Ayten Öztürk devrimci olduğu için gizli bir işkencehanede 6 ay boyunca işkenceye karşı direnmiş vücudunda 898 yara açılmıştır. Ve bir gece ıssız bir alanda bırakıldıktan üç dakika sonra Ankara Siyasi Şube tarafından gözaltına alınıp tutuklanmış 3,5 yıl hapishanede kalmıştır. Şimdi de bir yılı aşkın süredir ev hapsindedir. Ev hapsinin son aşamasında elektronik kelepçe ile işkence yükseltildi. “Bir yıl aradan sonra neden kelepçe takılıyor?” sorusuna “elimizde yoktu, boşa çıkınca getirdik” cevabı verildi ve mahkemeler aracılığıyla karar altına alındı. Faşizm yasaları devrimcilere halka karşı silah olarak kullanıyor.
Tüm bu işkencelerin sebebi hukuki olarak bir tacizcinin halk tarafından linç edildikten sonra verdiği ifadede “kaldırımda izliyordu” beyanıdır. İşkenceciler yasal zorbalık ile devrimcilere işkence yapmaktan vazgeçmelidir.
Ev hapsinde olduğu 1,5 yıl süre içinde dahi defalarca evi basılmış arama adı altında talan edilmiştir.
Ayten Öztürk yapılan keyfi baskınlarla ilgili açıklamasında;
“İstanbul Küçükarmutlu’daki evim Özel Harekat, Özel Tim ve TEM polisleri tarafından, silahlarla, Beş kamerayla ve helikopter eşliğinde basıldı. Silahları bize doğrultup, galoşsuz içeri giren polisler evimde terör estirdiler. Bu sırada banyoda bulunan bir arkadaşıma “vurmamı istemiyorsan çık çabuk” tehdidinde bulundular. “Galoş giyin” diyen arkadaşımızı ittirerek düşürmeye çalıştılar.
…Ben kararı görmek istedim, baskın kararında aranan kişiler olduğunu gördüm. Bu kişiler burada değildi. Buna rağmen arama yapmak istediler. Bunun keyfi olduğunu söyleyince de içlerinden bir sivil yanıma yanaşıp “En son buraya Aytaç için gelmiştik, senin için de geleceğiz, bunu unutma!” tehdidinde bulundu.” demiştir.
Polisin başkalarını arama bahanesiyle sürekli Ayten Öztürk’ün evini basması onu halktan tecrit etmek yalnızlaştırmaktır.
Mahallede terör estiren polis sürekli bir bahaneyle Ayten Öztürk’ün evine Özel Harekatla, onlarca zırhlı araçla basarak amaçladığı efendilerinden öğrendiği “tecrit et yalnızlaştır, terörize et imha et” politikasıdır. Bu politikayı devrimciler defalarca boşa çıkardı, çıkarmaya devam edecek. Yasal zorbalığa karşı halkın direnişini örgütleyeceğiz. Direnme hakkımızı kullanacağız.
Katletmeye mi? Hapse koyup tek kişilik hücreye koymayı mı?
Terör estirerek yapılan bu baskınlar, tehditler benim adalet
mücadelemi engellemek içindir. Ben adalet mücadelemden
vazgeçmeyeceğim. Ben değil, bana işkence yapanlar cezalandırılsın!
Er ya da geç haklı olan kazanır.
Tehditleriniz Bizi Yıldıramaz! Adalet Mücadelemizle Biz Kazanacağız.
1-Yaşanan Hukuksuzluklar
A-Yargılama Aşaması
“6 ay işkence gördükten sonra tutuklanıp 3,5 yıl hapishanede
kaldıktan sonra ev hapsi ile tahliye edilen Ayten Öztürk’ün evi
14 Eylül günü işkenceci katil polisler tarafından basıldı.”
B-Yasal Zorbalık
2-İşkencenin Devamı Ev Hapsi Amacı
A-Polis Baskısı
İstanbul Küçükarmutlu’daki evim Özel Harekat, Özel Tim ve TEM polisleri tarafından, silahlarla, beş kamerayla ve helikopter eşliğinde basıldı. Silahları bize doğrultup, galoşsuz içeri giren polisler evimde terör estirdiler.
Bu sırada banyoda bulunan bir arkadaşıma “vurmamı istemiyorsan çık çabuk” tehdidinde bulundular. “Galoş giyin” diyen arkadaşımızı ittirerek düşürmeye çalıştılar.
B-Sürekli Baskınlarla (Bize Olmayan) Terörize Etme
Ben kararı görmek istedim, baskın kararında aranan kişiler olduğunu gördüm. Bu kişiler burada değildi. Buna rağmen arama yapmak istediler. Bunun keyfi olduğunu söyleyince de içlerinden bir sivil yanıma yanaşıp
“En son buraya Aytaç için gelmiştik, senin için de geleceğiz, bunu unutma!” tehdidinde bulundu.
C-Tecrit Etme
Ev hapsindeki bir insana yapılan bu tehdit acizlikten başka bir şey değildir. Günün 24 saatinde, istenilen saatte kelepçeyi kontrol amaçlı arayabiliyorlar. Daha hangi biçimde gelmeyi düşünüyorlar acaba?
3-Ne İstiyoruz? Kelepçe Çözülsün Ceza Bozulsun
Ayten Öztürk’e Yapılan Baskılara Son Verilsin!
Kelepçe Çözülsün Ceza Bozulsun!
Direnişler Meclisi
