron sendikacıları da giremez kararı alınmıştır. Ve basına telefon ile çağrı yapılmıştır. Bu çağrı üzerine gazeteci- muhabir ZEYNEP KURAY Disk önüne gelmiş ve yaşananları hem Oya Baydak’tan, hem Oya Baydak’ın avukatlarından hem de DİH’lilerden dinlemiş ve röportaj yapmıştır. Ve kendisi buradayken “Direnen ve DİSK’e bağlı SOSYAL-İŞ Sendikası üyesi olan Oya Baydak şahsında işçilere ve devrimcilere kapatılan DİSK’in kapısı PATRON SENDİKACILARINA kapatılmış kapısına zincir vurulmuştur.
YALAN-3 Açıklamanın devamında geç saatlerde “yöneticilerimize sosyal medyadan küfür ve hakaretler dolu mesajlar yayınlanmıştır” denilmiş.
GERÇEK-3 Kapının zincirlenmesi sonrası DİH’in ve Oya Baydak’ın paylaşımlarında bir tek küfür ve hakaret göremezler. DİSK yönetimi ve bu sendikacılık ANLAYIŞIDIR TEŞHİR EDİLEN VE ADI KONULAN. VE İŞTE BU AMERİKAN YÖNTEMLERİ İLE LİNÇ SALDIRISI PLANLANMIŞ VE GERÇEKLEŞTİRİLMİŞTİR. TÜM DÜNYANIN GÖZÜ ÖNÜNDE DEVRİMCİLERE VE DİRENEN OYA BAYDAK’A BU SENDİKACILAR TARAFINDAN SALDIRI GERÇEKLEŞTİRİLMİŞTİR.
YALAN-4 Açıklamada ertesi gün görevlerine gelen DİSK çalışanları ve yöneticiler içeri alınmamıştır deniliyor.
GERÇEK-4 Evet almadık. İşçisine kapıyı kapatan patron sendikacılarını tabi ki içeriye almayacağız. Bizim DİSK’i işgal etmek gibi bir eylem planımız yoktu. Ancak söz verdikleri halde anahtarı getirmeyerek bu ortamı yaratanlara tabi ki kapıyı açmayacağız. Ta ki işçisinden özür dileyene kadar…
YALAN-5 DİSK yönetimi Cumartesi-Pazar günü sorunun çözümü için ÇHD ile görüşme yaptıklarını söylemişler.
GERÇEK-5 Bu açıklamaya dikkat edelim. Çözüm arıyorlar. Görüşme yapıyorlar. Yalan. Yalanları Pazartesi günü net şekilde ortaya çıktı. Cumartesi ve Pazar günü çözüm aramıyorlardı. Onlar söz edilen 2 günde Oya Baydak ve DİH’lileri linç ettirecek adamları toplamakla meşgullerdi. Başka bir bakış açısı ile bunların çözüm arayışları direnen bir işçinin sorununu çözmek yerine linç ettirmektir.
YALAN-6 “DİSK önünde yapılacak olan basın açıklamasına diğer illerden gelen işçiler” demiş DİSK yönetimi.
CEVAP-6 DİSK yönetimi yalan söylemeye devam ediyor. Soruyoruz;
1 Mayıs’a bile yığamadığınız bir kitleyi en fazla 15 dakika sürecek olan basın açıklaması için mi Diyarbakır, İzmir, Mersin ve Ankara’dan otobüslerle adam toplayarak getiriyorsunuz? Neden bazı işçilere 1000 TL verdiniz? İstanbul’da basın açıklamasına katacağınız hiç mi üyeniz yok?
Soruyoruz;
Hangi direnişe, hangi greve veya hak alma mücadelesine otobüslerle adam taşıdınız?
YALAN-7 Yapılan görüşmede Memiş Sarı’nın Oya Baydak’ın ayın 22’sinde işe alınacağı iletilmiş ancak Oya Baydak bunun yazılı olarak verilmesini istemiştir. İşe geri dönüşü Pazartesi yazılı olarak da verilmiştir deniliyor.
