21
Nuriye ve Semih’in Tüm Talepleri Kabul Edilsin!
Yaşasın Açlık Grevi Direnişimiz!
Suriye Halk Cephesi 30 Ağustos’ta, Nuriye Gülmen ve Semih Özakça’nın taleplerinin kabul edilmesi ve direnişi Suriye halkına duyurmak için Suriye Birleşmiş Milletler Merkezi Önünde basın açıklaması yaptı. Basın açıklaması öncesi ve sonrası Suriye basını ve Suriye’de bulunan yabancı basın Halk Cepheliler ile röportaj yaptı. Katılan basın kuruluşları şunlardır; Suriye Stalayt, Al Akhbariye, Sama, Sana Haber Ajansı, Dam Press ve Arap ülkelerinde yaygın olarak takip edilen Al Mayadin kanalı. Yabancı basından ise; Venezüella Tele Sur, Irak Al Ahd, İran Euro News kanalları bulunuyordu. Basının yansıra Suriye Komünist Partisi (Bektaş), Filistin Demokratik Kurtuluş Cephesi ve Suriye Halk Cephesi dostları da eyleme destek verdi.
Eylem öncesi yapılan röportajların ardından Suriye BM kapısı önünde pankartlar ve Arapça-Türkçe yazılı dövizler taşınarak basın açıklaması okundu. Taşınan dövizlerde “Suriye Halkı Nuriye ve Semih’in Ölmesini İstemiyor! Teşekkür Ederiz Suriye Çünkü Sen Hep Hakkın Yanındasın! Nuriye ve Semih Sadece Direnen İki İnsan Değil, Onlar Faşist Erdoğan’a Karşı Direnişin Sembolüdür!” sloganları yazılıydı.
Suriyeli Halk Cephelilerin dostu Hanade Ebrahim’in Arapça okuduğu açıklamada şu sözler yer alıyordu;
“… Bugün, Türkiye hapishanelerindeki iki Açlık Grevi direnişçisinin sesini Suriye halkına da duyurmak için burada bulunuyoruz. Faşist Türkiye iktidarının hapishanelerinde tutsak edilen akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça Açlık Grevinin 175. günündeler. Tek talepleri işlerine geri dönmek…
Türkiye’de 15 Temmuz 2016’da yaşanan darbe girişimini bahane eden katil AKP iktidarı OHAL kapsamında çıkardığı yasalarla 150 binden fazla memuru işten attı. Bu şu anlama geliyor, 150 bin aile en temel ihtiyaçlarından mahrum edilmiş durumda… Nuriye ve Semih işlerinden atılan ve buna karşı direnen iki eğitimcidir. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nde akademisyen olarak çalışırken görevinden ihraç edilen Nuriye Gülmen, 9 Kasım 2016’da Ankara Yüksel Caddesi’ndeki İnsan Hakları Anıtı Önünde “İşimi Geri İstiyorum” talebiyle eyleme başladı. Mardin’de sınıf öğretmenliği yapan Semih Özakça’da ihraç edildikten sonra Nuriye ile birlikte aynı taleple Yüksel Caddesi’nde direnişe başladı.
Nuriye Gülmen ve Semih Özakça günlerce Ankara Yüksel Meydanı’nda “İşimi Geri İstiyorum” talebiyle her gün eylem yaptılar. Ve ilk 30 gün sürekli gözaltına alındılar. Amaç direnişlerinden vazgeçirmek, yıldırmak ve susturmaktı. Ancak Nuriye ve Semih susmadı, Açlık Grevine başladı. Her geçen gün onlara desteğe gelenlerin sayısı arttı, eyleme binlerce insan katılmaya başladı. Elinde Suriye Halkının kanı olan katil AKP iktidarı ikinci bir ayaklanmaya sebep olma ihtimallerini bahane ederek, direnişçi Nuriye ve Semih’i Açlık Grevinin 76. gününde tutukladı.
Direnişlerinin 295. gününde olan Nuriye ve Semih’in tutuklanması, desteği azaltmadı, arttırdı. İstanbul’da TAYAD’lı 70’li yaşlardaki Feridun Osmanağaoğlu ve Mehmet Güvel, Semih’in eşi Esra Özakça ve daha pek çok bölgeden kişiler süresiz destek açlık grevine başladı. Türkiye dışında Yunanistan, Almanya, Avusturya, İngiltere ve burada Suriye’de destek açlık grevleri sürüyor. Bizler burada yaptığımız bir aylık destek açlık grevinin 10. günündeyiz.
Nuriye ve Semih’in 14 Eylül’de ilk mahkemesi olacak. Açlık grevinde tehlikeli bir sınıra ulaşmış olan Nuriye ve Semih’in yanında olup, özgürlüklerine kavuşmalarını ve taleplerinin kabul edilmesini, talep etmeliyiz. Onlar haklı ve onurlu bir dava uğruna mücadele ediyorlar. Nuriye ve Semih’i yalnız bırakmamalıyız.
Nuriye ve Semih sadece kendileri için değil, tüm direnenleri temsil eden bir direniş sembolü haline dönüştü. Türkiye’de ve başta Suriye’de olmak üzere bölgede katledilen binlerce insanın ölümünde payı olan faşist AKP iktidarına karşı direniyor. Nuriye ve Semih’in direnişi, Suriye halkının emperyalizme ve işbirlikçilerine karşı sürdürdükleri direnişle ortaktır.
Nuriye ve Semih’i enternasyonalist dayanışmamızla zulmün elinden almalıyız… Taleplerinin kabul edilmesi için, kendine insanım, duyarlıyım, vicdanlıyım diyen herkesin üzerine düşeni yapması gerekiyor. Burada bulunmamıza katkısı olan herkese, dostlarımıza ve siz basın mensuplarına teşekkür ediyoruz.
Uluslararası insan hakları kanunlarının takipçisi olmakla mükellef BM yetkililerinin de Nuriye ve Semih’in taleplerinin yerine getirilmesi için üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmesini talep ediyoruz.
Nuriye ve Semih’in Tüm Talepleri Kabul Edilsin! Yaşasın Açlık Grevi direnişimiz!”
Açıklamanın ardından da katılan örgüt ve Suriye halkına teşekkür edildi. Ayrıca basın açıklaması için emeği geçen Gazeteciler Birliği başkanına da katılımından ve emeklerinden dolayı teşekkür edilerek 27 kişinin katıldığı basın açıklaması sonlandırıldı.