GERÇEK-7 Yazıda söz edilen Memiş Sarı Oya Baydak’ın 22’sinde işe alınacağını söylemiştir ancak Oya Baydak sözlerine güvenmediğini bunu yazılı olarak verilmesini istemiştir. Buraya kadar doğru yalan bundan sonra başlıyor. DİSK’i ispata çağırıyoruz. Böyle bir yazının verildiğini ispatlamak zorundadır. İspatlayamazlar çünkü böyle bir yazı yoktur. Oya Baydak’ın direnişe başladığı günden beri DİSK gerek Genel-İş Sendikası ve Kani Beko yaptıkları açıklamalarda sığındıkları tek şey yalandır. Yalan ahlaksızların ahlakı olmuştur. Yeri geldikçe yalanlarını açıklamaya devam edeceğiz. Halkımızın bir sözü vardır; “şapka düştü kel görüldü”. DİSK yönetiminin gerçek yüzü görülmüştür. İşçilerin ve halkımızın gözünde DİSK yönetimi yalancı, linç güruhu işçi düşmanı patronların emir eri olmuş patron sendikacılarıdır.
YALAN-8 DİSK yönetiminin açıklamasında merkezimizin telefon ve güvenlik kameraları bozulmuştur denilmektedir.
GERÇEK-8 DİSK genel merkezinde direnişin başladığı gün kalan Oya Baydak ve DİH’liler telefon ve güvenlik kamerasını bozmamışlardır. Gece yarısı saat 02.00’a kadar telefon açıktı. Ancak merkezi telefonla arayan kimliği belirsiz kişiler (bizce belirli kişiler) “genel merkezi boşaltın yoksa sizi öldürürüz, çabuk çıkın. Çabuk boşaltın orayı” tehditlerinde bulunmuşlardır. Bu kişiler o kadar zavallı ki telefonu bayan açınca tehdit ediyor; erkek açarsa sessiz kalıyorlardı.
YALAN-9 Açıklamada saldırının olduğu gün için “bazı istenmeyen olaylar gelişmiştir” deniliyor.
GERÇEK-9 Burada yalanın ve ahlaksızlığın tavan yapışını görüyoruz. Hangi istenmeyen olaydan bahsediyorsunuz. Aynı gün içerisinde 4 kez saldırı gerçekleştirerek linç etmeye çalıştınız. Siz değil misiniz, “bunları temizleyin” diyen KANİ BEKO.
“Ölümlerini göze alıyorlarsa gelirler.” Diyen Remzi Çalışkan değil mi? Saldırı emrini veren, linç saldırısını örgütleyen, hedef gösteren Remzi Çalışkan değil mi?
Linç saldırısında bulunanlarla birlikte açıklama yapan, dışarı da devrimciler ve Oya Baydak linç edilirken, darbeler alıp beyinleri dağıtılırken DİSK’in giriş katındaki kanapede linç saldırısına katılanlarla birlikte oturup sırt sıvazlayan ARZU ÇERKEZOĞLU değil miydi? .
DİSK genel sekreteri (!) Arzu Çerkezoğlu kadın haklarını pek savunur.
Arzu Çerkezoğlu tıp hekimidir üstelik. İnsan hayatına zarar vermemek ve insanı korumak için hipokrat yemini etmiştir. Bırakalım politik tercihleri ve düşünceleri bir yana; ARZU ÇERKEZOĞLU böyle bir saldırıya vesile olmakla, planlamak, desteklemek ve bizzat örgütleyenler içinde olmakla linç edenleri teşvik etmekle ve gerçekleri çarpıtarak yalan söyleyerek hipokrat yeminine de ihanet etmiştir. Bu açıdan da tıp etiği karşısında suçludur.
Siz değil misiniz, DİSK’in önünde her gece yaşanan fuhuşun ortasına bırakıldıklarını anlatan kadın arkadaşlarımıza “seni de biz satarız” dedirten…
Yoksa yangın tüpleriyle saldırıyı da mı istemeyerek yaptınız? Yere düşen arkadaşımızı demirlerle vurarak hastanelik eden? Avukatlarımızı linçe yeltenen siz değil misiniz?
Hepinizi tanıyoruz.
Linç kültürünü biliyoruz. Bu kültür beynini egemenlere satan, kapitalistlerin, insanlıktan çıkmışların kültürüdür.
Bu yöntemler Amerikancı Sendikacılık yöntemleridir.
Linç, yalan, entrika, ayak kaydırma, işçi sınıfını, arkadaşlarını herkesi para için, kariyer için satmak bu sendikacılık anlayışının sonucudur.
Linç saldırısının tüm görüntüleri var. Tüm halkımız seyretti gerçekleri. Gördü. SUÇLUSUNUZ.
İŞÇİ SINIFINDAN, DEVRİMCİLERDEN VE HALKIMIZDAN ÖZÜR DİLEYECEK VE HESAP VERECEKSİNİZ.
İŞÇİYİZ HAKLIYIZ KAZANACAĞIZ!
DEVRİMCİ İŞÇİ HAREKETİ